TTK Kendisini Çek Etmeli. Yan Servisler hizmet alımı yapılarak Kaldırılmalı ve Herkes Yer Altında Çalışmalı!

Abone Ol


TTK’da Üretim Durdurma Krizi Ve Zonguldak’taki Çıkmaz
Türkiye Taşkömürü Kurumu’nda (TTK) son günlerde yaşanan gelişmeler, Zonguldak’ta ciddi bir kaos ve belirsizlik ortamı oluşturmuştur. İş güvenliği gerekçesi öne sürülerek Karadon, Kozlu ve Üzülmez müesseselerinde üretimin durdurulması, hem kurum çalışanlarını hem de bölge kamuoyunu derinden etkilemiştir. İş güvenliği elbette tartışmasız bir önceliktir; ancak bu gerekçeyle üretimin tamamen durdurulması, sorunun çözümünden çok yeni sorunlar doğurmuştur.
Denetim Mekanizmasının Sahadan Kopukluğu
TTK’yı denetlemek üzere Ankara’dan gelen müfettişlerin yaklaşımı, sahadaki gerçeklikten uzak bir tablo ortaya koymaktadır. Denetim yapılıp rapor yazıldıktan sonra bölgeden ayrılan müfettişler için süreç sona ererken, tüm sonuçlara katlanmak zorunda kalanlar Zonguldak’taki yöneticiler ve emekçilerdir. Bu durum, denetim sisteminin adalet ve sorumluluk duygusuyla yeniden ele alınması gerektiğini göstermektedir.

Personel Sayıları Ve Görünen Tablo

Mevcut resmî verilere göre Türkiye Taşkömürü Kurumu’nda 6.351 yer altı işçisi ve 1.379 yer üstü işçisi olmak üzere toplam 7.730 işçi görev yapmaktadır. Ayrıca 119 kadrolu ve 1.302 sözleşmeli olmak üzere toplam 1.321 memur bulunmaktadır. İşçi ve memur sayısı birlikte değerlendirildiğinde kurumda toplam 9.051 personel çalışmaktadır.
Bu değerlendirmede memurlar ayrı tutulduğunda, asıl sorun işçi dağılımında kendini göstermektedir.

Yer Altı Gibi Görünüp Yer Üstünde Çalışanlar

TTK’da resmî kayıtlarda yer altı işçisi olarak görünen çok sayıda personelin, fiilen yer üstünde “yan servis” olarak adlandırılan birimlerde görev yaptığı bilinmektedir. Torpil ve çeşitli bağlantılarla bu birimlere geçen personel sayısının azımsanmayacak düzeyde olduğu ifade edilmektedir.
Bu nedenle kâğıt üzerinde 6.351 olarak görünen yer altı işçisi sayısının, fiilen 5.500 civarında olduğu dahi söylenebilir. Bu durum, üretim gücünü doğrudan zayıflatmaktadır.

Yan Servislerdeki Aşırı Yoğunluk

Kurum içinde yer altındaki her 100 çalışana karşılık, yan servislerde yaklaşık 300 kişinin görev yaptığı bir anlayış hâkim. Oysa TTK’nın asli görevi kömür üretmektir. Yer altı üretimi bu kadar hayatiyken, yan servislerin bu denli şişirilmiş olması kabul edilebilir değildir.
Bu yapı hem verimliliği düşürmekte hem de üretim krizini derinleştirmektedir.

Yan Servisler Hizmet Alımıyla Yeniden Düzenlenmeli

TTK yönetiminin bu noktada kurumu bütüncül biçimde “çek etmesi” zorunludur. Motor bakım, tamir, torna, tesviye, döküm, elektrik ve elektronik gibi yan servis hizmetleri, hizmet alımı yöntemiyle yürütülebilecek alanlardır. Bu şekilde yan servislerde görev yapan personelin önemli bir kısmı yeniden yer altı üretimine yönlendirilebilir.

Yan servislerdeki gereksiz personel yoğunluğu azaltıldığında, yer altındaki çalışan sayısı artacak ve kurumun temel işlevi güçlenecektir.

Kurumun Asli Görevi Kömür Üretmektir

Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun varlık sebebi kömür üretmektir. Yan servisler bu üretimi desteklemek için vardır; üretimin önüne geçmek için değil. Bu nedenle yan servislerdeki gereksiz istihdam sona erdirilmeli, üretim merkezli bir personel yapısına geçilmelidir.

Bu görüşler bazı çevrelerin tepkisini çekebilir. Ancak konu kişisel rahatsızlıklar değil, kurumun geleceğidir.


3 Müfettiş Zonguldak'a Alt Etti Yazıklar Olsun!

Üç Müfettişle Üretimin Durdurulması Kabul Edilemez
En çarpıcı noktalardan biri ise üç müfettişin tuttuğu raporlarla üç ayrı müessesenin üretiminin durdurulmuş olmasıdır. Bu durum, Zonguldak’ın adeta üç müfettiş tarafından “esir alındığı” algısını yaratmıştır. Böylesine hayati kararların bireysel raporlarla değil, kurullar tarafından alınması gerekir.

Müfettişler denetim yapabilir; ancak üretimi durduracak kararlar çok daha geniş, sorumluluğu paylaşılmış ve kolektif mekanizmalarla verilmelidir.

Zor Ama Kaçınılmaz Bir Dönüşüm

Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun geleceği için yan servislerin yeniden yapılandırılması ve yer altı üretiminin merkezî hâle getirilmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur. Aksi hâlde bugün yaşanan krizler kalıcı hâle gelecek ve kurum her geçen gün daha büyük bir çıkmaza sürüklenecektir.
TTK, varlığını sürdürebilmek için kendisiyle yüzleşmek ve cesur adımlar atmak zorundadır.