Zonguldak'ta CHP Gerçeği: Sandığı Delegeler Mi, Üyeler Mi Belirliyor? Cumhuriyet Halk Partisi’nde yaşanan kurultay tartışmaları Ankara’da devam ederken, aslında aynı tartışmanın yıllardır Zonguldak’ta da konuşulduğunu söylemek yanlış olmaz. Son günlerde CHP’de yaşanan gelişmeler, birçok partilinin aklına aynı soruyu getiriyor: Eğer bugün mahkemelerde tartışılan süreçler, geçmişte. Zonguldak'ta da yapılan ilçe ve il kongrelerinde de mercek altına alınsaydı ortaya nasıl bir tablo çıkardı? Bu soru sadece Ankara’yı değil, Zonguldak’ı da yakından ilgilendiriyor.
Ankara'da bayramlaşma programlarında ortaya çıkan tablo dikkat çekiciydi. Bir tarafta eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, diğer tarafta Genel Başkan Özgür Özel vardı.
Ancak Zonguldak açısından asıl dikkat çeken konu başka bir yerdeydi. CHP’nin Ankara’daki programlarda Zonguldak’tan güçlü bir temsil görüntüsü verilemedi. İl yönetiminden ve belediye başkanlarından beklenen katılımın gerçekleşmemesi, parti tabanında soru işaretlerine neden oldu.
Delegelik Sistemi CHP'nin En Büyük Sorunu mu?
CHP’de yıllardır konuşulan ancak yüksek sesle dile getirilmeyen bir gerçek var.
Delegelik sistemi.
Parti içindeki birçok yarışın üyelerden çok delegeler üzerinden şekillendiği yönündeki eleştiriler yeni değil. Hatta bugün yaşanan kurultay tartışmalarının temelinde de bu sistemin bulunduğunu savunanların sayısı oldukça fazla. Çünkü birçok partiliye göre yarışlar sandıkta değil, sandıktan önce yapılan hesaplarda belirleniyor.
Kimin kimi destekleyeceği, hangi grubun hangi listeyi çıkaracağı ve delegelerin hangi safta yer alacağı aylar öncesinden konuşuluyor.
İşte bu nedenle CHP’de her seçim sonrası aynı soru gündeme geliyor:
"Gerçek kazanan üyeler mi, delegeler mi?"
CHP'nin Zonguldak Kongrelerinde Neler Yaşandı?
İl ve ilçe Kongrenlerinde delegelerin tercihi seçimlerin sonucunu belirledi
Burada dikkat çeken nokta ise seçimlerin kendisinden çok, delegelerin nasıl oluştuğu ve hangi dinamiklerle oy kullandığı yönündeki tartışmalar oldu.
Çünkü CHP içerisinde uzun yıllardır konuşulan konu isimler değil, delegelik mekanizmasının kendisi.
Üyelerin İradesi mi, Yoksa Delege Ağlarının İradesi mi?
Parti tabanında yükselen eleştirilerin merkezinde şu düşünce bulunuyor:
Bir siyasi partide üyelerin iradesi ne kadar güçlü olursa olsun, son sözü dar bir delege grubu söylüyorsa demokrasi tartışmaları da bitmiyor.
Bugün CHP içerisinde yaşanan birçok krizin temelinde de bu eleştirinin bulunduğu ifade ediliyor.
Partiye yeni üye yapılan isimlerden mahalle örgütlenmelerine, ilçe kongrelerinden il kongrelerine kadar uzanan süreçte ortaya çıkan yapı, zaman zaman "delege ağları" eleştirilerini beraberinde getiriyor.
Bu nedenle birçok partili artık daha doğrudan üyelerin söz sahibi olduğu modellerin tartışılması gerektiğini savunuyor.
Cumhuriyet Halk Partisi bugün sadece iktidarla mücadele etmiyor. Aynı zamanda kendi içindeki sistem tartışmalarıyla da yüzleşiyor. Parti tabanında umut bekleyen seçmenler bulunuyor. Ancak bu seçmenlerin önemli bir kısmı artık sadece seçim kazanılmasını değil, parti içi demokrasinin de güçlendirilmesini talep ediyor.
Çünkü vatandaşın beklentisi açık:
Şeffaflık, Liyakat, Hesap verebilirlik ve üyelerin gerçek anlamda söz sahibi olduğu bir siyasi yapı.
Sorulması Gereken Soru Hâlâ Ortada Duruyor
Bugün CHP'de yaşanan tartışmaların merkezinde kişilerden çok sistem bulunuyor.
İsimler değişiyor, yönetimler değişiyor, kongreler yapılıyor.
Ancak değişmeyen bir soru var:
Partide kaderi gerçekten üyeler mi belirliyor, yoksa delegeler mi? Bu soruya net ve ikna edici bir cevap verilmediği sürece, CHP’de yaşanan her seçimden sonra aynı tartışmaların yeniden gündeme gelmesi kaçınılmaz görünüyor.
Çünkü siyaset sadece seçim kazanmak değil, o seçimin nasıl kazanıldığını da topluma anlatabilmektir.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun seçimi kaybettiği kurulrayda da seçimler delegelere yakınlarına istihdam sözü verilerek, meclis üyesi yapacağım denilerek veya rüşvet verilerek oylar devşirilmişti
E bakıyoruz şimdi Zonguldak'ta CHP'de işsiz kalmadı. Bugün Cumhuriyet Halk Partisi'nin Zonguldak il ve merkez ilçede bugüne kadar görev almış ne kadar eski yeni başkan yönetim kurulu üyeleri kadın ve gençlik kolları üyeleri başkanları veya yakınları varsa hepsi Zonguldak Belediyesi'nde istihdam edildi. Tüm bu yaşayanları alt alta üst üste koyunca manzara ortaya çıkmıyormu sizce...