Hutbede, dinin istismar edilmesinin küresel bir tehdit haline geldiği vurgulandı.
İnsanın Yaratılış Gayesi: İmar Mı İfsat Mı?
Cuma hutbesinde, insanın yaratılış hikmetlerinden birinin yeryüzünü imar etmek olduğu hatırlatıldı. Sahih dini bilgiye ulaşan insanın hikmetli ve dengeli bir hayat kuracağına dikkat çekilirken, cehalet, hurafe ve heva-hevesin peşinden gidilmesinin ise toplumu ifsada sürüklediği ifade edildi. Dini bilginin terk edilmesinin, ıslahın yerini bozgunculuğa bıraktığı vurgulandı.
İslam Aşırılığı Reddeder, Dengeyi Emreder
Hutbede, İslam’ın aşırılığı kesin bir dille reddettiği hatırlatıldı. Peygamber Efendimizin “Dinde aşırılıktan sakının” uyarısına yer verilirken, Kur’an-ı Kerim’de Müslümanların “orta yolu tutan bir ümmet” olarak tanımlandığı ayetle hatırlatıldı. Buna rağmen, geçmişten bugüne İslam’ın barış ve esenlik mesajını istismar eden yapıların varlığını sürdürdüğüne dikkat çekildi.
Din Kisvesi Altında Fitne ve Fesat
Diyanet, dini istismar eden grupların asıl hedefinin İslam toplumu içinde fitne ve fesat çıkarmak olduğunu belirtti. Bu yapıların, kendilerini dinin tek temsilcisi gibi sundukları, İslam’ı kendi düşüncelerine hapsettikleri ve sahih dini bilgiden uzak keyfi yorumlara yöneldikleri ifade edildi.
Kavramlar Çarpıtılıyor, Şiddete Zemin Hazırlanıyor
Hutbede, bu grupların Kur’an ve sünneti bağlamından kopararak yorumladıkları, ayrıştırıcı ve dışlayıcı bir dil kullandıkları vurgulandı. Şirk, tekfir ve cihad gibi kavramların cana kıymaya ve Müslümanları birbirine düşürmeye araç haline getirildiği belirtildi. Kur’an-ı Kerim’de yer alan “Biz ıslah ediciyiz derler, oysa bozguncuların ta kendileridir” ayetiyle bu anlayışların gerçek yüzüne dikkat çekildi.
Dinin Sahibi Allah’tır, Kimse Mutlak Doğruyu Temsil Edemez
Diyanet İşleri Başkanlığı, hutbede dinin sahibinin Yüce Allah olduğunu, İslam’ı en doğru şekilde yaşayanın ise Hz. Muhammed (s.a.s) olduğunu hatırlattı. Hiç kimsenin kendisini Allah ve Resûlü’nün yerine koyamayacağı, başkalarını tekfir edemeyeceği, bir Müslümanın canına, malına ve namusuna kast edemeyeceği açık bir dille ifade edildi.
Dijital Mecralarda Küresel Tehdit
Hutbenin en dikkat çekici bölümlerinden biri ise dijital mecralara yönelik uyarılar oldu. Müslüman gençlerin zihinlerini bulandıran, İslam’ı şiddetle özdeşleştirmeye çalışan aykırı yapıların artık küresel bir problem haline geldiği belirtildi. Bu yapıların birlik ve beraberliği tehdit ettiği, geleceği karartmak istediği vurgulandı.
Gençler İçin Sahih Dini Bilgi Çağrısı
Diyanet, gençlerin sahih dini bilgiyi doğru yöntemlerle ve ehil kişilerden almasının hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Kur’an-ı Kerim’e, sünnet-i seniyyeye ve İslam medeniyetinin köklü geleneğine sahip çıkılması çağrısı yapıldı. Hutbe, İslam’a ve Müslümanlara en büyük zararı verenlerin dini, değerleri ve kavramları istismar edenler olduğu hatırlatmasıyla sona erdi.