“Karadeniz İnsan ve Toplum Bilimleri Sempozyumu 2026”, akademisyenleri, araştırmacıları ve öğrencileri aynı ilim çatısı altında buluşturarak yoğun katılımla başladı.
Farabi Kampüsü Doç. Dr. Ali Arslan Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen sempozyumun açılış programına; BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Zonguldak Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Metin Vural, Zonguldak Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Mehmet Türkmen Köse, Sempozyum Koordinatörü ve Teoman Duralı İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Melih Geniş, akademisyenler, araştırmacılar, lisansüstü öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı.
İlim, Kültür ve Medeniyet Aynı Çatıda Buluştu
Program, aziz şehitlerin anısına gerçekleştirilen saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından gerçekleştirilen müzik dinletisi, programa ayrı bir anlam ve estetik zenginlik kattı. Müzik dinletisinin ardından açılış konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen Sempozyum Koordinatörü ve Teoman Duralı İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Melih Geniş, sempozyumun bilimsel iş birliklerine ve yeni akademik çalışmalara önemli katkılar sunacağını belirterek başta Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer olmak üzere programın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkürlerin sundu.
Melih Geniş, konuşmasında şunları söyledi;
"Batı Karadeniz’in bilimsel, kültürel ve toplumsal birikimine katkı sunmayı amaçlayan Karadeniz İnsan ve Toplum Bilimleri Sempozyumu’nda sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk ve onur duyuyorum. Üniversitemiz bünyesinde gerçekleştirdiğimiz bu anlamlı organizasyona hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.
2024 yılında ilkini büyük bir ilgi ve değerli akademik katkılarla gerçekleştirdiğimiz sempozyumumuzun, bugün ikinci kez düzenleniyor olması bizler için ayrıca gurur vericidir.
İlk sempozyumda ortaya çıkan bilimsel paylaşım ortamı, disiplinlerarası etkileşim ve akademik iş birlikleri; bu organizasyonun devamlılığının ne kadar önemli olduğunu açıkça göstermiştir.
Bu yıl yine geniş bir katılım ve zengin bir içerikle bir araya gelmiş olmamız da bunun en güzel göstergelerinden biridir.
Bugün burada yalnızca akademik bir toplantı gerçekleştirmiyor; aynı zamanda insanı, toplumu, kültürü, tarihi ve medeniyet birikimimizi farklı yönleriyle değerlendirecek ortak bir düşünce zemini oluşturuyoruz.
Bilimsel çalışmaların giderek daha fazla disiplinlerarası bir niteliğe büründüğü günümüzde, insan ve toplum bilimleri alanında gerçekleştirilen her akademik katkının, toplumların geleceğini anlamlandırma açısından son derece önemli olduğuna inanıyoruz.
Karadeniz Bölgesi tarih boyunca yalnızca coğrafi özellikleriyle değil; ekonomik, kültürel ve stratejik yapısıyla da dikkat çeken önemli bir merkez olmuştur. Avrupa ile Asya arasında bir geçiş noktası niteliği taşıyan bu bölge; ticaret yolları, limanları, doğal kaynakları ve kültürel çeşitliliğiyle ülkemiz açısından büyük bir öneme sahiptir.
Özellikle son yıllarda enerji politikaları kapsamında Karadeniz’de gerçekleştirilen doğal gaz keşifleri ve bölgeye yönelik yatırımlar, Batı Karadeniz’in stratejik değerini daha da artırmıştır. Zonguldak’ın, Karadeniz’de keşfedilen doğal gaz rezervlerinin kıyıya ulaştırılması sürecinde üstlendiği rol; bölgemizin ekonomik ve sosyal dönüşüm açısından yeni bir döneme girdiğini de göstermektedir.
Elbette böylesine büyük dönüşüm süreçleri yalnızca ekonomik boyutlarla değerlendirilemez. Toplumların değişen yapısı, kültürel dönüşümler, şehirleşme, göç hareketleri, sosyal ilişkiler, insan psikolojisi, dil, tarih ve edebiyat gibi pek çok unsur da bu sürecin önemli parçalarıdır. İşte tam da bu noktada insan ve toplum bilimleri; değişimi anlamlandıran, toplumu analiz eden ve geleceğe dair sağlıklı perspektifler sunan temel alanlardan biri hâline gelmektedir. Köklü bir geçmişe sahip olan Üniversitemiz, kuruluşundan bugüne kadar yalnızca bilimsel üretim yapan bir kurum değil; aynı zamanda bulunduğu bölgenin sosyal ve kültürel gelişimine katkı sunan önemli bir eğitim merkezi olmuştur. 1924 yılında temelleri atılan ve uzun yıllar boyunca farklı isimlerle eğitim faaliyetlerini sürdüren Üniversitemiz, bugün de bilimsel araştırmaları, akademik çalışmaları ve yetiştirdiği öğrencilerle bölgesine değer katmaya devam etmektedir. Teoman Duralı İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültemiz ise bünyesinde yer alan farklı disiplinlerle insanı merkeze alan bir eğitim ve araştırma anlayışını sürdürmektedir. Arkeoloji, Tarih, Türk Dili ve Edebiyatı, Batı Dilleri ve Edebiyatları, Psikoloji, Sosyoloji, Felsefe, Mütercim ve Tercümanlık bölümlerimiz; akademik üretimleri ve bilimsel çalışmalarıyla Fakültemizin gelişimine önemli katkılar sunmaktadır. Bu doğrultuda Fakültemizin akademik gelişimini daha da ileriye taşımak amacıyla yeni bölümler açmaya, bilimsel araştırma faaliyetlerini artırmaya ve ulusal-uluslararası iş birliklerini güçlendirmeye devam ediyoruz. İnsan ve toplum bilimlerinin yalnızca geçmişi inceleyen değil; aynı zamanda geleceği anlamlandıran bir alan olduğunun bilinciyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Bugün burada farklı üniversitelerden, şehirlerden ve disiplinlerden gelen değerli bilim insanlarının katkılarıyla çok önemli bir akademik paylaşım ortamı oluşmuştur. Sempozyum boyunca gerçekleştirilecek sunumların, tartışmaların ve fikir alışverişlerinin hem bilim dünyasına hem de bölgemizin sosyal ve kültürel gelişimine önemli katkılar sağlayacağına yürekten inanıyorum.Bilim; ancak paylaşım, istişare ve ortak üretimle gelişebilir. Bilimsel çalışmaların gelişmesi; paylaşımın, ortak düşünmenin ve disiplinlerarası iletişimin güçlenmesiyle mümkündür. Bu nedenle düzenlenen her sempozyum, yalnızca akademik çalışmaların sunulduğu bir organizasyon değil; aynı zamanda yeni fikirlerin doğduğu, farklı bakış açılarının geliştiği ve geleceğe dair güçlü iş birliklerinin kurulduğu önemli platformlardır.Bu yıl Sempozyumumuzda toplam katılımcı sayısı 120 olup toplam 91 bildiri sunulacaktır. Sempozyumumuzun davetli konuşmacısı, Unesco Türkiye Millî Komisyonu Üyesi, Sayın Prof.Dr. Ali YAKICI hocamızın geçirmiş olduğu bir rahatsızlık nedeniyle hastane de bulunması gerektiğinden aramızda bulunamayacaktır. Hocamız tüm katılımcılara selamlarını ve sempozyuma başarı dileklerini iletmektedir. Kendisine acil şifalar diliyoruz.
Fakültemize ve Sempozyumun düzenlenmesinde desteklerini her zaman yanımızda hissettiğimiz Rektörümüz Sayın Prof. Dr. İsmail Hakkı ÖZÖLÇER’e teşekkürlerimi arz ederim. Ayrıca, sempozyumumuza sponsor olarak katkıda bulunan Zonguldak Valiliği’ne, Zonguldak İl Özel İdare Müdürlüğü’ne, Zonguldak Jeopark Müdürlüğü’ne, özel sektör temsilcilerine, sempozyumun gerçekleşmesinde büyük özveri ile çalışan Sempozyum Düzenleme Kurulu ve Sekreteryası’nda yer alan tüm akademik-idari personelimize ve sevgili öğrencilerimize, Şehrimize gelerek toplantılara katılım sağlayarak bizlere destek sunan tüm katılımcılarımıza ve misafirlerimize çok teşekkür ediyorum. Sözlerime son verirken, Karadeniz İnsan ve Toplum Bilimleri Sempozyumu’nun bilim dünyası adına verimli sonuçlar doğurmasını; genç araştırmacılarımıza, akademisyenlerimize, bölgemize ve ülkemize önemli katkılar sunmasını temenni ediyor, hepinizi sevgi, saygı ve muhabbetle selamlıyorum."
Rektör Özölçer: “Türkiye Yüzyılı, Üreten ve Düşünen Gençlerin Omuzlarında Yükselecek”
Açılış konuşmalarını yapmak üzere kürsüye gelen BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, sempozyumun yalnızca akademik bir etkinlik olmadığını, aynı zamanda ilim, kültür ve medeniyet anlayışını geleceğe taşıyan önemli bir platform niteliği taşıdığını ifade ederek şu sözleri dile getirdi:
“Karadeniz İnsan ve Toplum Bilimleri Sempozyumu’nun ilki 2024 yılında büyük bir heyecan ve güçlü bir katılımla gerçekleştirilmişti. Hamdolsun ki bugün ikincisini düzenlediğimiz bu kıymetli sempozyum, farklı disiplinlerden bilim insanlarını ve irfana gönül vermiş her yaştan araştırmacıları buluşturan müstesna bir akademik gelenek hâline gelmiştir. Yürekten temenni ediyorum ki bu ilmi gelenek ilerleyen yıllarda da büyüyerek devam etsin ve ülkemizin ilim, kültür ve düşünce hayatına uzun yıllar boyunca yön veren saygın bir bilim platformu olsun.
Üniversitelerin asli vazifesi öğrencilerini yalnızca meslek hayatına hazırlamak olmamalı. Aynı zamanda düşünen, sorgulayan, araştıran ve insanlığa fayda sunan nesiller yetiştirmeyi gaye edinmeli. Özellikle genç araştırmacılarımıza şunu en samimi duygularımla ifade etmek istiyorum ki Türkiye Yüzyılı; bilgiyi sürdürülebilir üretime dönüştüren, millî ve manevi değerlerine sahip çıkan, azimle çalışan Türk gençliğinin omuzlarında yükselecektir. Bu düşüncelerle sözlerime son vermeden önce sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçen başta düzenleme kurulumuz olmak üzere değerli bilim kurulunu ve öğrenci sekreteryasını gönülden tebrik ediyorum. İki gün boyunca ülkemizin farklı yerlerinden katılım sağlayıp bu bilimsel zemini zenginleştirecek tüm ilim insanlarına, değerli araştırmacılara ve kıymetli misafirlerimize de yürekten teşekkür ediyorum.”
Açılış konuşmalarının ardından gerçekleştirilen hatıra fotoğrafı çekimiyle açılış programı sona erdi. “Karadeniz İnsan ve Toplum Bilimleri Sempozyumu 2026”, 14-16 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek akademik oturumlarla devam edecek.
Bilimsel Oturumlar 16 Mayıs’a Kadar Sürecek
Karadeniz İnsan ve Toplum Bilimleri Sempozyumu 2026 kapsamında; arkeoloji, tarih, sosyoloji, psikoloji, felsefe, Türk dili ve edebiyatı, Batı dilleri ve edebiyatları ile mütercim ve tercümanlık başta olmak üzere birçok alanda bildiriler sunulacak.
Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen akademisyenler, genç araştırmacılar ve lisansüstü öğrenciler; üç gün boyunca gerçekleştirecekleri oturumlarla insan ve toplum bilimlerine dair güncel araştırmalarını paylaşacak, akademik iş birlikleri geliştirecek ve disiplinler arası fikir alışverişinde bulunacak.