Memleket Sevdası ve Yılmaz Tunç

Bazı insanlar vardır, doğdukları şehirden ayrılsalar bile yürekleri hiçbir zaman memleketlerinden ayrılmaz.

Abone Ol

Onlar için siyaset, makam sahibi olmak değil; doğup büyüdükleri topraklara vefa borcunu ödemektir. Bana göre Yılmaz Tunç da bu anlayışın temsilcilerinden biridir.

Bartın'ın Ulus ilçesinde başlayan hayat yolculuğu, hukuk eğitimiyle şekillendi; avukatlık mesleğiyle olgunlaştı ve siyasette üstlendiği görevlerle Türkiye'nin en önemli makamlarından birine kadar uzandı. Ancak bu yolculuk boyunca Bartın ismi hiçbir zaman arka planda kalmadı. Aksine, her fırsatta memleketinin sesi olmayı sürdürdü.

Siyaset, yalnızca kürsülerde yapılan konuşmalarla ölçülmez.
Asıl ölçü; geride bırakılan eserler, takip edilen yatırımlar ve insanların hayatına dokunan hizmetlerdir. Bartın'ın son yıllardaki değişimine bakıldığında bunun en somut örneklerini görmek mümkündür.
Yeni yapılan Bartın Devlet Hastanesi, Bartın Üniversitesi'nin büyümesi ve gelişmesi, modern kampüs yatırımları, Bartın Adalet Sarayı, bölünmüş yollar, köprüler, viyadükler ve Bartın-Ankara ulaşımını güçlendiren projeler, şehrin çehresini değiştiren yatırımlar arasında yer almaktadır.
Bu projeler, yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamakla kalmamış, Bartın'ın geleceğine de yön vermiştir. Bu süreçlerde emeği bulunan herkes gibi, Yılmaz Tunç'un da Bartın'ın Ankara'daki güçlü temsilcilerinden biri olarak bu yatırımların hayata geçirilmesine önemli katkılar sunduğuna inanıyorum.

Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın uzun yıllardır birlikte çalıştığı isimlerden biri olması da tesadüf değildir. Siyasi hayatında üstlendiği görevler, TBMM Adalet Komisyonundaki uzun yıllara dayanan çalışmaları ve Adalet Bakanı olarak yürüttüğü sorumluluk, devlet yönetiminde duyulan güvenin bir göstergesi olarak değerlendirilebilir. Dava arkadaşlığı sadece seçim meydanlarında değil, zor zamanlarda da belli olur. Yılmaz Tunç'un yıllar boyunca Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yanında kararlılıkla yürüyen isimlerden biri olması, bu güvenin en önemli sebeplerinden biridir.

Elbette siyasetin doğasında eleştiri vardır. Fakat hakkı teslim etmek de bir erdemdir. Bir şehre kazandırılan her okul, her hastane, her adliye binası, her yol, her köprü ve her viyadük, gelecek nesillere bırakılan bir mirastır. Bugün Bartın daha güçlü bir sağlık altyapısına, daha gelişmiş bir üniversiteye, daha modern kamu binalarına ve daha güvenli ulaşım imkânlarına sahipse, bu yatırımların arkasındaki emeği de görmek gerekir.

Ben Yılmaz Tunç'u yalnızca bir bakan olarak görmüyorum. Memleketine bağlılığını koruyan, Bartın'ın meselelerini Ankara'da takip eden, yatırım süreçlerini yakından izleyen ve devlet ciddiyetini siyaset anlayışıyla birleştiren değerli bir hemşehrimiz olarak görüyorum. Siyasette kalıcı olan koltuklar değil, eserlerdir. Eserler ise yıllar geçse de konuşmaya devam eder.

Günün sonunda makamlar değişebilir, görevler sona erebilir. Ancak memleket sevgisiyle yapılan hizmetler yaşamaya devam eder. Bir şehrin yollarında, köprülerinde, viyadüklerinde, üniversitesinde, kampüsünde, devlet hastanesinde, adliye sarayında ve insanların geleceğe dair umutlarında o hizmetlerin izi kalır.

İnanıyorum ki Bartın, kendisine hizmet edenleri her zaman hatırlayacaktır. Çünkü memleket sevdası; sözle değil, emekle, vizyonla ve geride bırakılan kalıcı eserlerle anlam kazanır.

Murat İLERİ