Timur, geleneksel kemoterapinin yan etkilerini azaltan ve doğrudan tümörlü dokuyu hedefleyen nano teknolojik ilaç sistemlerinin sağlık alanında yeni bir dönemi başlattığını söyledi.
Meme Kanseri En Yaygın Kanser Türleri Arasında
Zonguldak Eczacı Odası panelinde konuşan Timur, meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olduğunu belirterek, hastalığın meme kanalları ve meme lobüllerinde gelişebildiğini ifade etti. Kanserin ortaya çıktığı bölgeye göre farklı sınıflandırmalar yapıldığını anlatan Timur, bu ayrımın uygulanacak tedavi yöntemini doğrudan etkilediğini vurguladı.
Tümörün Yapısı Tedavi Sürecini Belirliyor
Meme kanserinde tümörün büyüklüğü, yayılım durumu, lenf bezlerine sıçrayıp sıçramadığı ve hücresel özelliklerinin büyük önem taşıdığını söyleyen Timur, östrojen reseptörü, progesteron reseptörü ve HER2 gibi biyolojik göstergelerin tedavi planlamasında belirleyici rol oynadığını aktardı.
Bazı tümörlerin hormon tedavisine yanıt verdiğini, bazılarının ise daha agresif seyredebildiğini belirten Timur, özellikle üçlü negatif meme kanserinin daha dikkatli takip edilmesi gereken bir tür olduğunu söyledi.
Geleneksel Kemoterapide En Büyük Sorun Yan Etkiler
Kemoterapinin yalnızca kanser hücrelerini değil sağlıklı hücreleri de etkilediğini ifade eden Timur, bu nedenle saç dökülmesi, mide bulantısı, kusma, bağışıklık sisteminin baskılanması ve yaşam kalitesini düşüren birçok yan etkinin görülebildiğini dile getirdi.
Ayrıca bazı ilaçların suda çözünürlüğünün düşük olması nedeniyle yardımcı maddelerle kullanılmak zorunda kaldığını belirten Timur, bunun da ek toksik etkilere yol açabildiğini kaydetti.
Akıllı İlaçlar Hedefe Yöneliyor
Son yıllarda geliştirilen akıllı ilaçların doğrudan kanser hücresini hedef alacak şekilde tasarlandığını anlatan Timur, özellikle monoklonal antikorların meme kanseri tedavisinde önemli başarı sağladığını söyledi.
Bu ilaçların sağlıklı dokulara daha az zarar verdiğini vurgulayan Timur, tedavi etkinliğinin artırılması açısından modern onkolojide önemli bir yer tuttuğunu ifade etti.
Nano Teknoloji Tedavide Çığır Açıyor
Timur’un sunumunda en dikkat çeken başlıklardan biri ise nano boyutlu ilaç taşıyıcı sistemler oldu. Boyutları 10 ila 1000 nanometre arasında değişen bu sistemlerin, tümörlü dokulardaki bozuk damar yapısından yararlanarak doğrudan kanser bölgesinde birikebildiğini söyledi.
Bu sayede ilacın hedef bölgeye daha yoğun ulaştığını belirten Timur, sağlıklı dokuların ise büyük ölçüde korunduğunu anlattı.
Asidik Ortamda Açılan Akıllı Sistemler
Tümör dokularının çevresinin daha asidik yapıda olduğunu hatırlatan Timur, buna duyarlı polimerlerle geliştirilen taşıyıcı sistemlerin yalnızca kanserli bölgede ilacı serbest bırakabildiğini kaydetti.
Bu yöntem sayesinde yan etkilerin azaltıldığını belirten Timur, geleceğin kanser tedavisinde çevreye duyarlı sistemlerin daha fazla kullanılacağını söyledi.
Türkiye’de De Kullanılan Nano İlaçlar Var
Meme kanseri tedavisinde dünyada ve Türkiye’de kullanılan bazı nano teknolojik ilaçların bulunduğunu belirten Timur, liposomal ve albümin bağlı ilaç formlarının özellikle daha düşük yan etki ve daha yüksek etkinlik sağladığını ifade etti.
Eczacılıkta Bilimsel Dönüşüm Sürüyor
Panelde verilen bilgiler, eczacılık alanında ilaç teknolojilerinin hızla geliştiğini bir kez daha ortaya koydu. Uzmanlar, gelecekte kişiye özel ve hedefe yönelik tedavilerin yaygınlaşmasıyla kanser tedavisinde çok daha başarılı sonuçlar alınabileceğini değerlendiriyor.