Daha düne kadar “abi” dediğin, yanında durduğun, sözünü söz bildiğin insanların bir gün dönüp arkana bile bakmadan gitmesiyle başlar bu yorgunluk.
Aynı sofrada oturup ekmeğini paylaştıkların,gün gelir seni yalnızlığa mahkûm eder.
İşte o an anlarsın; mesele yol değilmiş, mesele yol arkadaşlığıymış.
Bu çağın en büyük yalanı DOSTLUKTUR!...
Çıkar bitince samimiyet de biter.
Menfaat konuşur, Vicdan susar.
En ağır darbeyi düşmandan yemez insan.
Düşman bellidir,tedbir alırsın. Asıl yıkım,“bizden” dediğin insanların içinden gelir.
Yüzüne gülüp arkandan hesap yapanlar,susarak seni harcayanlar, gerektiğinde seni yok sayanlar…
Hepsi aynı düzenin farklı yüzleridir.
Bir düzen kurulmuş
haklı olanın değil, güçlü olanın konuştuğu bir düzen.
Doğruyu söyleyenin değil,işine geleni söyleyenin alkışlandığı bir düzen.
Böyle bir yerde ADALET sadece duvar yazısıdır.
Vicdan ise hatırlanmayan eski bir kelime.
İnsan bu düzenin içinde iki kere yorulur:
Bir,dışarıdaki kirli hesaplarla…
İki,içindeki temiz kalma mücadelesiyle.
İşte asıl yorgunluk burada başlar.
Çünkü insan dışarıyla savaşır ama asıl savaşı kendi içinde verir. İnandıklarını korumak, bozulmadan kalabilmek, eğilmeden yürüyebilmek… Herkesin harcı değildir.
Uykuların kaçması boşuna değil.
Uyku,huzurun kardeşidir.
Huzur yoksa,gözler kapansa bile ruh ayakta kalır.
Gece olunca herkes susar,gerçekler konuşur.
Kendi kendine sorarsın:
“Ben nerede yanlış yaptım?”
Sonra anlarsın ki…
Yanlış yapmak değil, yanlış insanlara doğru davranmak yormuş seni.
Bu yorgunluk sıradan bir yorgunluk değil.
Bu,ruhun dinmeyen yorgunluğu.
İhanetin,hayal kırıklığının, adaletsizliğin birikmiş ağırlığı.
Yine de her şeye rağmen insan tamamen kararmıyor.
İçinde küçük de olsa bir ışık kalıyor.
O ışık,hâlâ doğruya inananların,hâlâ adam gibi duranların umudu.
Çünkü herkes bozulmaz.
Herkes SATMAZ.
Herkes SUSMAZ.
Bir gün,gerçekten yanında duranla, sadece yanında görünenin farkı daha net ortaya çıkacak.
Bir gün,teraziler yeniden kurulacak.
Bir gün,bu yorgunluk yerini sükûnete bırakacak.
O güne kadar…
Ruh taşıyacak...
Ama asla unutmayacak.
Murat İLERİ