Adana’da anneannelerinin vasiyetiyle yola çıkan iki kardeşin başlattığı anlamlı hareket, kısa sürede çığ gibi büyüyerek bir iyilik akımına dönüştü. Bayram öncesi kolları sıvayan gençler, sahipsiz ve bakımsız mezarları temizleyerek toplumsal bir farkındalığa imza atıyor.
Anneannenin Son Öğüdü İyilik Kapısını Araladı
Her şey, Hasan Hüseyin (18) ve Muhammet Ali Hiçdönmez (16) kardeşlerin geçtiğimiz yıl 80 yaşındaki anneanneleri Elmas Yıldız’ı kaybetmesiyle başladı. Anneannelerinin hayattayken sık sık dile getirdiği "Mezarımı temiz bırakın" vasiyetini yerine getirmek için her hafta kabristana giden kardeşler, çevredeki birçok mezarın ilgisizlikten otlarla kaplandığını ve bakımsız kaldığını fark etti.
Sadece Kendi Yakınlarını Değil, "Kimsesiz" Mezarları da Temizliyorlar
Kendi acılarını başkalarına dokunarak dindirmeye karar veren Hiçdönmez kardeşler, sahipsiz mezarları da temizlemeye başladı. Ramazan Bayramı öncesi Asri Mezarlık’ta bir araya gelen kardeşlere 3 gönüllü genç de eşlik etti. Ellerinde tırmık ve süpürgelerle mezar taşlarını silen, yabani otları temizleyen grup, mezarlığın çehresini değiştirdi.
Gönüllü Hareket Sosyal Medyada Devleşti
Başlangıçta bu işi herhangi bir kayıt almadan sessizce yürüten kardeşler, daha sonra genç kuşağa örnek olmak amacıyla faaliyetlerini sosyal medyaya taşıdı. Hasan Hüseyin Hiçdönmez, amaçlarının sadece temizlik değil, bir bilinç oluşturmak olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
"İlk başlarda video çekmiyorduk. Ancak bu duyarlılığın yayılması gerektiğini düşündük. Şimdi Adana’dan başlayarak Türkiye’nin dört bir yanındaki gençlerle dev bir gönüllü ağı kurmayı ve projeyi büyütmeyi hedefliyoruz."
"Mezarımı Temiz Bırakın Derdi"
Küçük kardeş Muhammet Ali Hiçdönmez ise anneannesinin kendilerine bıraktığı manevi mirası şu sözlerle anlattı:
"Anneannem sağlığında bizi mezarlığa getirir, yerini gösterir ve vasiyetini söylerdi. Biz de önce onun kabrini tertemiz yaptık, sonra 'neden diğerleri de temiz olmasın?' dedik. Şimdi kimsesi olmayanların mezarlarına sahip çıkıyoruz. Hem çevreyi koruyor hem de dua alıyoruz."