İnsan unutuyor belki ama hayat unutmuyor.
Zaman denilen o eski cellât,günü geldiğinde herkesin yüzüne kendi hakikatini yeniden vuruyor.
Dün aynı sofralarda oturup aynı yanlışlara sessiz kalanların,bugün ahlak dağıtmaya kalkması bundandır. Güç insanı değiştirmez derler. Yanlış...
Güç,insanın içinde sakladığını ortaya çıkarır.Fakirken gizlenen kibir, makamla birlikte konuşmaya başlar. Parasızken susan vicdan,çıkar büyüdükçe tamamen dilsizleşir. Geçmişini cebinde taşıyan ama herkese tertemiz görünmeye çalışan adamlara…
Kendi karanlığını başkasının gölgesine yükleyenlere…
İnsan bazen en çok kendi suçuna benzeyen insanlardan nefret eder.Çünkü gördüğü şey karşısındaki değil, kendisidir.
Toplumun en büyük aldanışı da burada başlıyor zaten. Kişisel menfaatler, memleket meselesi gibi anlatılıyor. İnsan kendi kazancını halkın faydası diye sununca alkış bekliyor. Kalabalıklar da çoğu zaman söylenen söze değil,sesin yüksekliğine inanıyor.
Halbuki hakikat sessizdir.
Bir insan sürekli kendini anlatıyorsa, aslında sakladığı bir tarafı vardır.
Sürekli namustan, ahlaktan söz edenlerin bazıları en çok kendi kirinden korkar.Çünkü insan temizse bağırmaz. Temiz olanın sesi değil,duruşu konuşur.
Hayatın en acı tarafı şu belki de…
İyilik bile artık samimiyetini kaybetti.Yardım edenin gözünde bile bazen merhametten çok hesap görüyoruz.Şefkatin içine çıkar karışınca, insanın içindeki güven yavaş yavaş ölüyor.
Sonra kimse kimsenin elini tutmak istemiyor. Çünkü herkes birbirinin niyetinden şüphe ediyor.
Oysa insan ruhu ince bir şeydir. Sürekli hesap yapan bir kalbin içinde huzur barınmaz. Geceleri insanı uyutmayan şey çoğu zaman düşmanı değildir; susturduğu vicdanıdır.
Bir adam düşün… Geçmişinde yaptığı her şeyi unutmak için yeni bir hayat kurmuş olsun. Yeni dostlar,yeni cümleler,yeni yüzler…
Ama aynaya baktığında hâlâ eski kendisini görsün. İşte insanın kaçamadığı tek mahkeme budur.
Bazıları başını dik tuttuğunu sanır ama aslında sadece boynunu sertleştirmiştir. Gururla vakar aynı şey değildir.
Vakarın içinde sessizlik vardır. Gürültü ise çoğu zaman korkunun elbisesidir.
İnsan en çok kendine dikkat etmeli.
Nerede durduğuna, neyi neden söylediğine…
Çünkü hayat tuhaf bir hikâye yazarıdır. Bugün suçladığın şey,yarın senin kapını çalar.
Bugün küçük gördüğün insan, yarın vicdanının önüne dikilir.
Sonunda herkes kendi hakikatiyle baş başa kalır.
Kalabalıklar gider. Makamlar biter. Paranın sesi susar.
Geriye sadece insanın içindeki karanlık kalır.
Murat İLERİ