Atakan Örer, üretimin durdurulması kararı ve kurumda yapılan görevde yükselme sınavına yönelik dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Aynı zamanda maden mühendisi olarak Türkiye Taşkömürü Kurumu Karadon Müessesesi Kilimli İşletmesi’nde görev yaptığını vurgulayan Örer, açıklamasını yalnızca siyasi değil, mesleki sorumluluk bilinciyle yaptığını belirtti.
Mesleki Sorumlulukla Konuştuğunu Vurguladı
Örer, yaptığı açıklamada sahadaki gerçeklik ve teknik veriler doğrultusunda değerlendirme yaptıklarını ifade ederek, üretimin durdurulmasına yönelik kararın bilimsel ve teknik açıdan doğru olmadığını savundu. Madenciliğin masa başı değil, sahada çözüm üreterek yürütülen bir meslek olduğunu dile getiren Örer, eksikliklerin üretim devam ederken giderilebileceğini söyledi.
“Biz madenciler kömür çıkarmak istiyoruz. Biz üretmek istiyoruz. Biz bu ülkenin enerjisine katkı sunmak istiyoruz.” sözleriyle üretim vurgusu yapan Örer, çalışanların sahaya dönmek istediğini kaydetti.
Mahkeme Sürecine Güven Mesajı
Sürecin ikinci bilirkişiye intikal ettiğini ve 5 Mart’ta iş mahkemesinde duruşma yapılacağını hatırlatan Örer, adalete güvenlerinin tam olduğunu ifade etti. Türkiye’nin en güvenli ocaklarının yeniden üretime açılması yönünde karar çıkacağına inandıklarını belirten Örer, sürecin yakından takip edildiğini dile getirdi.
Sınav Tartışması Kurumda Şaibe İddialarını Gündeme Taşıdı
Örer, kurumda görevde yükselme sınavı yapılmasının kamu vicdanını ve kurumsal güveni zedelediğini öne sürerek, sınava ilişkin iddiaların ciddi bir şaibe algısı oluşturduğunu savundu. Sınava girmeyen bazı mühendislerin yüksek puan aldığına yönelik iddiaların kurum içinde tartışma yarattığını belirten Örer, kurumun itibarının korunması gerektiğini ifade etti.
Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun adının en küçük bir şaibeye dahi karışmaması gerektiğini vurgulayan Örer, söz konusu sınavın derhal iptal edilmesi çağrısında bulundu.
Önceliğin Üretim Ve Emek Olduğunu Söyledi
Milliyetçi Hareket Partisi Kilimli İlçe Başkanlığı olarak önceliklerinin Kilimli’nin geleceği, kurumun itibarı, madencinin emeği ve üretimin yeniden başlaması olduğunu belirten Örer, mücadelelerinin makam veya rant için değil üretim, emek ve devlet için olduğunu ifade etti.