Bir Eğitimci Devletin Malına Saldırırsa Topluma Ne Öğretebili kir?

Bir toplumun geleceği sınıflarda şekillenir.

Abone Ol

O sınıflarda görev yapan öğretmenler ve yöneticiler ise yalnızca bilgi aktaran kişiler değil, aynı zamanda çocuklara davranışlarıyla örnek olan rol modellerdir. Bu nedenle öğretmenlik, herhangi bir meslekten çok daha fazla sorumluluk gerektirir. Eğitimcilik; bilgi vermenin yanında sabrı, sağduyuyu, hukuka bağlılığı ve topluma örnek olmayı da zorunlu kılar.
İşte tam da bu nedenle son günlerde kamuoyuna yansıyan görüntüler büyük tepki çekmiş ve toplum vicdanını derinden yaralamıştır.

Bir Müdür Yardımcısına Yakışmayan Görüntüler

İzmir'de düzenlenen bir protesto sırasında bir kişinin polis TOMA'sının üzerine çıkarak araca zarar vermeye çalıştığı görüntüler gündeme oturdu. Daha sonra bu kişinin bir okulda müdür yardımcısı olarak görev yaptığı ortaya çıktı. Hakkında görevden uzaklaştırma kararı verildi ve adli süreç başlatıldı.
Burada tartışılması gereken konu kişinin siyasi görüşü değildir. Demokratik bir ülkede herkes düşüncesini açıklayabilir, eleştirebilir ve protesto hakkını kullanabilir. Ancak hiçbir demokratik hak, kamu malına zarar verme özgürlüğü anlamına gelmez. Hele ki bunu yapan kişi devletin eğitim kurumlarında görev yapan bir yönetici ise olay çok daha ciddi bir boyut kazanır.
Bir okul yöneticisinin öfkesini kontrol edemeyerek devletin malına saldırması, eğitimcilik mesleğinin temel ilkeleriyle bağdaşmaz. Çünkü eğitimcinin görevi yıkmak değil yapmak, kışkırtmak değil yatıştırmak, zarar vermek değil örnek olmaktır.

Eğitimci Kimliğiyle Bağdaşmayan Bir Davranış

Bir öğretmen ya da okul yöneticisi, görev yaptığı kurumun duvarları dışına çıktığında da taşıdığı sorumluluktan kurtulamaz. Çünkü toplum onu yalnızca bir birey olarak değil, aynı zamanda eğitim sisteminin temsilcisi olarak görür.
Bugün veliler haklı olarak şu soruyu soruyor:
"Çocuklarımızı emanet ettiğimiz insanlar sorunlarını bu şekilde mi çözmeye çalışıyor?"
Bu sorunun ortaya çıkması bile başlı başına bir güven krizidir.
Çocuklara hukuk kurallarına saygıyı anlatan, devlet malını korumayı öğreten, şiddetten uzak durmayı tavsiye eden bir eğitimcinin, kamusal alanda tam tersini yapması kabul edilemez bir çelişkidir.

Devletin Malına Zarar Vermenin Mazereti Olamaz

Devletin malı, milletin malıdır. Bir TOMA'ya zarar vermek sadece bir araca zarar vermek değildir; o aracı vergileriyle alan milyonlarca vatandaşın ortak değerine zarar vermektir.
Daha da düşündürücü olan, bu tür eylemleri alkışlayan ve teşvik eden anlayıştır.
Hukuksuzluğu kahramanlık gibi göstermek, kamu düzenine zarar veren davranışları cesaret olarak sunmak toplumsal barışı güçlendirmez; aksine toplumsal kutuplaşmayı derinleştirir.
Bir eğitimciden beklenen; öfkeye teslim olmak değil, hukuka bağlı kalmaktır.

Görevden Uzaklaştırma Kararı Yerindedir

Kamu görevleri yalnızca yetki değil, aynı zamanda sorumluluk makamlarıdır. Özellikle eğitim kurumlarında görev yapan kişilerin davranış standartları sıradan vatandaşlardan daha yüksek olmak zorundadır.
Bu nedenle olayın ardından verilen görevden uzaklaştırma kararı son derece yerindedir. Adli ve idari süreçlerin de sonuna kadar işletilmesi gerekir.
Çünkü mesele yalnızca bir kişinin yaptığı eylem değildir.
Mesele, çocuklara örnek olması gereken bir eğitim yöneticisinin, kamuoyuna son derece yanlış bir görüntü vermesidir.
Eğer eğitim kurumlarının saygınlığı korunacaksa, bu tür davranışların karşılıksız kalmaması gerekir.

Toplumun Beklentisi Açıktır
Türkiye'nin daha fazla gerilime değil, daha fazla sağduyuya ihtiyacı vardır.
Öğretmenler ve okul yöneticileri ise bu sağduyunun en önemli temsilcileri olmak zorundadır. Devletin malına zarar veren, kamu düzenini hiçe sayan ve eğitimcilik mesleğinin itibarını zedeleyen davranışlar hiçbir şekilde normalleştirilemez.
Çünkü eğitim sadece ders anlatmak değildir.

Eğitim; örnek olmaktır.
Örnek olması gereken kişinin yanlış yaptığı yerde ise gerekli hukuki ve idari yaptırımların uygulanması, hem eğitim sistemine duyulan güvenin korunması hem de toplum vicdanının rahatlatılması açısından kaçınılmazdır.