KASTAMONU

Kastamonu'da yetişti... Alzaymır hastalığını tedavi edecek...

Abone Ol

Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsünde görevli Dr. Mustafa Kemal Soylu, yüzde 70’i ormanlarla kaplı Kastamonu ormanlarında yetişen aslan yelesi mantarıyla ilgili çalışma yaptıklarını belirterek, bu mantarın alzaymır hastalığının tedavisinde kullanılacağını kaydetti. Ayrıca Soylu, tüm Türkiye’de ormanlarda yetişen mantarların gen kaynağını çıkarttıklarını ve şu ana kadar 1000’e yakın ormanlardan mantar topladıklarını söyledi.
Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü tarafından “Türkiye Mantar Gen Kaynaklarının Toplanması ve Muhafaza Edilmesi” projesi kapsamında ormanlarda yetişen doğal mantarlar toplanıyor. Bu kapsamda Enstitüde görevli Dr. Mustafa Kemal Soylu ve Yüksek Ziraat Mühendisi Burak Baybaş, Kastamonu’ya gelerek ormanlarda yetişen mantarları topladı. Özellikle Araç ilçesini ve Hanönü ilçesi sınırlarında bulunan ormanlardaki mantarları toplayan Dr. Mustafa Kemal Soylu ve Yüksek Ziraat Mühendisi Burak Baybaş, tüm Türkiye’yi gezerek ormanlarda yetişen farklı türdeki mantarları toplayacaklarını kaydettiler.
Özellikle Kastamonu’nun Araç ilçesinde reishi ve aslan yelesi mantarlarını toplayan Dr. Mustafa Kemal Soylu ve Yüksek Ziraat Mühendisi Burak Baybaş, Hanönü ilçesinde de istiridye, söbele gibi mantarları toplayarak muhafaza altına aldı.

“Aslan yelesi, alzaymır hastaları için önemli bir mantar”
Kastamonu’nun Araç ilçesinde ormanda topladıkları aslan yelesi mantarının unutkanlık yani alzaymır hastalığının tedavisinde kullanılan önemli bir mantar olduğunu belirten Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsünde görevli Dr. Mustafa Kemal Soylu, “Mantarlar üzerine farklı araştırmalar yürütüyoruz. Bunlardan bir tanesi de doğada ekonomik önemi olan ve tıpta kullanılan doğal mantarları toplayıp bunların laboratuvarda tohumlarını alıp saklıyoruz. Şu ana kadar 1000’e yakın farklı tüylere ait tohumlar elde ettik. Bunlardan yoğunluklu olarak istiridye mantarının yabanileri var, çaşır mantarı var, kulacık mantarı var, tıbbi mantarlardan reishi mantarı var, aslan yelesi var. Bu türleri topluyoruz, gen kaynağı olarak saklıyoruz. Aksi taktirde bu türler doğada kaybolabilir. Bizim gen bankamızda özellikle sıvı azotlu sistemde ömür boyu saklanıyor. Bunlardan ayrıca bizler çeşitler elde ediyoruz. 2018 yılında tamamladığımız bir çalışmada istiridye mantarından yerli misel elde ettik. Bunu yerli misel olarak tescile sunduk. Şu anda tescil aşamasında bulunuyor. İsmini de yaprak 77 koyduk. İkinci çeşidimizde kulacık diye bir mantar çeşidimiz bulunuyor. Onu da soylu 77 diye tescile sunduk. Şu anda reishi mantarıyla ilgili benzer bir çalışma yürütüyoruz. Farklı bölgelerden topladığımız reishi mantarlarını, dün Araç bölgesinden de topladık bu mantardan. Hem içeriği yüksek hem de verimli bir mantar, inşallah yerli reishi mantarını da üreteceğiz. Bundan sonraki aşamalarda önümüzdeki dönemlerde aslan yelesiyle ilgili çalışmalarımız olacak. Aslan yelesi de alzaymır hastaları için önemli bir mantar. Sağlık problemleri olanlar özellikle Uzakdoğu bölgesinde bu mantardan çok yetiştiriliyor” dedi.

“Reishi ve aslan yelesi mantarları, alternatif tıpta yaygın kullanılıyor”
Araç ilçesinin ormanlarında bulunan reishi ve aslan yelesi mantarının alternatif tıpta yaygın olarak kullanıldığını ifade eden Dr. Soylu, “Araç’ın ormanlarında bulduğumuz aslan yelesi mantarları gerçekten alternatif tıpta önemli bir kullanım alanına sahip. Uzak doğuda yıllardır bununla ilgili çalışmalar yapıyoruz. Çinliler, Japonlar, Koreliler, bu mantarı yaygın olarak alternatif tıpta kullanıyorlar. Uzak Doğuda yetiştiriciliği yaygın bir şekilde yapılıyor bu mantarın. Ama ülkemizde yetiştiriciliği maalesef çok az, şu an bir tane işletmemizde az miktarda bir üretimi var. Oysa bu mantarın yabanisi ülkemizde olan bir mantar. Yani ülkemizde bu mantar yetiştirilebilir demektir. Özellikle basit sistemlerle Kastamonu gibi fazla yatırım gerektirmeden, köylüler tarafından yetiştirilebilir. Biz bunların laboratuvarda tohumlarını elde ettikten sonra tohumlarını üreteceğiz, ıslah edeceğiz, iyi verimli olan aslan yelelerini seçeceğiz, ayrıca içerik bakımdan da inceleyeceğiz, daha sonra tohumlarını üreticilerimiz alarak kütüklerde en basit şekilde üretimi yapabilirler” diye konuştu.

“Şu ana kadar 40 ili gezip ormandan mantar topladık”
Şu ana kadar 40 ili gezdiklerini ve 1000’e yakın ormanlardan farklı türden mantar topladıklarını söyleyen Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsünde Yüksek Ziraat Mühendisi olarak görev yapan Burak Baybaş ise, “Bugüne kadar yaklaşık 40 ili gezdik. Her ili eko sisteminde önemli olan mantarlarını toplamaya çalıştık. Topladığımız mantarları gen bankamıza kattık. Bu hafta da Kastamonu ilimize geldik. Dün Araç ilçemizde reishi ve aslan yelesi mantarlarını topladık. Bugünde Hanönü ilçesindeyiz. Burada da söbele mantarı ve kayın mantarını topladık. Bu yönde çalışmalarımız devam edecek. Projemiz Türkiye’nin tamamını kapsamaktadır” şeklinde konuştu.

“Alsan yelesi mantarı, unutkanlığa ve alzaymır hastalığına karşı üstün özellikleri bulunuyor”
Araç ilçesinde topladıkları aslan yelesi mantarının unutkanlık ve alzaymır hastalığına karşı üstün özelliklerinin bulunduğunu belirten Baybaş, “Dün Araç ilçemizde topladığımız aslan yelesi mantarı, Uzakdoğu’da yıllardır kültürü alınan ve yetiştirilen bir türdür. Uzak Doğu ülkeleri yıllardır bu mantarın iyileştirici etkisinden alternatif tıpta yararlanmakta. Aslan yelesi mantarı, unutkanlığa ve alzaymır hastalığına karşı yapılan araştırmalar sonucundan üstün özellikleriyle ön plana çıkan bir türdür. Ülkemizde de bu mantarın kullanımı gün geçtikçe artıyor. Bizlerde bu tür ile ilgili çalışmalarımız sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.

“Kastamonu, biyo-çeşitlilik olarak zengin bir il”
Yalova’dan mantar araştırması için gelen ekibe refakat eden Kastamonu Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Sabri Ünal da, şöyle konuştu: “Yalova’dan Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsünden özellikle mantarların gen kaynaklarının bulunarak daha sonra bunların üretimi şeklindeki bir proje için Kastamonu’ya gelen arkadaşlarımıza yardımcı oluyoruz. Kastamonu ormanlarının biyo-çeşitliliğini gerek yapmış olduğumuz daha önceki çalışmalarda gerekse bugün tekrar topladığımız mantarla şahit olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Daha gelirken yol kenarlarında söbele mantarlarını gördük. Hemen akabinde bir kayın kütüğünde istiridye mantarını gördük. Bu mantarları ilimize gelen arkadaşlarımız toplayarak doğal gen kaynağı olarak kendi projelerinde kullanacaklar”