Yaşanan her şey, insanın sırtına yük olsun diye değil, yürüyüşünü sağlamlaştırmak için vardır.
Zor zamanlar geçer, iz bırakır;ancak izler insanı tanımlar diye bir kural yoktur.
Zaman,sabit bir duvar değildir.
Sürekli akış hâlindedir.
Bugün aldığın nefes, dünküyle aynı değildir.
Aynı yerde duruyor gibi görünsen bile iç dünyanda büyük değişimler olur. İnsan fark etmese de her sabah biraz daha güçlenir. Bazen sessizce, bazen sancıyla, bazen umutla… Değişim çoğu zaman gürültüsüzdür.
Yarın belirsizdir.
Bu belirsizlik ilk bakışta ürkütür; ancak içinde büyük bir teselli barındırır. Çünkü kesin olmayan bir gelecek, bugünü değerli kılar. Şu an,insanın elinde olan tek gerçektir. Anı yaşamak, hayattan kaçmak değildir;hayata temas etmektir. Küçük sevinçleri fark eden,büyük yükleri daha kolay taşır.
Hayat, insanı sürekli sınar ama aynı zamanda iyileştirir. Kapandığını sandığın kapıların ardında başka yollar belirir.
Umut,çoğu zaman sessiz gelir.
Büyük cümleler kurmaz,bağırmaz; kalbin bir köşesinde usulca durur.
İnsan vazgeçmediği sürece,umut da vazgeçmez.
Geçmişin öğreticidir, bugünün değerlidir, yarın ise ihtimaldir. Bu üçü arasında sıkışıp kalmak yerine,içinden geçip yürümek gerekir. Her düşüş,yeniden ayağa kalkmanın bilgisini bırakır insana.
Her bekleyiş,sabrı öğretir.Her sabah, yeniden başlama hakkı sunar.
Hayat kusursuz değildir;ancak iyileştiricidir.
İnsan kendine karşı biraz daha şefkatli olduğunda,dünya da daha katlanılır hâle gelir.
Yol uzun olabilir ama ışık hâlâ yanıyor.
Yeter ki başını kaldırıp bakmayı unutma.
Murat İLERİ