İKLİM KANUNU MADEN SEKTÖRÜNÜ DÖNÜŞTÜRÜYOR. YENİ DÖNEMİN ŞİFRELERİ: SIFIR EMİSYON, YEŞİL BÜYÜME VE ZORUNLU DÖNÜŞÜM"
Kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte özellikle maden sektörünü doğrudan ilgilendiren birçok düzenleme hayata geçti. Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Metin Demir, kanunun sektöre etkilerini kapsamlı şekilde değerlendirdi.
HEDEF: YEŞİL BÜYÜME VE SIFIR EMİSYON
Zonguldak TSO Başkanı Metin Demir, İklim Kanunu’nun temel amacını şu sözlerle özetledi:
“Kanunun temel gayesi, yeşil büyüme vizyonu ve 2053 Net Sıfır Emisyon hedefi doğrultusunda iklim değişikliğiyle mücadele etmektir. Kanun, ülkemizin Paris İklim Anlaşması kapsamındaki taahhütlerini yerine getirmesi açısından kritik öneme sahiptir.”
Yeni düzenleme, sera gazı emisyonlarının azaltılmasını, iklim değişikliğine uyum faaliyetlerinin artırılmasını ve sürdürülebilir kalkınma için yol haritası oluşturmayı amaçlıyor.
SERA GAZI İÇİN İZİN ŞARTI GELİYOR
Artık doğrudan sera gazı salımı yapan tüm işletmeler, faaliyetlerine devam edebilmek için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Başkanlığı'ndan “sera gazı emisyon izni” almak zorunda olacak. Bu uygulama başta maden sektörü olmak üzere birçok sanayi kolunu kapsıyor.
Metin Demir, “Şirketler artık sadece üretim yapmakla kalmayacak, karbon ayak izini ölçecek, raporlayacak ve daha düşük emisyon için strateji geliştirecek,” dedi.
EMİSYON TİCARET SİSTEMİ KURULUYOR
Kanun kapsamında en dikkat çekici yeniliklerden biri ise Emisyon Ticaret Sistemi (ETS). Belirlenen sınırların üzerinde emisyon salan firmalar karbon kredisi satın almak zorunda kalacak. Buna karşın emisyonlarını azaltan şirketler ise karbon kredisi satarak gelir elde edebilecek.
Demir bu konuda, “Bu sistem, üreticileri çevreci yatırımlara yönlendirecek. Karbon kredisinden gelir elde etme imkânı, sürdürülebilir üretimi cazip hale getirecek,” ifadelerini kullandı.
AVRUPA İHRACATINDA KARBON TUZAĞINA ÖNLEM
Özellikle Avrupa Birliği’ne ihracat yapan firmalar için Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) artık daha büyük önem taşıyacak. Türkiye içinde ödenecek karbon bedelleri, Avrupa sınırında ödenecek vergilerden mahsup edilebilecek. Bu durumun Türkiye ekonomisine önemli katkı sağlaması bekleniyor.
AĞIR PARA CEZALARI GELİYOR!
Yeni kanunla birlikte yükümlülüklerini yerine getirmeyen işletmeleri ciddi cezalar bekliyor. Sera gazı emisyon raporlarını zamanında sunmayan ya da belirtilen standartlara uymayan şirketler için 500 bin TL’den 10 milyon TL’ye kadar değişen ağır idari para cezaları uygulanacak.
YEŞİL TAKSONOMİ SİSTEMİ HAYATA GEÇİYOR
Kanun ile “Türkiye Yeşil Taksonomisi” kurularak çevreci yatırımlara yeni bir yön çizilecek. Çevreci projelere finansal kuruluşlar daha fazla destek sağlayacak, yeşil yatırımlar daha cazip hale gelecek. Enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve düşük karbon teknolojilerine yönelik yatırımlar ise teşviklerle desteklenecek.
ETS GELİRLERİ DOĞRUDAN YEŞİL DÖNÜŞÜME
Emisyon Ticaret Sistemi kapsamında sağlanacak tüm gelirler, doğrudan yeşil dönüşüm projelerine ve iklim değişikliğiyle mücadeleye aktarılacak. Böylece toplanan kaynakların çevreye ve sürdürülebilir kalkınmaya hizmet etmesi sağlanacak.
FİRMALAR İÇİN YENİ DÖNEM: MALİYET DEĞİL FIRSAT!
Demir, İklim Kanunu’nun işletmeler için sadece maliyet artışı anlamına gelmediğini belirtti:
“Yeni düzenleme işletmeler için bir dönüşüm fırsatıdır. Yeşil üretime yönelen firmalar hem yasal zorunluluklarını yerine getirecek hem de rekabet gücü kazanacak.”
Bu yeni sistemde çevre dostu firmalar daha çok teşvik alacak, ihracatta avantaj elde edecek ve sürdürülebilirlik konusunda marka değerlerini artıracak.
YASAL SÜREÇLER, UZATMA VE GEÇİŞ DÖNEMLERİ
Kanun, uygulamaların kademeli şekilde hayata geçirilmesini öngörüyor:
ETS tam uygulamaya geçmeden önce pilot dönem başlayacak.
ETS kapsamındaki işletmeler 3 yıl içinde emisyon izinlerini almak zorunda olacak.
Yerel İklim Eylem Planları ise 31 Aralık 2027’ye kadar hazırlanacak. Gerekirse bu süre 1 yıl daha uzatılabilecek.
SEKTÖREL DÖNÜŞÜMDE İŞ BİRLİĞİ MESAJI
Zonguldak TSO Başkanı Metin Demir, yeni dönemin ancak birlikte hareket edilerek başarıya ulaşacağını vurguladı:
“Reel sektör, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliğimizi artırarak bu dönüşüm sürecini başarıyla yöneteceğiz. Sadece üretimde değil, çevresel ve sosyal sorumluluklarımızda da çağın gereklerine uyum sağlayacağız.”
YENİ DÖNEME HAZIR MISINIZ?
Türkiye, İklim Kanunu ile birlikte yeni bir ekonomik ve çevresel dönüşüm sürecine resmen adım attı. Bundan sonraki süreçte üretimden ihracata kadar her alanda çevre bilinci, düşük karbon salımı ve yeşil yatırımlar ön planda olacak. Firmaların bu yeni döneme hızlı adapte olması ise sadece çevreye değil, uzun vadede kendi sürdürülebilirliklerine de katkı sağlayacak.