Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişlerince iş sağlığı ve güvenliği kapsamında yapılan denetimlerde, ikincil enerji kaynağı bulunmadığı tespit edilmiş; bunun üzerine TTK’ya bağlı Kozlu, Karadon ve Üzülmez müesseselerinde kömür üretimi 13 Ocak 2026 tarihinde geçici olarak durdurulmuştu.
Müfettiş raporuna dayanılarak kapatılan bilirkişi raporuyla da çıkmaza giren TTK nın Kozlu, Karadon ve Üzülmez müesseseleri için nasıl oldu da bir anda mührün sökülmesi kararı alındı?
Bu karar da yerel Mahkemenin Armutçuk müessesesi için verdiği karar emsal olabilir mi?
Oysa müfettiş raporuna göre kapatılmasına sebep olan eksikliklerle alakalı TTK yönetimince her hangi bir DÖF, yani, Düzenleyici Önleyici Faaliyet raporu yayımlanmadı!.
Külliyede ki iftar yemeğinde Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Hakan Yeşil Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmüş ve TTK da ki bu durumu aktarmıştı.
Bu görüşmenin ardından TTK da ki kapalı işletmelerin mühürlerinin sökülmesi ve Pazartesi üretime başlanacak haberleri sonrası “bir algı operasyonu mu başlatıldı?” düşüncesi ortaya çıktı.
Madencilik sektörü yapılan işin nevi, çalışma koşulları ile diğer iş kollarına nazaran en riskli olanı.
Siz ne kadar tedbirinizi alırsanız alın kaza olma olasılığını sıfıra indiremez, ortadan tamamen kaldıramazsınız.
Ancak bu karardan sonra bir madencinin ayağının takılıp düşmesi sonucunda yaralanması bile karalayıcı bir kampanyanın başlama olasılığı çok fazla!
Ve hatta herhangi bir madencinin kasıtlı olarak bile isteye yapacağı bir kaza bile bu kararın alınmasında etkili olanların linç edilmeleri için büyük bir koz olarak duruyor!
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ilgili bakanlıkları arayıp “ocakları üretime açın!” talimatı verdiğini sanmıyorum.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, İş sağlığı ve güvenliği konusunda, işçi sağlığını ilgilendiren meseleler çözülmeden, olur vermesi yönünde kimden bir rica gelirse gelsin, reddedecektir!
Ancak; Külliyede ki iftar yemeğinde GEMİS başkanının, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile çekilen fotoğrafı mühürleri sökülen bu ocaklarda bir olumsuzluk yaşanması durumunda birileri tarafından başlatılacak siyasi ALGI operasyonun en önemli malzemesi olacaktır!
Algı için ilk günde bir kaza olmasına gerek yok. Beş sene sonra da kaza olsa aynı fotoğrafı kullanacak zihniyet, bu zihniyete inanacak kitle mevcut!
Yerel basınımızın köşe yazarlarını takip eder, çoğunu da okurum.
Bu köşe yazılarının birinde: Sendika Başkanı gitti Erdoğan ile görüştü ve çözdü,
Muammer Avcı her hafta gurup toplantısında Cumhurbaşkanıyla fotoğraf çektirmeye koşuyor da TTK konusu nu söylemiyor mu?” yazıyordu.
Oysa Enerji kurulu komisyonunda olan milletvekilimiz varken bu konunun muhatabı olarak Muammer Acıyı göstermek enerji kurulu komisyonunda olan Ahmet Çolakoğlu’nu pasivize etmek, yok saymaktır!
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, değil Sendika başkanı ile görüşmesi, üç milletvekilimiz de gitse olumsuzluk ortadan kaldırılmadan TTK da ki uygunsuzluklar giderilmeden “olur” vermeyeceğini 5 yaşında ki çocuk dahi bilir!
Saltukova Stadı Gençlik Ve Spor Bakanlığına Bağlı değil mi?
Milletvekillerimizi her fırsatta Ankara da Bakanlıklarda görüyoruz. Her çekilen fotoğraflar birlikte bir ilçelerimize, beldemize yatırım müjdeleri veriliyor.
En son sn Ahmet Çolakoğlu’nun Gençlik ve Spor Bakanlığı önünde ki paylaşımı vardı. Ve yine o fotoğrafın altında spor yatırımı müjdeleri okuduk.
Geçenlerde Ak Parti li belde başkanımız ile sohbet ediyoruz.
“Halı sahamızı söyledik. Notlar alındı ancak her beldeye, ilçeye spor yatırımı yapılıyorken Saltukova da ki Halı Saha ile ilgili bir yol alamadık” diye sitemini dile getirdi.
Haksız da değil.
Sadece halı saha değil, Saltukova Futbol sahası da yatırım bekliyor!
Saltukova da her yer yatırım bekliyor, kaynak bekliyor, dokunuş bekliyor!
Kâbe de Hacılar Hû Der!
Bir süre önce CHP den istifa ederek tam zıddı bir siyasi oluşuma katılan Merve Kır Müftüoğlu’na, yapılan törende genel başkan Yavuz Ağıralioğlu tarafından parti rozeti takıldı.
Merve Kır Anahtar Parti de Kadın, Aile ve Sosyal Politikalar'dan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak görevlendirildi.
Son günlerde “Kâbe de Hacıları” ilahisi patlama yaptı. Öyle ki Milli Eğitim Bakanlığının okullara gönderdiği “Ramazan” genelgesiyle birlikte birçok okulda bu ilahi çeşitli etkinliklerle çocukların dilinden düşmez oldu.
Bu durum büyük bir çoğunluk tarafından normal karşılansa da özellikle sol kesim “Laiklik” ilkesiyle alakalı okullarda ilahi söylenemeyeceği konusunda olumsuz bir tavır ortaya koydu.
Anahtar partililerden bu yönde olumsuz bir görüş beyanı yapılmadı.
Bu konu hakkında Anahtar Parti Genel Başkanı Sn. Ağıralioğlu, “Hacılar enflasyondan dolayı hacca gidemiyorlar, ben bu ilahinin sözlerini değiştirerek daha farklı yorumlayabilirim” diyerek enflasyona vurgu yaptı.
Talep fazlalığından dolayı 5-10 yıldır sırasının gelmesini bekleyen Hacı adayları varken , “Son dönemlerde yüksek fiyatlardan dolayı Hacılar Hacca gidilemiyor” Şeklinde yorumladı.
Kısacası okullarda ilahinin okutulmasıyla ilgili olumsuz görüşleri olmadı.
CHP de iken koyu bir laiklik savunucusu olarak bilinen sn Merve Kır, Genel Başkanı gibi bu meseleyi ılımlı karşılayabilecek mi?
Sahi; Kâbe’de Hacılar Hû derken Merve hanım bu konuda ne diyor?
Mehmet Çelebi