Gazeteci Orhan Akyüz’ün haberine göre, Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Yönetim Kurulu tarafından 9 Ocak 2026 Cuma günü yapılan yazılı açıklamada özetle, “9 Ocak 2026 tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı müfettişlerince TTK’nın Karadon, Kozlu ve Üzülmez müessese müdürlüklerine bağlı ocaklardaki denetimleri sonucu bu üç müessesede tespit edildiği belirtilen eksiklikler nedeniyle geçici iş durdurma kararı yönünde rapor hazırlanmış.
Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın bu raporuyla ilgili süreç devam ettiğinden anılan müesseselerde üretim ise sürüyor.
Raporda Yer Alanlar!
İş Teftiş Kurulu Başkanlığı müfettişlerinin raporlarında havalandırma, su tahliyesi ve insan nakli için kullanılan sistemlerin otomatik devreye girecek ikinci bir enerji kaynağının olmadığı tespiti yapılmış.
2025’de de Benzer Durum!
Bu arada iş müfettişlerinin 2025’in mayıs ayındaki raporlarında da benzer tespitlerin yapılması üzerine sendikamız, işçilerimizin iş sağlığı ve güvenliği koşullarını takip etmek üzere TTK Genel Müdürlüğü’ne, iş yerlerinde iş sağlığı ve güvenliği yönünden var olabilecek tehlike ve risklerin azaltılması, risklerin kaynağında önlenmesine ve eksikliklerin bir an önce giderilmesine yönelik görüşmeler yapılmış ve resmi yazı yazılmış, bu eksiklerin giderilmesi hususunda yapılmış ve yapılacak çalışmalar hakkında da ivedi olarak bilgi verilmesi talep edilmiş. TTK Genel Müdürlüğü İş Sağlığı ve Güvenliği Daire Başkanlığı tarafından verilen cevapta TTK’nın çalışma yönergelerine göre eksiklik bulunmadığı, denetim yapan iş müfettişlerince raporda eksikliği belirtilen sistemlerin amaç ve özelliklerinin farklı yorumlandığı ifade edilmiş. Ancak iş müfettişleri, 9 Ocak 2026 tarihinde düzenledikleri raporda da aynı eksiklikleri gerekçe göstererek ‘iş durdurma yönünde’
rapor hazırlamışlardır” denildi.
Bana Göre Bu Açıklamadan Çıkan Sonuç!
Bu açıklamada, söz konusu müessese müdürlüklerinin maden ocaklarında istihdam edilen işçilerin göz göre göre hayatlarının tehlikeye atıldığı bana göre apaçık anlaşılmaktadır. Müfettişlerin ortaya koyduğu rapora karşı kurumun ilgili daire başkanlığının verdiği cevabı görüyor musunuz? Adeta çelişkiler yumağı… Güler misiniz ağlar mısınız? Olası bir faciada bunun altından nasıl kalkacaksınız, kalkamazsınız, kimse kalkamaz... O ocaklarda işçi sağlığı ve iş güvenliğinden yoksunluk, yani birçok eksiklikler olduğu devletin ilgili birimlerinin müfettişleri tarafından tespit edilmesine rağmen nasıl oluyorda bu canların buralarda üretim yapmalarına bugüne dek yine devletin sorumluları tarafından izin verildi, halen veriliyor, yazıktır, günahtır, bu vurdumduymazlığın yani ihmalin hesabını sorumlular yargı önünde mutlaka vermelidirler, can kaybı olduktan sonra mı “adalete” hesap verilecek, can kaybı olmadan ihmali olanların da adalete hesap vermelerini şahsen zaruri olarak görüyorum.
İş yerlerinde iş sağlığı ve iş güvenliği tedbirleri alınmadan üretime öncelik vermek nasıl bir ruh halidir, bu cinayet değil midir cinayet… Sizlere söylüyorum sorumlular, hiç mi empati yapma gereği duymadınız, bu anlayış insanı yok saymakla eş değerli değil midir? Vicdan, vicdan, vicdan…
TTK Ocaklarında Yaşanan Facialardan Hiç Mi Dersler Çıkarılmıyor!
Bugüne dek kuruma bağlı müessese müdürlüklerinden Üzülmez, Kozlu, Karadon, Armutçuk ve Amasra kömür ocaklarında "göçük, grizu ve kömür patlaması, karbonmonoksit zehirlenmesi ile metan gazı ve karbondioksit boğulmaları" gibi kazalar oldu. Kozlu üretim bölgesinde 1992'de 263 madencinin hayatını kaybettiği grizu faciası, Türkiye'de en fazla can kaybı yaşanan iş kazası olarak tarihe geçti. Aynı yıl, grizunun yanı sıra diğer kazalarla birlikte 277 işçi yaşamını yitirdi, 5 bin 214 işçi de yaralandı. TTK ocaklarında yaşanan facialardan hiç mi dersler çıkarılmıyor? Benzer durumların yaşanmaması için niye tedbirler eksiksiz alınmıyor? Yetkililerin ellerini tutan mı var? Ocaklardaki tüm eksiklikler iğneden ipliğe gözden geçirilip ivedilikle giderilmesinin ardından kömür üretimine başlanmalı, önce insan sağlığı, ardından kömür üretimi yapılmaya başlanarak 1848’den itibaren olduğu gibi ekonomimize katkı verilmeli diyorum. Artık ağıtlar yakılmasın, yürekler dağlanmasın. Önce insan sağlığı diyorum… Nokta.