Hakikatin Yorgun Savaşçıları...

Bazı insanlar savaşır,ama kimse görmez.Ne meydanı vardır bu mücadelenin ne de alkışı.İçlerinde sürer kavga,yalanla, gösterişle,sahte olanla.

Abone Ol

Yorulurlar, çünkü her gün yeniden başlar bu savaş.Yine de bırakmazlar.Çünkü bilirler,hakikati kaybeden,kendini kaybeder.
Bu çağ,parıltıyı büyütürken derinliği unuttu.

Söz çoğaldı ama anlam azaldı. İnsanlar birbirine dokunmadan konuşuyor, bakmadan görüyor, hissetmeden yaşıyor.Herkes bir şey anlatıyor ama kimse gerçekten dinlemiyor. Kalabalıklar arttıkça yalnızlık büyüyor. Gürültü çoğaldıkça iç sesler kısılıyor.
Hakikatin yorgun savaşçıları işte tam burada ayrılıyor diğerlerinden.
Onlar kolay olanı seçemiyor.Eğilip bükülmeyi,susup geçmeyi, görmezden gelmeyi beceremiyor. İçlerinde bir ses var; susmayan, vazgeçmeyen, unutmayan.
O ses bazen yük olur, bazen yara.

Ama aynı zamanda insanı ayakta tutan son kaledir.
Çünkü insan, kendine rağmen yaşayamaz. İnandığını inkâr ederek huzur bulamaz. Merhametini susturarak güçlü olamaz.Bu yüzden yorulurlar.Çünkü bu çağ,en çok vicdanı olanı yorar.
Bir süre sonra şunu fark ederler.
Bu dünyaya benzemek zorunda değiller.Herkesin aynılaştığı bir yerde farklı kalmak,bir kusur değil,bir direniştir.Sahici kalabilmek, kirlenmeden yürüyebilmek,kimse görmese bile doğru olanı yapabilmek…

Asıl güç budur.
Yorgundurlar ama yenilmiş değiller. Çünkü onların savaşı başkalarına karşı değil,kendini kaybetmemek içindir.O yüzden her şeye rağmen ayaktadırlar.
Gün gelir, kalabalıklar dağılır, sesler susar, maskeler düşer. Geriye ne kaldığına bakılır.İşte o zaman anlaşılır kimlerin gerçekten yaşadığı, kimlerin sadece rol yaptığı.
Hakikatin yorgun savaşçıları,belki bu çağın insanı değildir. Ama insanlığın ta kendisidir.

Murat İLERİ