Kent lokantaları, dar gelirli vatandaşların uygun fiyatlarla sağlıklı ve sıcak yemeklere ulaşmasını hedefleyen, sosyal belediyecilik anlayışının güçlü bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Bu yönüyle bakıldığında, projenin kendisi son derece kıymetli ve desteklenmesi gereken bir hizmet niteliği taşıyor.
Ancak mesele, projenin amacı değil; projenin uygulanacağı yer.
Sosyal Bir Proje Ama Tartışmalı Bir Konum
Yeni kurulacak kent lokantasının köprünün altına inşa edilecek olması, Çaycuma kamuoyunda ciddi soru işaretlerini beraberinde getiriyor. Düşünüldüğünde, bu tercihin mantıklı ve ikna edici bir açıklamasını bulmak oldukça zor. Çaycuma, geçmişte köprü altlarında yaşanan acı olaylarla hafızasında derin izler taşıyan bir ilçe. Bu nedenle, sosyal bir hizmetin böyle bir noktaya konumlandırılması, toplumsal hassasiyetleri de göz ardı eden bir karar olarak algılanıyor.
Yaşam Park Varken Neden Köprü Altı?
İlçede Yaşam Park gibi geniş, ferah ve sosyal projelere daha uygun alanlar varken, kent lokantasının köprü altına yapılmasının tercih edilmesi anlaşılır bulunmuyor. Köprü altları, iki yakayı birbirine bağlayan geçiş alanlarıdır; sosyal yaşamı besleyen, insanları bir araya getiren mekânlar olmaktan çok, zorunlu ulaşım noktalarıdır. Böyle bir alanı, halkın keyifle vakit geçirmesi ve yemek yemesi beklenen bir lokanta için uygun görmek, oldukça tartışmalı bir bakış açısını yansıtıyor.
Toz, Gürültü Ve Sağlık Endişesi
Özellikle yaz aylarında köprü üzerinden geçen araçların oluşturacağı toz, gürültü ve egzoz dumanı, lokantanın kullanım konforunu ciddi şekilde olumsuz etkileyecektir. Yaz döneminde kapıların çoğunlukla açık olacağı düşünüldüğünde, bu çevresel etkenler hem hijyen hem de halk sağlığı açısından önemli riskler barındırmaktadır.
Sel Riski Göz Ardı Edildi Mi?
Köprü altlarının bir diğer gerçeği ise sel riski. Çaycuma’nın coğrafi yapısı ve geçmişte yaşanan taşkınlar göz önünde bulundurulduğunda, böyle bir alanın tercih edilmesi güvenlik açısından da endişe verici bir durum ortaya koymaktadır. Sosyal bir projenin, potansiyel riskler taşıyan bir alanda hayata geçirilmesi, kamu yararı açısından sorgulanmayı hak ediyor.
Kent Merkezine Uzak, Erişime Kapalı
Kent lokantalarının temel amacı, vatandaşın kolayca ulaşabileceği, merkezi ve erişilebilir noktalarda hizmet sunmaktır. Ancak köprü altı konumu, hem kent merkezine uzaklığı hem de günlük yaya hareketliliğinden kopuk yapısıyla bu amaca ters düşmektedir. Ulaşım zorluğu, hedeflenen kitlenin projeden yeterince faydalanamamasına neden olabilir.
Tecrübeye Yakışmayan Bir Tercih
Bülent Kantarcı, Çaycuma’da iki dönem belediye başkanlığı yapmış, üçüncü dönemini sürdüren tecrübeli bir isim. Bu nedenle, böylesine önemli bir sosyal projede yer seçiminin bu kadar tartışmalı olması, kamuoyunda hayal kırıklığı yaratıyor. “Kent lokantası yapmak şimdi mi akla geldi?” sorusu da tam bu noktada dillendiriliyor. Uzun yıllardır görevde olan bir belediye yönetiminin, bu projeyi daha erken ve daha doğru bir planlamayla hayata geçirmesi beklenirdi.
Özetle; kent lokantası fikri doğru, gerekli ve toplumsal açıdan son derece değerli bir projedir. Ancak yer seçimi, bu güzel fikrin önüne geçen en büyük sorun olarak durmaktadır. Koca Çaycuma’da, bu hizmet için daha uygun, daha güvenli, daha erişilebilir ve daha insan odaklı bir alan bulunabilecekken, köprü altının tercih edilmesi gerçekten düşündürücüdür.
Tecrübeli bir belediye başkanına yakışmayan bu tercihin, yeniden gözden geçirilmesi kamu yararı açısından kaçınılmaz görünmektedir.