Kusura bakmayın ama artık mızrak çuvala sığmıyor, Zonguldak halkının da sabır taşı çoktan çatladı! Vatandaş belediyeden dağ gibi biriken dertlere derman beklerken, karşısında adeta yangından mal kaçırır gibi hareket eden bir yönetim buldu. Açık konuşalım: Bu millet size o yetkiyi, eşi dostu, yandaşı belediyeye doldurun, liyakati ayaklar altına alın diye vermedi. Belediye Başkanı Tahsin Erdem’in aklını başına alması vakti geldi de geçiyor bile! Yahu bu şehrin yolu delik deşik, köstebek yuvası gibi. Çöpü ayrı bir dert, ulaşımı tam bir işkence! Kentin temel sorunları dağ gibi yığılmışken, belediyenin kalkıp lokantacılık, kasaplık, marketçilik ya da çay bahçesi işletmeciliğine soyunması düpedüz akıl tutulmasıdır. "Erdemler Belediyesi" dedikleri yer, resmen ticarethaneye döndü.
Sormazlar mı adama; sen esnaf mısın, belediye mi? İşportacı zihniyetiyle, ekmek-kasap dükkanı açarak belediyecilik falan yapılmaz!
Belediyenin asli görevi bellidir:a
Mahallenin çöpünü vaktinde toplayacaksın,
Vatandaşın çukurdan kaçamadığı yolları yapacaksın,
Musluktan akan suyun hesabını vereceksin!
Zaten ekonomik krizde kan ağlayan esnafın ekmeğine göz diker gibi her sektöre el atmak, kentin gerçek sorunlarından kaçmaktan başka bir şey değildir. Bu yapılanın adı "hizmet" değil, basiretsizliğin dik alasıdır! Hele o geçen dönem suya konutlarda yüzde 259, iş yerlerinde yüzde 307 zam yapıldığını bu halk unuttu sanıyorsanız, çok yanılıyorsunuz. O faturalar hala can yakıyor!
Koltuk Alındı, Liyakat Rafa Kaldırıldı! Seçim bitti, başkan koltuğu kaptı ve hizmeti tamamen unuttu. Sokaktaki feryat ayyuka çıkmış durumda. Zonguldaklılar belediyede iş üretecek adam görmek isterken, iddialara bakılırsa işe alımlarda sadece parti kartvizitleri ve yandaşlık ilişkileri havada uçuşuyor. Halk, CHP’li tanıdıkları belediyede işe sokun diye mi size oy verdi?
Daha acısını söyleyeyim: 19 mahallede temizlik hizmetleri çökmüş, toplu taşıma tel tel dökülüyor. Belediye için gece gündüz ter döken, kahrı çeken işçinin ikramiyesi, hak edişi zamanında ödenmiyor. Kendi çalışanının hakkını, alın terini zamanında vermekten aciz bir yönetim, bu şehre ne hayır getirebilir?
Üstelik muhtarla, balıkçıyla, pazarcıyla, şoför esnafıyla bağlar tamamen kopmuş. Kimseyle konuşmuyor, dert dinlemiyorsunuz. Madem kurumsal iletişiminiz yok, madem halktan koptunuz; o zaman sormazlar mı adama, belediyedeki o 10 kişilik iletişim ekibi orada ne iş yapıyor.
Sahada Dert Çok, Başkanda Çözüm Yok!
Şunu herkes kafasına iyi kazısın: Bu eleştiriler kişisel bir kavga ya da siyasi bir inatlaşma değildir. Bu Zonguldak halkının gür sesidir! Şehir nüfus olarak büyüyor gibi görünse de il merkezi her geçen gün daha da küçülüyor, geriye gidiyor. Gelen ağam giden paşam misali, koltuğa oturanlar sadece kendi vitrinini parlatmanın, reklamını yapmanın derdine düşüyor. "Sahada dert çok, başkanda çözüm yok" sözü, bugün bu kentin tokat gibi acı gerçeğidir. Belediye şov yapma yeri değil, iş üretme yeridir! Zonguldak halkının artık boş laflara, süslü vitrin projelerine ve "zam yapmadık" masallarına karnı tok. Sayın Tahsin Erdem, o koltuğun rehavetinden ve konforundan bir an önce sıyrılmak zorundadır. Bu şehir sahipsiz, bu millet saftirik değildir; esnafın, işçinin ve mahallelinin ahı yakanızdadır.
Ya asli göreviniz olan yola, çöpe, ulaşıma ve liyakate odaklanıp bu şehre adamakıllı hizmet verirsiniz. halkın öfkesiyle başınıza yıkılır! Yol yakınken kendinize çeki düzen verin; çünkü Zonguldak halkı bu tiyatroyu daha fazla izlemez, bu masalı da yemez!
Zonguldak Sahada Calışan Bir Belediyecilik Görmek İstiyor.
Zonguldak'ta Hafıza yürüdü bazı kesimler çok rahatsız oldu
Ne kadar çok hafızlık düşmanı varmış
İslam düşmanları bunlar
Yazıklar olsun