Yerelde hizmet için seçtiğiniz ya da o mantıkla oy verdiğiniz belediye başkanları beklentilerinizi ne kadar karşılıyor?
Çöp toplamak, park-bahçe yapmak, yol yapmak, su getirmek, çeşitli sosyal alanlar inşaa etmek vbbir çok eksikliği gidermek ya da var olan hizmetin sürekliliğini sağlamak.
Daha büyük projeler için seçilmiş olduğu siyasi partinin desteğiyle bunları hayata geçirmek..
Belediyecilikte bunlar olmazsa olmaz.
Ancak sadece şehri geliştirmek, güzelleştirmek değil belediye başkanlarının görevi.
Halkına dokunması, onların mutlu, kederli günlerinde de yanında olması da çok önemli.
Gazetemiz yazarı Mustafa Emenbeyin “Belediye Başkanı Nasıl Olmalı” köşe yazısını mutlaka okumuşsunuzdur.
O yazıda bazı belediye başkanlarımızı neden dolayı takdir ettiğini gayet net açıklamış.
İsimlerini telaffuz ettiği başkanlarımız bazıları seçildikleri bölgelerinde seçim kitapçıklarına koydukları projelerini birer birer gerçekleştirirken aynı zamanda halkına dokunmayı da ihmal etmiyor.
Bunun en somut örneğini Gökçebey belediye başkanı sn Vedat Öztürk uygulamaya soktuğu “evde berber hizmeti” ile gördük.
Vedat başkan: “Belediyemiz sınırlarında yaşayan vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştırmak için çalışıyoruz. Evde Berber Hizmeti ile yatağa bağımlı veya evinden çıkamayan vatandaşlarımızın kişisel bakımlarını rahatça yaptırabilmelerini sağlıyoruz. Onların huzuru, bizim önceliğimizdir. Tıraş olan büyüklerimize sıhhatler olsun” mesajıyla belediyenin facebook sayfasından duyurdu.
Gönülleri fethetmek işte bu kadar basit.
Daha önce yine hasta ve yaşlılar için ülkemin bir köşesinde bir belediye başkanı acil durumlar için “acil hayat butonu” uygulamasını devreye sokmuştu.
Bu sayede evde yalnız yaşayan yardıma muhtaç yaşlılar ve hastalar için onların kolayca iletişim kurabileceği,
Sadece sağlık değil, market ve pazar ihtiyaçlarını, evde elektrik, su arızası gibi kendilerinin yapamayacağı aksaklıkları gidermek için bir uygulama devreye sokmuştu.
Sosyal belediyeciliği daha farklı alanlara yaymak mümkün.
Bu konuyla alakalı bizde okurlarımızın “sosyal belediyecilik” anlamında yapılmasını istedikleri öneri ve fikirlerini sayfamızın altında yorum kısmına yazmalarını bekliyoruz.
Çok basit çözümleri ve aynı zamanda uygulanılabilirliği olan fikirler okurlarımızdan gelecektir.
Hiç kimse “benim fikrim önemsizdir, yazarsam gülerler” diye düşünüp söylemekten çekinmesin. Basite alınan bir fikir çoğu zaman bir kurtuluş reçetesi, yüz yılın icadı olarak karşımıza çıkıyor.
Çocuklarımıza Sahip Çıkalım
Çocuklarımızın kötü arkadaşlıkları ve kötü alışkanlıkları olmasını kimse istemez.
Okula gönderdiğimiz çocuğumuzun sağa sola sataşmadan, başına bir iş gelmeden düzgün bir şeklide okula gidip dönmesini arzularız hepimiz.
Ancak hayat hiç de bu kadar tozpembe değil.
TV lerde ki uygunsuz programlar, internette kolay ulaşılabilir uygunsuz siteler, çocukların gelişimini olumsuz etkileyen videolar bu masum bedenleri, beyinleri nasıl ve ne şekilde ele geçireceği meçhul!
Aslında çocuğumuzu sokağa saldığımızda nasıl bir ortama saldığımızı bilmek gerekir.
Başıboş köpekler, kötü niyetli insanlar, sorumsuz şoförler, sorumsuzca yetiştirilmiş akranlar, iti, kopuğu...
Emekli bir öğretmenimizin zaman zaman kendi sosyal medyasından endişesini dile getirdiği kötü alışkanlıklar..
Emekli öğretmenimiz sn.Yunus İstek bakın bu endişelerini nasıl dile getirmiş ve anne babalara seslenmiş:
“Sevgili Anne ve babalar,
Çok sevdiğiniz, can pareleriniz, geleceğiniz olan çocuklarınızı sabah okula gönderiyorsunuz, Bunlardan bazıları okula gitmeden önce belirlemiş ve alışmış oldukları metruk bina veya kenar köşe , gözden uzak yerlere koşuyorlar. öğle yemeğine çıktıklarında ve okul çıkışında da bu durum aynen devam ediyor. Buralarda şimdilik sigara içiyorlar sanırım. Bu başka başka madde kullanımına gidiyor olabilir. Bu durum kötü niyetli kişilerin, zehir tacirlerinin iştahını kabartıyordur.
Yarın çok geç kalmadan önlem alalım. Çocuğunuzun okula geliş ve gidişlerinde nerelere takıldıklarını, kimlerle görüştüklerini gözlemleyelim, müsait olduğunuz zamanlarda birlikte gidip gelin .
Öğretmenlerle , okul yönetimiyle görüşmeler yapın. İnanın okul yönetimi ve öğretmenler sizinle tanışmaktan. görüşmekten çok memnun olacaklardır.
Burada okul yönetimlerine, Okul Aile Birliklerine , Belediyelere , kolluk kuvvetlerine de önemli görevler düşmektedir.
Hani her zaman diyorsunuz ya :'' Her şey, bütün çabalarımız çocuklarımız için''.
Her birinize saygılar sunar, sağlıklı nesiller dilerim.”
Sosyal belediyecilik aynı zamanda da bu çocuklarımıza sahip çıkmaktır.
Onların takılabileceği metruk alanları denetim altında tutmak, buraları arka sokak olmaktan çıkarmak belediye başkanlarımızın en birinci vizyon hedefi olmalı.
Toplum olarak kendimizi çevremize, doğamıza, insanımıza karşı sorumlu hissetmeliyiz. Her çocuğa “benim çocuğum” gözüyle bakmalı, sorumlu davranmalı, kötü niyetli kişilere fırsat vermemeliyiz.
Çocukların uygunsuz durumlarına rastladığında kınamak, bana ne demek yerine uyarmalı, ailesine, öğretmenlerine bilgi vermeli, gerekirse emniyet güçlerine şikayette bulunmalı..
Toplum olarak bizler çevremize ne kadar duyarlı isek ve sahiplenirsek kötü niyetli kişiler o kadar etkisiz ve başarısız, çocuklarımız da bir o kadar güvende olacaktır.