Bir Hayalin İnatçı Kalbi...

Bazen insanın içinde yarım kalmış bir yol olur.

Abone Ol

Adını koyamaz ama yükünü her gün taşır.
Gecenin sessizliğinde usulca ortaya çıkar, gündüzün kalabalığında saklanır.
Kalp dediğin şey tam da burada sınanır.
Akıl ilerlemek ister, yürek yerinde sayar.
İnsanın kendisiyle kavgası buradan başlar.
Bir yanın unut der, diğer yanın hatırlamakta ısrar eder.
Özlem dediğin şey yalnızca uzaklık değildir.
Kavuşamamış ihtimallerin içte bıraktığı sızıdır.
Zaman geçer ama içte bir mavi bakış takılı kalır.
O kadın…
Mavi gözlüydü.
Gökyüzü gibi değil, deniz gibi bakardı.
Bakışı insanı hem çağırır hem durdururdu.
Yanındayken bile bir mesafe hissi bırakırdı insanda.
Belki de bu yüzden kavuşmak değil, özlemek büyüdü içimizde.
İnsan bazen bir hayalin peşinde koştuğunu sanır.
Oysa koştuğu şey kendi eksik yanıdır.
Mutluluğun zor gelmesi bundan.
Sevmenin bedel istemesi bundan.
Kalp,kolay yollara hiçbir zaman inanmaz.
Kendi yüreğime çok konuştum.
Dinlemedi.
Mantık anlattım, susmadı.
Vazgeçmeyi öğütledim,başını çevirdi.
Çünkü bazı sevdalar akılla değil,varlıkla yaşanır.
Bitti denilen yerde yeniden başlar.
Kavuşmak bazen bir kapının açılması değildir.
Bazen insanın içindeki direncin düşmesidir.
Özlem,sabrı öğretir.
Sevda,insanı kendine tanıtır.
Mavi gözlü bir kadının hayali bile yetiyorsa bir kalbi ayakta tutmaya, orada inkâr edilemeyecek bir hakikat vardır.
Sonunda sustum.
Çünkü bazı cevaplar söze sığmaz.
İçimdeki ses şunu fısıldadı:Bu sevda yaşanmaya değer.
İnsan her şeye sahip olabilir ama yüreğinin inandığı şeyi inkâr edemez.
İşte bu yüzden,bazı kavuşmalar gecikir.
Bazı özlemler insanı büyütür.