Ben AKP li değil Ak Partiliyim! / Sosyal Medyanın Önemi

Ses Sistemleri ve Multimedya yasakları Seçim Zamanı Sokakları İnleten Seçim Araçlarını da kapsayacak mı? / Ben AKP li değil Ak Partiliyim! / Sosyal Medyanın Önemi...

Abone Ol

İçişleri bakanı geçtiğimiz günlerde APP plakalar ve araç üzerine sonradan monte edilmiş ses sistemleri ve multimedyalar ile ilgili bir açıklama yaptı.

Açarlara orijinalliği dışında sonradan takılan ses ve görüntü sistemlerinin hem araç sürücüsünün dikkatini dağıtacağı hem ses sistemleri ile gürültü kirliliğine yol açacağı için söküleceğini ve kurallara uymayanların uçuk şekilde cezalar kesileceği bilgilendirmesi yapıldı.

Multi medyalar, sonradan eklenen video oynatıcı cihazların sökülecek olması modifiye tutkunlarını üzse de doğru bir karar olduğu söylenebilir.

Sonradan eklenen ses sistemlerinin (amfiler) sökülecek olması da aynı şekilde doğru bir uygulama olabilir.

Azınlığın çoğunluğu rahatsız etmeye hakkı yoktur!

Ben eleştirilerimde bunların varlığına müdahaleyi değil süre tanınmadan cezai işlem uygulamasını eleştiriyorum.

27 Şubat 2026 da mecliste onaylanıp akabinde resmi gazetede yayımlanarak alelacele uygulamaya sokulmasını, trafikte henüz uyarılmadan cezai işleme tabi tutulmasını eleştiriyorum.

Bu yasal düzenleme ile;

· Ses sitemlerine müsaade edilmemesi önümüzde ki seçimlerde sokaklarda siyasi parti araçlarının ortaya saçtığı gürültü kirliliğini sonlandıracak mı?.

· Mahalle aralarında hurdacıların, seyyar satıcıların ortalığı ayağa kaldırırcasına anons yapmasını engelleyecek mi?

· Ne söylediği anlaşılmayan ve tamamen gürültü kirliliği oluşturan Belediye hoparlörlerinin de bu yasa ile sesi kesilecek mi?

Bunları da merak etmiyor değilim.

Cep telefonlarının aracın ön camına takılması da cezai işlem olacağı söylentisi var.

Cezasının da 21 bin TL olacağı konuşuluyor.

100, 150 bin TL lik telefonu olana bu ceza fazla tesir etmeyebilir. Ancak 5, 10 bin TL lik telefonla 21 bin TL ceza yerseniz bu kısıtlı bütçeler için çok ağır olur.

Bu uygulamaların hazineye parasal bir katkısı olacağından kimsenin şüphesi olmasın. Lakin alışılmışa yönelik darbe gibi olan her yaptırımın sn. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın seçim kredisinden harcandığı da bir gerçek.

Ben Akp li değil, Ak Partiliyim!

Seçimde kimi neden desteklediğimi hiç bir zaman gizlemedim.

Ak Parti kurulunca ya kadar Ecevit’e de oy verdim, Süleyman Demirel’ede.

Zaman zaman köşe yazılarımda ki eleştirilerimden dolayı “sen Ak Partili değil misin, yazılarında neden teşkilatları eleştiriyorsun?” diyorlar.

Ben Akp li değil Ak Partiliyim.

Hem de sapına kadar Erdoğancıyım.

Bu benim yanlışa yanlış demeyeceğim anlamına gelmez!

Doğruları nasıl alkışlıyorsam yanlışları, eksikleri de elbette eleştireceğim.

Ben bana dayatılan adayı eleştireceğim, terlikte koysalar yine de veririm diyenlerden asla değilim. Böyle diyenin de sonuna kadar karşısında dikilirim.

Türkiye de kötü bir muhalefet var. İktidarın tırnağı bile olamayacak bir muhalefet.

Ancak seçime girdiğinizde ikiye hatta üçe katlayacağınız bir muhalefet ile sandıkta kafa kafaya yarışıyorsunuz.

Ülkede bir muhalefet boşluğu varken sizin sandıkta tulum çıkarmanız gereken bir ortamda yarışı son anda ki depar ile kazanıyorsanız bir yerde bir sıkıntı var demektir.

Bizler de köşemizde halkımızın sitemlerini dile getiriyor bunlara çözüm bulunması yönünde tavsiyelerde bulunuyoruz.

Teşkilatların eksikliklerini, kusurlarını, yanlışlarını eleştiriyoruz.

Amacımız bağcıyı dövmek değil, hep beraber huzurlu bir şekilde üzüm yemek.

Sosyal Medyanın Önemi

Birçok siyasi figürü sosyal medyadan tanıyor, oradan takip ediyoruz.

Bana da zamanında “sosyal medya teşkilatçısı” diyenler oluyordu.

Bu yakıştırmayı yapanlar bizi küçük görme, yerme girişiminde olsa da devlet başkanlarının bile eski ismi Twitter yeni adıyla X platformu üzerinden dünyaya mesaj verdiğini de konuşmuyor değiller.

Ayrıca sosyal medyayı çok iyi kullanan Milletvekillerinin, Belediye başkanlarının, Teşkilatların ne kadar çok çalıştığını herkes rahatlıkla izleyebiliyorken,

Biz halkımızın içindeyiz, sorunları çözüyoruz deyip bunu sosyal platformda etkileşim yapamayanların sıfır performans sergilediği kanaatine hangimiz varmıyoruz?

Belediye hizmetlerinde kim neler yapmış bunların hemen hepsini sosyal medya üzerinden takip edebiliyoruz.

Bazıları sokaktan aldığı çöpü bile paylaşıyorken bazı belediye başkanları belki de onlarca yeni hizmet üretmesine rağmen bunu duyurmakta oldukça başarısız.

Daha çok kişiye ulaşmanın, yapılan hizmetleri anlatmanın, duyuruları, toplantıları, buluşmaları, ziyaretleri anlatmanın en basit ve en külfetsiz yolu sosyal medyayı iyi kullanmaktan geçiyor.

Bölgemizde bu işi en iyi yapanların başında Çaycuma belediyesi ve Perşembe belediye başkanı sn Turhan Okumuş geliyor.

Genel de iktidarımız karşısında ana muhalefet ne kadar pasif kalıyorsa,

Yerelde muhalefette kalan teşkilatlarımızın büyük bir bölümü ana muhalefet kadar etkisiz ve pasif.

Bu etkisizlikleri sosyal medyada, basında açık, seçik ortada..

Bayramınız Mübarek Olsun..

Mehmet Çelebi