Acı gerçekler

Abone Ol

"Bizim insanımızdan kıymet bilme ve sahiplenme beklemeyin. Bizde başarılı ve kıymetli insanları yok etmek için korkunç bir toplumsal dayanışma gösterilir. Başarılılar görünmez olduğunda, yeteneksizler kendilerini daha rahat hissediyorlar."

Yukarıdaki sözü bugün sosyal paylaşım yapılan bir sitede okudum.

Ruhsal, zihinsel yapımıza üç cümlede net bir teşhis konulmuş. Yazana bin teşekkür ediyorum.

Vahim hallerimizden birkaç örnek ileteyim...

-İlkokul diplomasını güç bela almış, kamu kurumuna yüzde 99 oranında torpille işe girmiş, mesleksiz, yeteneksiz, sıradan işçi tipler öğretmenden, akademisyenden, mühendisten, teknisyenden, hemşireden, hekimden yüzde 50-100 daha fazla maaş alıyor.

-Sahte, sarı, güdümlü, kukla, ağa, feodal artığı memur sendikalarının 2.4 milyon üyesinin aidatlarını hala devlet hazinesi ödüyor.

-Sıradan, vasıfsız, esersiz, diploması çakma kimi kamu görevlilerinin kilolarca altını, sayısız konutu, onlarca arsası normal karşılanabiliyor.

-Kuyumcu, lokantacı, berber, avukat, diş hekimi, terzi, dersaneci vb. gibi meslek erbapları alay edercesine asgari ücretliden daha az gelir beyan edebiliyorlar.

- Medyanın yüzde 95'i yılın 365 günü yalan, palavra, yalaka, çalıntı bilgileri haber/yorum diye üzerimize boca edebiliyor.

-Sağcı, solcu, dinci, faşist, liberal, feodal, aşiret ağası, fabrikatör, ihaleci, borsa spekülatörü, liboş, sosyalist, komünist fikirleri savunan vekillerin hiçbiri "İki yılda emekli olunmaz. Bu parayı ret ediyorum" demiyor.

Bu gidişatın değişmesini vasatlar ister mi?

Ali Özdemir

0505 220 83 85

23.03.2026

...