Çankırı'da Var Da Zonguldak'ta Niye Yok!

Yolunuz düştü mü bilmem ama Çankırı'da meşhur bir tuz mağarası var.

Abone Ol

Gidip görenler bilir. Aslına bakarsanız Çankırı öyle aman aman yeşilliği olan, göz alıcı bir coğrafya değil; bildiğimiz çorak bir arazi. Doğru dürüst bir özelliği de yok hani. Gelgelelim, ellerindeki tek bir değer olan o tuz mağarasını turizme öyle bir kazandırmışlar ki aklınız şaşar. Günde binlerce insan orayı görmek için akın akın Çankırı'ya gidiyor. Şehir bu sayede müthiş bir turizm geliri elde ediyor, adını sanını tüm ülkeye duyuruyor.

Turistik Maden Ocağı Şart

Şimdi eğri oturup doğru konuşalım: Tek bir mağarayla bu başarı yakalanıyorsa, yerin altında koskoca bir tarih yatan Zonguldak'ta niye aynısı olmasın? Bunu daha önce de yazdım, yine yazıyorum:
Zonguldak'ta gerçek bir maden ocağı mutlaka turistlerin ziyaretine açılmalı.
Yurt içinden ve yurt dışından insanlar, ücreti karşılığında madene inmek ve korkuyu, tedirginliği yaşamak elbette isterler.
Tuz mağarasına gidenler neden maden ocağına gelmesin ki?
Biraz acil olmak gerekli.
Bu konuda Valilik, Turizm İl Müdürlüğü ve Türkiye Taşkömürü Kurumu iş birliği yapmalı ve hem de zaman kaybetmemeli.

Üzülmez Kültür Vadisi'ndeki bulunan terk edilmiş maden ocağı bu konuda biçilmiş Kaptan

Elimizin Altındaki Hazine: Üzülmez Kültür Vadisi Şu an Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı'nın (BAKKA) bulunduğu Üzülmez Kültür Vadisi'nde terk edilmiş, kapısına kilit vurulmuş eski bir ocak var. Bu ocak, Türkiye Taşkömürü Kurumu'ndan (TTK) alınarak kolayca Kültür ve Turizm Müdürlüğüne devredilebilir.
Dünyanın dört bir yanında bunun örnekleri var. Elin oğlu gidiyor, eski ve tarihi hapishaneleri restore edip turizme açıyor. İnsanlar üstüne bir de para verip geceyi demir parmaklıklar arkasında geçirmek için sıraya giriyor. Çok uzağa gitmeye gerek yok, yanı başımızdaki Sinop Tarihi Cezaevi her yıl yüz binlerce ziyaretçi ağırlıyor. Madem el âlem eski cezaevinden turizm patlaması yaratıyor, biz niye yerin altındaki o asil emeği, madencinin alın terini sergilemeyelim? Bize acilen gerçek bir maden galerisi şart ve o galeri zaten Üzülmez Kültür Vadisi'nin hemen dibinde, yanı başımızda hazır bekliyor.

Sanal Gerçeklik Yetmez, Bize Gerçek Deneyim Lazım

"Yahu bizim zaten maden müzemiz, eğitim ocağımız var." diyenler çıkacaktır. Evet, TTK'nın bir eğitim ocağı var. Yanındaki maden müzesinde de güya sanal asansörle aşağı inip madenci hissi vermeye çalışıyorlar. Ama kusura bakmasınlar, bana ve benim gibi düşünen pek çok kişiye göre bu çaba çok yetersiz kalıyor. İnsanlar oraya simülasyon izlemeye değil, o kömür kokusunu içine çekmeye, o darlığı ve o gizemi bizzat yaşamaya gelir. İnanın var ya, Zonguldak'ta gerçek bir maden ocağı hakkıyla turizme kazandırılsın, günde yüzlerce turist sırf o ocağa girebilmek için dışarıdan bu şehre akın eder.

Vadi Fest 2026 ve Endüstri Mirası

BAKKA'nın düzenlediği Vadi Fest 2026 etkinliğindeydim. İki gün süren bu Endüstri Mirası Festivali gerçekten büyük bir coşkuyla başladı. Stantları tek tek gezdim ve açıkçası çok da beğendim. Oldukça iddialı ve vizyoner bir iş olmuş.
BAKKA Genel Sekreteri Mehmet Çetinkaya ve ekibini kutluyorum.
Ve tabii ki festivale destek veren Kömür Jeoparkı Müdürü Arda Yılmaz'ı da tebrik ediyorum.
Bu festivalin asıl gayesi, kamuoyunun dikkatini Üzülmez Kültür Vadisi'ne çekmek ve buradaki endüstriyel mirası tanıtmaktı. Yalan yok, bu konuda da son derece başarılı oldular. Sayelerinde Zonguldak halkı kendi öz mirasını, dedelerinin, babalarının o zorlu tarihini gözleriyle görme imkânına kavuştu. Ancak bu güzel tablonun arkasında, hemen çözülmesi gereken ciddi bir mesele var.

BAKKA Eski Yerine Geçerse Peki Buraya Kim Sahip Çıkacak?

Bilmeyenler için anlatayım: BAKKA normalde Kozlu yolu üzerindeki Özel İdare'ye ait binadaydı. O bina depreme dayanıksız çıkınca güçlendirme yapılmasına karar verildi ve ajans geçici olarak Üzülmez Kültür Vadisi'ne taşındı. Önümüzdeki temmuz ayında eski binanın güçlendirme ihalesi yapılacak ve iş bitince BAKKA tasını tarağını toplayıp eski yerine geri dönecek.
İşte asıl dananın kuyruğu da burada kopuyor. BAKKA oradan taşındıktan sonra bu muazzam vadiye, bu emeğe kim sahip çıkacak? Burası kaderine mi terk edilecek, yoksa şehrin kalbi olmaya devam mı edecek?
Bu sorunun cevabı çok net: Bu vadiye kesinlikle ve kesinlikle Zonguldak Belediyesi sahip çıkmalı. Şehrin geleceğini düşünen, turizmden pay almak isteyen bir yerel yönetim bu fırsatı kaçırmaz, kaçırmamalı.