CHP'de Derin Çatlak. Taban Rahatsız

Türkiye siyasetinde uzun yıllardır süregelen kutuplaşma, artık yalnızca partiler arasında değil, partilerin kendi içlerinde de daha görünür hâle geliyor.

Abone Ol

Özellikle Cumhuriyet Halk Partisi’nde son dönemde yaşanan tartışmalar, parti tabanındaki rahatsızlık yeniden gündemde. “Mutlak butlan” kararının ardından düzenlenen protesto mitingleri ve sert eleştiriler, CHP’nin yalnızca siyasi rakipleriyle değil, kendi iç dinamikleriyle de mücadele ettiğini ortaya koyuyor.
Son günlerde yapılan açıklamalarda kullanılan sert üslup, siyasette seviyenin ne kadar gerildiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Ekrem İmamoğlu, Özgür Özel ve Kemal Kılıçdaroğlu üzerinden yürütülen tartışmalar, yalnızca isimler üzerinden değil; CHP’nin gelecekte nasıl bir kimlik taşıyacağı üzerinden de okunuyor.

Eleştirilerin merkezinde ise CHP tabanının mevcut yönetim anlayışından rahatsız olması var. Protesto mitinglerine katılımın beklenen seviyeye ulaşmaması “örgütsel motivasyon eksikliği” olarak değerlendiriliyor.

Özellikle Zonguldak’taki protesto gösterilerine katılımcıların önemli bölümünün sosyalist ve sol partilerden oluşması ,CHP’nin kendi tabanından beklenen desteği alamadığını gösteriyor.

Bu gelişmeler CHP içerisinde ideolojik aidiyet ile siyasi pragmatizm arasındaki gerilimin büyüdüğü gösteriyor.

Siyasi eleştirilerde en dikkat çeken noktalardan biri ise “Atatürk’ün partisi” vurgusunun sıkça kullanılması oldu. Parti yönetiminin kuruluş ilkelerinden uzaklaştığını savunan kesimler, CHP’nin bugün daha çok siyasi çıkar hesaplarıyla hareket ettiğini görüyor.

Parti içindeki büyük bir kesim Kemal Kılıçdaroğlu dönemini daha “temiz” ve “krizsiz” bir süreç olarak tanımlarken; mevcut yönetimin ise tartışmaların odağında kaldığını savunuyor.

13 yıl Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel başkanlığını yapan Kemal Kılıçdaroğlu'nun bugün 'Cumhuriyet Halk Partili deği, hain, Atatürkçü değil" şeklindeki tepki amacıyla söylenen sözleri şaşkınlıkla ve gülerek izliyoruz.

13 yıl boyunca Atatürkçü olan Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı olan kişi şimdi hain ilan ediyorlar

Demek ki Atatürk bahane menfaat şahane

Demokratik siyasetin temelinde eleştiri hakkı bulunsa da, kişilik hedef alan ifadelerin toplumsal kutuplaşmayı daha da derinleştirdiği bir gerçek.