DEMOKRASİ DEĞİL, MAHALLE BEKÇİLİĞİ !...

Abone Ol

Emeğin başkenti Zonguldak'ta yine aynı sahne...

Yine aynı yüzler...

Yine aynı ezberler...

Yine aynı tahammülsüzlük...

Kendilerine "Demokrasi Platformu" diyen bir yapı çıkıyor ortaya ve demokrasi adına konuştuğunu iddia ediyor.
İyi de hangi demokrasi?
Sadece kendi sloganını atanların demokrasisi mi?
Sadece kendi ideolojisine hizmet edenlerin özgürlüğü mü?
Sadece kendi mahallesine çalışan bir demokrasi anlayışı mı?

Yıllardır bu ülkede aynı filmi izliyoruz.
Kendileri meydana çıkınca hak arama mücadelesi...

Başkaları çıkınca gericilik...

Kendileri yürüyünce demokrasi...

Başkaları yürüyünce tehdit...

Kendileri konuşunca özgürlük...

Başkaları konuşunca baskı...

Bu nasıl bir demokrasi anlayışıdır?

Zonguldak'ta hafızlık icazeti alan gençler yürümüş.

Kimin malına zarar vermişler?

Kime hakaret etmişler?

Kimi tehdit etmişler?

Hiçbirini...

Peki o zaman bu öfke neden?

Bu telaş neden?

Bu rahatsızlık neden?
Çünkü bazı çevreler yıllardır Gazipaşa Caddesi'ni kendi siyasi tapulu arazileri sanıyor.
Sanki bu şehrin kaldırımlarını onlar döşedi.
Sanki meydanları onlar yaptı.
Sanki Zonguldak'ın sahibi onlar.

Değilsiniz!

Bu şehir madencinin de şehridir.

Emeklinin de şehridir.

İşçinin de şehridir.

Öğrencinin de şehridir.

Hafızın da şehridir.

Muhafazakârın da şehridir.

Milliyetçinin de şehridir.

Bu şehir hiçbir siyasi grubun özel mülkü değildir.
Asıl ilginç olan ise yıllardır halk adına konuştuğunu söyleyenlerin halkın değerleriyle bir türlü barışamamış olmasıdır.
Millet camisine sahip çıkınca rahatsızlık.
Kur'an öğrenince rahatsızlık.
Hafız yetişince rahatsızlık.
Dini bir program olunca rahatsızlık.
Sonra dönüp "halk adına konuşuyoruz" diyorlar.

Hangi halk?...

Bu milletin inancını küçümseyerek halkçılık yapılmaz.
Milletin değerlerine tepeden bakarak demokrasi savunulmaz.

Çünkü demokrasi, sadece sizin sevdiğiniz insanların hakkını savunmak değildir.

Demokrasi, hoşunuza gitmeyen insanların da aynı haklara sahip olduğunu kabul etmektir.

Emeğin başkenti Zonguldak kimsenin ideolojik laboratuvarı değildir.
Bu şehir,kömür karası elleriyle memleketi ayakta tutan insanların şehridir.

O insanların evlatları bugün hafız da olur, mühendis de olur, işçi de olur, doktor da olur.

Kimse de bundan rahatsızlık duyma ayrıcalığına sahip değildir.

Zonguldak artık eski Zonguldak değil.
Hiç kimse bu şehrin üzerine siyasi vesayet gölgesi düşüremeyecek.
Hiç kimse meydanların sahibi gibi davranamayacak.
Hiç kimse kendisini bu şehrin tek sesi ilan edemeyecek.
Çünkü Zonguldak, bir grubun değil, milletindir.
Milletin sesini bastırmaya çalışanlar,eninde sonunda milletin vicdanına çarparlar.