Yılmaz’ın aktardığı bilgilere göre, Güneş sistemi üzerine ortaya atılan ilk cesur fikirlerin sahibi Karadeniz Ereğlili bir filozoftu: Heraklides Pontik.
Karadeniz Ereğli’de Doğan Bir Deha
MÖ 385 yılında, Karadeniz Ereğli’de (antik adıyla Herakleia Pontika) soylu ve varlıklı bir ailede bir erkek çocuk dünyaya geldi. Babası Euthyphron’dı. Çocuğa, şehrin o dönemki adından ve Herkül’den esinlenerek Heraklides adı verildi.
Argonautlar Seferi’nden yaklaşık 800 yıl, Herakleia Pontika’nın kuruluşundan 200 yıl sonra doğan Heraklides, Kraliçe Amastris’in bölgeye gelişinden ise 63 yıl önce dünyaya geldi. Çocukluğunu Ereğli’de geçiren Heraklides’in hayatı, ilerleyen yıllarda bilim tarihine damga vuracaktı.
Atina’ya Uzanan Eğitim Yolculuğu
Soylu bir aileye mensup olması sayesinde dönemin en önemli eğitim merkezlerinden biri olan Atina’ya gitme imkânı buldu. Babası, onu Platon’un kurduğu ünlü Akademi’ye gönderdi.
Platon Akademisi halka açık olsa da katılımcıların çoğunluğu üst sınıfa mensup erkeklerden oluşuyordu. Resmî bir öğrenim ücreti talep edilmese de Karadeniz’den Atina’ya uzanan bu eğitim yolculuğu ciddi bir maddi imkân gerektiriyordu.
Heraklides, Akademi’de eğitim aldı ve burada kalarak çalışmalarını derinleştirdi. Özellikle gökyüzü ve yıldızlar üzerine yoğunlaştı.
Dünyanın Döndüğünü Söyleyen İlk İsimlerden
Heraklides Pontik’in en çarpıcı görüşü, yıldızların gökyüzündeki günlük hareketinin aslında Dünya’nın kendi ekseni etrafında dönmesinden kaynaklandığını savunmasıydı.
O dönemde hâkim olan anlayış, gök cisimlerinin Dünya’nın etrafında döndüğü yönündeydi. Heraklides ise Dünya’nın batıdan doğuya doğru her 24 saatte bir döndüğünü öne sürdü. Bu görüş, dönemin yerleşik düşünce kalıplarını sarstı.
Ayrıca Güneş merkezli evren modeline dair fikirler ortaya attığı da kabul edilir. Ancak bu düşünceler, çağdaş filozoflar tarafından alay konusu edildi ve geniş kabul görmedi.
Akademi’nin Başına Geçemeyen Filozof
Bir rivayete göre Platon, MÖ 361/360 yıllarında Sicilya’ya giderken Akademi’nin sorumluluğunu Heraklides’e bıraktı.
MÖ 339/338 yıllarında Akademi başkanlığı için güçlü bir aday oldu ancak Ksenokrates’e çok az bir farkla kaybetti. Buna rağmen düşünce dünyasındaki etkisi uzun yıllar tartışılmaya devam etti.
Heraklides Pontik, MÖ 310 yılında Atina’da hayatını kaybetti.
Lakap Mı, Memleket İmzası Mı?
Hayati Yılmaz’a göre “Pontik” ifadesi, Heraklides’in Atina’ya gittikten sonra aldığı bir lakap olabilir. Tıpkı bugün memleketi dışında yaşayanlara “Çaycumalı” ya da “Bartınlı” denmesi gibi, Herakleia Pontika’dan gelen anlamında “Pontik” ifadesi kullanılmış olabilir.
Bu da onu tarihe adını memleketiyle birlikte yazdıran bir isim hâline getiriyor.
Bilim ve Cesaretin Bedeli
Heraklides’ten yaklaşık iki bin yıl sonra, 1600 yılında İtalyan filozof Giordano Bruno da Güneş’in merkezde bir yıldız olduğunu ve başka dünyaların var olabileceğini savunduğu için Roma’da Engizisyon Mahkemesi tarafından diri diri yakıldı.
Bilim tarihi, yalnızca aklın değil, cesaretin de hikâyesidir.
Bugünden 2 bin 400 yılı aşkın süre önce, Zonguldak topraklarında doğmuş bir düşünürün, evrenin düzenine dair böylesine sarsıcı fikirler ortaya atmış olması dikkat çekicidir.
Aynı Toprakların Ortak Hafızası
İster Zonguldak’ın derin tarihi deyin, ister bu topraklarda yaşamış halkların ortak mirası… Aynı suyu içmiş, aynı ormanları kullanmış, aynı havayı solumuş insanların geçmişi, bugüne ışık tutmaya devam ediyor.
Hayati Yılmaz’ın ifadesiyle:
“Bilim ne der bilmem ama, aynı topraklarda doğanlara bizim oralarda ‘Topram’ deriz.”
Ve görünen o ki, bilim tarihinin erken döneminde gökyüzünü çözmeye çalışan isimlerden biri de bir Zonguldaklıydı.