ELBETTE YAŞAYACAKSIN AMA...

Bazı insanlar vardır... Bir zamanlar yan yana yürüdüğün, aynı ekmeği bölüştüğün, aynı hayallere inandığın insanlar...

Abone Ol

"Abi" dersin.
Sırtını yaslarsın.
Bir gün düşersen seni kaldıracaklarına inanırsın.
Hayatın en büyük ironilerinden biri de tam burada başlar.

Çünkü insanı en çok düşmanları değil, dost bildikleri şaşırtır.

Yıllarca omuz omuza yürüdüğün insanlar,gün gelir susar.
Kötülüğü yapanı değil,kötülüğe uğrayanı sorgular.
Haksızlığı değil, haksızlığa direneni yargılar.

Psikolojinin en acı gerçeklerinden biridir bu...
İnsanlar çoğu zaman gerçeğin yanında değil, kalabalığın yanında dururlar.
Çünkü doğru olmak cesaret ister.
Vicdan bedel ister.
Karşı çıkmak yürek ister.
Herkes o bedeli ödeyemez.
Ama hayat dediğimiz şey de biraz budur zaten.
Filozofların söylediği gibi insan, yalnız kaldığında kim olduğunu öğrenir.

Kalabalıkların alkışları arasında değil,terk edildiği zaman kendi ruhuyla tanışır.
İşte o yüzden bazı ayrılıklar yıkmaz insanı...
Uyandırır.

Bazı yalnızlıklar öldürmez...

Güçlendirir.

Bazı ihanetler ise can yakar ama gözleri açar.

Bir zamanlar uğruna öleceğini düşündüğün insanların,gün gelip seni savunmaya bile cesaret edemediğini görmek ağırdır.

Daha da ağırı...

Kötülüğün yanında saf tutmalarıdır.
Daha kötüsü ise...
O kötülüğü hâlâ görememeleridir.

Fakat dava adamları insanların değişmesiyle yol değiştirmez.
Çünkü dava, kişilerden büyüktür.

Mücadele, isimlerden büyüktür.
İnanç,dostlukların geçici gölgelerinden daha güçlüdür.

Edebiyatın bütün büyük kahramanları yalnız yürümüştür.
Şairlerin en güzel dizeleri biraz da kırgınlıklardan doğmuştur.
Asi yürekler, alkışlarla değil, yaralarla büyümüştür.
Bu yüzden elbette yaşayacaksın...

Bir çocuğun umutla gökyüzüne baktığı gibi yaşayacaksın.
Bir şairin son mısrasını yazarken hissettiği heyecanla yaşayacaksın.
Bir ressamın fırçasındaki renkler gibi yaşayacaksın.
Ama hiçbir zaman gözlerini kapatmayacaksın.
İnsanları olduğu gibi göreceksin.
İhaneti de göreceksin.

Vefasızlığı da...

Sessiz kalanları da...

Sonra yine ayağa kalkacaksın.
Çünkü senin yolunu insanların alkışları değil,vicdanın belirleyecek.
Yere düşeni kaldıracaksın.
Mazlumun yanında olacaksın.
Haksızlığa karşı ses olmaya devam edeceksin.
Belki yine yalnız kalacaksın...
Belki yine sırtından vurulacaksın...
Ama asi yüreğin teslim olmayacak.
Çünkü bazı insanlar kazanmak için yaşar.
Bazıları ise doğru bildiği yolda yürümek için...
İşte gerçek yaşam da budur.
Bir gün dönüp arkana baktığında;
"Kimi kaybettim?" diye değil,
"Hangi haksızlığa boyun eğmedim?" diye hatırlayacaksın.
İşte o gün,bütün kırgınlıklarının içinden süzülen umutla,dimdik ayakta durup şunu söyleyeceksin:
"Beni yalnız bırakanlar oldu,beni anlamayanlar oldu, kötülüğe sessiz kalanlar oldu...
Ama ben davamdan vazgeçmedim. Çünkü insanı yaşatan dostlarının sayısı değil,inandığı değerlerin büyüklüğüdür.
İşte asıl o zaman...
"Ben yaşadım." diyeceksin.

Murat İLERİ