ÖZELEŞTİRİ

Genç Türkiye Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana çok seslilik esas alınmıştır. Tek parti zamanlarında bile Atatürk mecliste eleştirilmiştir.

Abone Ol

İnönü eleştirilmiştir, çok partili sisteme geçildiğinde Menderes hariç Özal, Demirel-Ecevit-Türkeş, Çiller, Yılmaz ve daha niceleri gerek karikatür olarak, gerekse yazınsal olarak yerden yere vurulmuşlardır ama hiç birisi yapılan bu eleştiri ve kötü benzetimler için kimseyi cezalandırılmamışlardır. Eski meclis tutanaklarında o kadar derin ve seviyeli soru-cevaplar vardır ki günümüzden bir asır ilerideki bir kültür esintisi gibidir, eski politikacılarda o kadar engin bir siyasi terbiye örnekleri var ki her biri siyasi ders niteliğindedir, bütün bunlara istisna olarak 1970 li yıllardaki siyasi çalkantılar ise politik tarihimizde kötü bir anomali olarak karşımızda duru ki o da zaten bir ABD projesi idi ve ne sağcısı, ne de solcusu maşa olarak kullanıldığının farkındaydılar, o tarihlerde her iki kesimde figüran olarak kullanıldı ve tarihin çirkinliğini ve gerçek düşmanı yaşayarak öğrendiler. Bütün bu anlattıklarımdan kötü bir şekilde etkilenmeyen bir gurup vardı din referanslı örgütlerdi, hiçbir dönemde kimse onlara dokunmadı, eğmedi, bükmedi, onlarda filizlenmeye devam etti ve her dönem yeni bir cephe kazanarak yollarına devam ettiler, aslında esas oyun ve ABD tezgahı bu idi ama FETÖ denen vatan hainin ipliği pazara çıkana kadar kimse tehlikenin farkına varamadı, ne zaman ki rant ele-avuca sığamaz oldu, ne zaman ki takke düştü kel göründe o zaman toplumsal refleks devreye girdi ve herkesin bildiği sonuçları yaşamış olduk. Şimdi soruyorum Tehlike geçti mi?

Asıl tehlike yeni ve daha güçlü yoluna devam ediyor ve biz hala bunun farkında değiliz. “İş kıvamına gelmeden atılacak her adım erkendir” diyen Fetö’nün dediği yolda gidilse idi bu ülke bu gün çok farklı bir şeylerle burun buruna kalacaktı. Biz hala gafletteyiz. bir türlü kendimiz olamıyoruz, biz hala ceviz kabuğunu doldurmayan gerekçelerle insanları mahkemeye veriyoruz, biz hala enerjimizi boşa harcarken Pakistan gibi küçümsediğimiz ülkeler vahşilerin başlattığı savaşları bitirmek için devreye girerken ve uluslararası ölçekte saygınlıklar kazanırken biz hala iç siyasetimizle toplumsal kafa karışıklığı yapmaya devam ediyoruz.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda karın ağrısı çekenler ve bu ülkenin varlığını hazmedemeyenler hiç değişmedi, adları değişti, kullandıkları yöntemler değişti, Ülkemiz içindeki maşaları değişti ama asıl hedefleri hiç değişmedi ve ne acıdır ki süreç devam ediyor.