Kurumun tarihsel sürecine, iş güvenliği anlayışına ve günümüzde yaşanan algı sorunlarına değinen Kiraz, önemli mesajlar verdi.
Kurumsal Hafıza İki Asrı Aşıyor
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Kiraz, Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun köklü geçmişine vurgu yaptı. Kurumun 1984 yılında bugünkü yapısıyla faaliyetlerini sürdürmeye başladığını, ancak kömür üretimi ve madencilik kültürünün bölgede yaklaşık iki asırlık bir geçmişe sahip olduğunu ifade etti. Zonguldak havzasının tarihsel önemine dikkat çeken Kiraz, bu sürecin yalnızca Türkiye ile sınırlı kalmadığını, Balkanlar’dan Kıbrıs’a uzanan geniş bir etki alanı oluşturduğunu belirtti.
İş Güvenliği Bir Kültürdür
Madencilikte iş güvenliğinin vazgeçilmez bir unsur olduğunun altını çizen Kiraz, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile bu anlayışın yasal bir çerçeveye kavuştuğunu hatırlattı. Ancak iş güvenliğinin yalnızca mevzuatla sınırlı olmadığını vurgulayan Kiraz, TTK’da bu yaklaşımın kurumsal bir kültür hâline getirildiğini söyledi.
Kiraz, “Bizim için en değerli unsur çalışanlarımızdır. Üretimden yönetime kadar herkesin sağlığı ve güvenliği her şeyin önündedir. Tüm çalışmalarımızı insanı merkeze alan bir anlayışla yürütüyoruz” ifadelerini kullandı.
Algılar Kuralların Önüne Geçiyor
Günümüzde yaşanan bazı sorunların temelinde algıların gerçeklerin önüne geçmesinin yattığını belirten Kiraz, bu durumun hem kurumlar hem de kurallar açısından ciddi zorluklar yarattığını dile getirdi. Kuralların ve somut gerçeklerin geri planda kaldığı bir süreçten geçildiğini söyleyen Kiraz, bu durumun sağlıklı değerlendirmeler yapılmasını zorlaştırdığını ifade etti.
Gerçeklerin Yol Gösterdiği Bir Gelecek Vurgusu
Konuşmasının sonunda çalıştayın önemine değinen Kiraz, gerçeklerin yön verdiği, kuralların belirleyici olduğu ve uygulamaların doğru şekilde hayata geçirildiği bir sürecin temennisinde bulundu. Çalıştayın sektör ve kent adına hayırlı olmasını dileyen Kiraz, katılımcılara teşekkür ederek sözlerini tamamladı.