Sevmek için doğru anı beklerken,anlar birbirinin içinden sessizce geçip gider.
Gün batımı sandığımız şey çoğu zaman vazgeçiştir. Oysa güneş hâlâ oradadır,sadece bakacak gücü olmayan gözler vardır.
Aşk, insanın içini genişleten bir sızı gibidir.
Yokluğu da varlığı kadar ağırdır. Özlemek,sevmenin en dürüst hâlidir. Birini düşünürken içinden geçen her kelime,ona atılamamış bir adımdır.Uzaklık dediğimiz şey mesafeden çok suskunluktur. Söylenmeyen her söz,kalpte yer açar ve zamanla orası derinleşir.
Hayat bize güçlü olmayı öğretir ama beklemeyi öğretmez. Beklemek,insanın kendisiyle baş başa kaldığı en uzun yolculuktur.
O yolculukta insan hem sevdiğini büyütür içinde hem de kendi eksiklerini görür.Özlem bu yüzden yakar.
Bir yandan yaşatır, bir yandan tüketir. Sevdiğinle arandaki mesafe uzadıkça, kendine olan mesafen de kısalır.
Zaman durmaz. Akmaz gibi yapar ama içimizde hep hareketlidir.
Birlikte yaşanacak günler, söylenecek cümleler,tutulacak eller hep bu akışın içindedir.Kaçtığımız her duygu bir gün önümüze çıkar ve “beni de yaşamalıydın ” der. İnsan o an anlar, ertelemek kader değildir,bir tercihtir.
Aşk,yalnızca kavuşma anı değildir.Aşk, kavuşmaya giden yolda sabredebilme gücüdür.
Bir sesin eksikliğini her gün hissetmek, bir kokuyu kalabalıklar içinde aramak,gecenin bir vaktinde sebepsizce uyanmak hep bu yüzdendir.Özlem acı çekiyor,diye kalp küçülmez,tam tersine büyür. Taşıdığı yük ağırlaştıkça derinleşir.
Kavuşmak,iki bedenin yan yana gelmesiyle başlamaz. Kavuşmak,kalbin korkularından sıyrıldığı yerde başlar.
İnsan affetmeyi öğrendiğinde, geçmişle barıştığında, kendine dürüst olduğunda yollar yavaş yavaş açılır. Sevdaya doğru atılan her adım, hayatın da sana doğru gelmesidir.
Hâlâ nefes alıyorsak,hâlâ içimizde bir isim yankılanıyorsa umut canlıdır.
Sevgi yarım kalmaz, sadece bekler.İnsan bazen geç kaldığını zanneder ama sevgi sabırlıdır.
Doğru anda,doğru cesaretle karşısına çıkar.O an geldiğinde anlarız, bütün o özlem bir hazırlıkmış.
İnsan sevdiğine kavuştuğunda yalnızca birini bulmaz.
Kendini de bulur. Eksik sandığı parçalar yerine oturur,suskunluk anlamını yitirir.
Kalp ilk kez sessizleşir.
O sessizlik huzurdur.
Geç kalınmış aşklar yoktur.Cesaretini zamanında toplayamayan insanlar vardır. İnsan sevmeye karar verdiği an, hayat da ona karşılık verir.
Bugün atılan bir adım,yılların özlemini bir anda dindirebilir.
Yeter ki kalbin kapısını kapatma. Çünkü bazı kavuşmalar,tam da vazgeçilecek sanılan yerde başlar.
Murat İLERİ