Ramazan ayı neden diğer aylardan ayrı bir yerde görülür? “11 ayın sultanı” ifadesi hangi anlamları taşır? Bu tanımlama sadece dini bir söylem midir, yoksa tarihsel ve toplumsal bir arka planı var mıdır? Ramazan ayını özel kılan ibadetler nelerdir? Toplumsal hayatta Ramazan’ın etkisi nasıl şekillenir? Bu kavram Osmanlı’dan günümüze nasıl aktarılmıştır? Ramazan’ın diğer aylara üstünlüğü hangi kaynaklara dayandırılır? Manevi açıdan Ramazan neden merkezî bir konumda kabul edilir?
Ramazan Ayına “11 Ayın Sultanı” Denilmesinin Gerekçeleri
Ramazan ayı, İslam inancında Kur’an-ı Kerim’in indirilmeye başlandığı dönem olarak kabul edilir ve bu yönüyle diğer aylardan ayrılır. Oruç ibadetinin farz kılındığı ay olması, Ramazan’a özel bir konum kazandırır. İslam takvimindeki diğer on bir ay boyunca yapılabilen ibadetler Ramazan’da daha yoğun ve disiplinli biçimde yerine getirilir. Oruç, teravih namazı, sahur ve iftar düzeni, fitre ve zekât uygulamaları bu ayda belirginleşir.
Ramazan geceleri arasında yer alan ve bin aydan daha hayırlı kabul edilen Kadir Gecesi de bu ayın değerini artıran temel unsurlar arasında yer alır. “11 ayın sultanı” ifadesi, Ramazan’ın manevi üstünlüğünü ve diğer aylara rehberlik eden konumunu vurgulamak amacıyla kullanılmaktadır. Bu tanımlama tarihsel olarak Osmanlı döneminde yaygınlaşmış, toplumsal dilde Ramazan’a duyulan saygının ifadesi haline gelmiştir.
Ramazan süresince toplumsal dayanışmanın artması, paylaşma kültürünün öne çıkması ve sosyal hayatın ibadet merkezli bir düzene girmesi de bu ayın farklı bir statüyle anılmasına neden olmuştur. Bu yönleriyle Ramazan, sadece bireysel ibadetlerin değil, toplumsal düzenin de merkezine yerleşen bir ay olarak değerlendirilir.