Jeoloji Mühendisleri Odası Zonguldak İli Temsilcisi Jeoloji Yüksek Mühendisi Ali Baltaş, “Taş Kömürü Havzasındaki Boksit Yatakları” konusunda dikkat çekici değerlendirmede bulundu.
Gazeteci Orhan Akyüz’ün haberine göre, Baltaş, sosyal medya platformundan yaptığı
paylaşımında, şunları kaydetti:
“Bu yazı son günlerde bölgemizdeki boksit yataklarının işletmeye açılacağı yönünde çıkan haberlerden yola çıkılarak, konu ile ilgilenenlerin bilgi sahibi olmaları amacıyla MTA (Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü) tarafından yöremizde yapılan çalışmalar sonucu hazırlanan raporlardan yararlanılarak hazırlanmıştır.
‘Şehir, Boksit Açısından Türkiye’nin Önemli Lokasyonlarından Biridir’
Zonguldak denince akla ilk olarak geniş alanlara yayılan taş kömürü damarları gelse de şehir, alüminyumun ham maddesi olan boksit açısından da Türkiye'nin önemli lokasyonlarından biridir. Bu nedenle Zonguldak’ta geçmiş dönemlerde kömür, kuvars kumu ve şiferton madenciliğinin yanı sıra boksit madenciliği de yapılmıştır.
‘Ekonomik Değildir’
Zonguldak bölgesinde üretilen boksitler daha çok boksit çimentosu, refrakter (ısıya dayanıklı malzeme) ve hızlı priz alan özel çimento imalatında, demir-çelik yüksek fırınlarında cüruf yapıcı (akışkanlaştırıcı) malzeme olarak kullanılmışlardır. Buna karşın Zonguldak boksitleri, içerdiği yüksek diaspor ve değişken silis oranları nedeniyle Konya Seydişehir'deki boksit yatakları gibi doğrudan saf alüminyum metal üretimine uygun değildir. Çünkü Zonguldak’ta üretilen boksitin eritilerek saf alüminyuma dönüştürülmesi için çok miktarda elektrik enerjisi gerektiğinden ekonomik değildir.
‘Boksit Zuhurları Tespit Edilmiştir’
Zonguldak’taki boksit varlığının ana merkezi, il merkezinin yaklaşık 3 kilometre kadar güneyinde, Zonguldak-Devrek yolu üzerinde bulunan Kokaksu (Hayatköy) mevkisidir. Kokaksu vadisi boyunca uzanan bu yataklar, bölgedeki en büyük ve üzerinde en çok araştırma yapılmış boksit oluşumudur. Bunun yanı sıra bölgemizde çeşitli lokasyonlarda dar olarak nitelendirilebilecek alanlarda boksit zuhurları (belirtileri) tespit edilmiştir.
‘Farklı Jeolojik Devirlerde…’
Genellikle boksit yatakları Alt Karbonifer (Vizeen yaşlı) dolomitik kireçtaşlarının üzerinde diskordansla (zaman boşluğu) gelen Alt Kretase yaşlı Velibey kumtaşlarının altında bir katman olarak yer almaktadır. Boksit, Vizeen kireçtaşlarının karstik boşluklarını düzensiz adeseler şeklinde doldurarak yerleşmişlerdir.
Taş kömürü havzasında bulunan boksit ve şifertonun ortak özellikleri aliminyum açısından zengin kil minerali olmaları ve refrakter malzeme üretiminde kullanılmalarıdır. Buna karşın bu minerallerin kökenleri farklıdır yani farklı jeolojik devirlerde farklı süreçlerle oluşmuşlardır.
‘Boksit, Açık Ocak Madenciliği Yöntemiyle Çıkarılmaktadır’
Boksit, genellikle yüzeye yakın tabakalarda bulunduğundan açık ocak madenciliği yöntemiyle çıkarılmaktadır. Bu durum her madencilik işleminde olduğu gibi çevreye hasar verilerek gerçekleştirilir. Çevreye verilebilecek zararlar arasında; ormansızlaşma, habitat ve verimli toprak kaybı, saflaştırma ve ayırma işleminde kullanılan kimyasalların çevreye vereceği zararlar, atıkların depolandığı barajların sızıntı ve çökme riski, su kaynaklarının kirlenmesi, hava ve toz kirliliği vb. sayılabilir.
‘Vahşi Madenciliğe Karşı…’
Biz canlılar doğadan yararlanarak yaşamımızı sürdüremeyiz. Metalden plastiğe, kömürden petrol ve doğal gaza kadar her ürünü kayaçlardan elde ederiz. Ayrıca kayaçların parçalanmasıyla oluşan topraklarda binlerce bitki yaşam bulur, havamızı temizleyen ormanlar gelişir, hayvanlar yaşam alanı bulur ve biz de besinlerimizi elde ederiz. Kayaçların üzerinde akan ve içinde bulunan sular bir diğer besin kaynağımızdır. Buna karşın yaşam alanlarımız tehdit eden ve doğa katliamına yol açan vahşi madenciliğe karşı itirazımızı yerine getirmenin yanı sıra bilinçli bir tüketici olmak, ihtiyacımızdan fazlasını talep etmemek ve ürünlerimizi verimli kullanmak gibi bir sorumluluğumuz da olmalıdır. Ancak böylelikle ihtiyaç fazlası madencilik üretimi karlı olmaktan çıkarabiliriz ve dolaylı yoldan da olsa doğamıza sahip çıkabiliriz.”