ABD ve İsrail’in ortak düzenlediği hava harekâtında İran lideri Ali Hamaney’in hayatını kaybettiği yönündeki iddialar, Tahran’da güvenlik zincirine ilişkin tartışmaları beraberinde getirdi. Operasyonun ardından en çok gündeme gelen konu, hedef bilgisinin nasıl elde edildiği oldu. ABD basınına konuşan ve isimleri açıklanmayan yetkililere dayandırılan haberlerde, İran içinde “yüksek güvenilirliğe sahip” insan kaynaklarından bilgi alındığı öne sürüldü.
İddialara göre toplantının yeri ve zamanının netleşmesinin ardından operasyon planı revize edildi. Gece saatlerinde yapılması planlanan harekâtın sabah saatlerine çekildiği, hedef doğrulamasında sinyal istihbaratı, uydu gözetimi ve sahadaki kaynakların birlikte kullanıldığı ileri sürüldü. Washington ile Tel Aviv arasında yoğun istihbarat paylaşımı yapıldığı da öne çıkan bilgiler arasında yer aldı.
Gözler İsmail Kaani’ye Çevrildi
Operasyon sonrası dikkatler, İran Devrim Muhafızları’na bağlı Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani üzerine yoğunlaştı. Kaani’nin saldırıdan dakikalar önce Hamaney ile görüştüğü ve bombardıman başlamadan kısa süre önce yerleşkeyi terk ettiği iddia edildi.
Kaani’nin daha önce de Şam’da Devrim Muhafızları komutanlarının hayatını kaybettiği saldırıdan önce binadan ayrıldığı, Lübnan’da Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ın öldürüldüğü bombardıman öncesinde bölgeden çıktığı ve “12 Gün Savaşı” olarak anılan çatışmalarda hedef alınan toplantıdan önce ayrıldığı yönünde iddialar gündeme gelmişti.
Bu tekrar eden “son anda ayrılma” olayları sosyal medyada geniş yankı buldu. Ancak İran makamları tarafından Kaani hakkında resmi bir suçlama yapılmadı.
Kaani’nin Durumu Netleşmedi
Middle East Eye’da yer alan haberde, Kaani’nin de saldırılarda hayatını kaybetmiş olabileceği iddia edildi. Tahran yönetimi bazı üst düzey kayıpları doğrularken, Kaani’nin durumuna ilişkin net bir açıklama yapmadı. Bu belirsizlik tartışmaların sürmesine neden oldu.
İçeriden Bilgi İddiası
Uzmanlar, bu ölçekte bir hedefin tespit edilmesinin tek bir kaynağa dayanamayacağını belirtiyor. Uydu görüntüleri, elektronik izleme sistemleri, saha ajanları ve teknik takip unsurlarının birlikte kullanılması gerektiğine dikkat çekiliyor.
Birçok ülkenin İran’ın üst düzey kadrolarını uzun süredir izlediği biliniyor. Operasyonda farklı istihbarat araçlarının eş zamanlı kullanıldığı ve bunun belirleyici olduğu iddia ediliyor.