Kütük!

Son günlerde bir video ortaya çıktı. Bu videoyla birlikte Allah’a, Kitaba, Peygambere saldıran bir sapığımız daha oldu.!

Abone Ol

Aslında bir den daha çok oldu sapıklarımız.

Neydi konu?

Kendini komedyen zanneden bir KÜTÜK çıkmış ortaya, yeryüzünde hiç konu kalmamış gibi Allah’ın Kitabını, Peygamberini hedefine koymuş ve buna da espri demiş.

Kur’an dan bahsetmiş.

Yüce Yaradan’dan bahsetmiş,

Ve Hz Peygamberden bahsetmiş.

Salonda hitap ettiklerini göremiyoruz ama o alkış ve gülme sesi bir efekt değilse bir salon dolusu daha KÜTÜK var diyebiliriz!

KÜTÜK’ler orada olanlarla da sınırlı değil.

Siyasetin içinde olan bazı KÜTÜK’lerin de bu densize sahip çıktığını görüyoruz.

İsten bir inancın olsun ister olmasın.

Hangi dine mensup olursan ol,

Ya da dinsiz ol!

Bir dine, inanışa, Kitaba, Peygambere saldırmak ancak sapıkların, sapkınların, yoldan çıkmışların işidir!

Namazda başını secdeye götüren hiç bir kimse bu kütükleri haklı göremez.!

Bu kütüklere sahip çıkamaz,

Çıkmamalı!

Bunlara neden KÜTÜK diyorum?

Çünkü benim inancıma göre bunlar cehennemde yanacak birer KÜTÜK’tür, de ondan!

Aziz Nesin, kendisine inancından ötürü tepki gösteren ve "Sen cehennemde yanacak bir kütüksün" diyen birine şu cevabı vermiştir:
"Senin inancına göre ben cehennemde yanacak bir kütüğüm. Peki, kütük yanarken etrafına ne verir? Işık ve ısı. Yani ben yansam bile senin dünyanı aydınlatacağım, seni ısıtacağım. Sen yine benden faydalanacaksın."

Bu kitlenin aydını da böyle siyasetçisi de..

İnanmayınca böyle yanlış ifadeler ortaya çıkıyor.

Aziz Nesin de inanmadığı için yanmaları karıştırmış.

O zannetmiş ki kendisini ölünce bu dünya da yakacaklar, yanarken alev olacak ve başkaları onda ısınacak.!

Maalesef her kütük kendi cehenneminde yanacak. Ne senin ateşin başkasını ısıtacak ne de sen başkasının ateşiyle ısınacaksın.!

Herkesin ateşi kendine!

Tasavvufi kaynaklarda ve edebiyatta "Cehennemde ateş yoktur, herkes ateşini bu dünyadan götürür"

Derviş Ali’nin dizelerinde "Cehennem dediğin dal odun yoktur / Herkes ateşini kendi götürür".

Bu söz; insanın kendi kötülüklerinin, hırslarının ve hatalarının cehennemini bizzat kendisinin hazırladığını anlatır!

Yok efendim espri yapmış..

Bunda ne varmış..

Allah ile, Kur’an ile, Peygamber ile espri mi olur?

90 lı yılları bir hatırlayın.

Türkiye nin ilk özel TV kanalında “Turnike” isimli yarışma programında o dönemde baya popüler olan Güner Ümit isimli sunucu telefonla yarışmaya katılan bir bayan ile sohbet ederken:

“Hamileyim” diyen kadına, “kimden” diye sormuş, kadın “babam!” deyince “yoksa sen kızılbaş mısın?” kelimesi kullanmıştı.

Programın ardından Alevi vatandaşlar tepki göstermiş, Tv kanalını basmış, program yayımdan kaldırılmış ve o sunucu kanaldan kovulmuştu.

Bununla da kalmadı.

Savcılık sunucu hakkında mezheplerden birine hakaret etmek, alaya almaktan dolayı soruşturma açtı.

Sunucu ABD ye gitti. Uzun bir zaman sonra unutulmuştur diyerek geri döndüğünde aynı tepki ile karşılaştı.

Geçimini sağlama için çalışmak zorundaydı. Ancak Alevi lobileri tarafından hiç bir yerde iş yapmasına izin verilmedi!

O bir canlı yayındı. Sunucunun bir anlık yaptığı “gaf”’ tüm parlak geçmişini ve geleceğini karartmıştı..

Günlerce gündemde bu konu vardı.

Canlı yayında belki de istemeden ağzından çıktığı bir söz ile ne kadar özür dilese de o sunucuya kimse sahip çıkmamış, “canlı yayında olur böyle hatalar, siyasi mizah yapmış, espri yapmış, ifade özgürlüğü” diyen olmamıştı.

Günümüzde komedyenim diye ortaya çıkan ve bile isteye Allah’ı, Kur’anı, Peygamberi alay konusu yapan biri için maalesef o gurubun içinde olanlar bugün “"şaka" ve “ifade özgürlüğü” deme cüretini gösteriyor!

Allah bunları ıslah etmesin.!

Mehmet Çelebi