Kocaeli’de düzenlenen panelde Türkiye’nin deprem gerçeği masaya yatırıldı. MÜSİAD Zonguldak Şubesi Başkanı Abdulkadir Aktarı'nın da katıldığı panelde 6 Şubat depremlerinin ardından alınan dersler kapsamlı şekilde değerlendirildi.
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) tarafından afetlere karşı toplumsal ve kurumsal dayanıklılığı artırmak amacıyla düzenlenen “Türkiye’nin Deprem Direnci: 6 Şubat’tan Marmara’ya Dersler” paneli, Kocaeli’de yoğun katılımla gerçekleştirildi. Programa, MÜSİAD Zonguldak Şubesi Başkanı Abdulkadir Aktarı ve yönetim kurulu üyeleri de katıldı.
Deprem Gerçeği Çok Boyutlu Ele Alındı
MÜSİAD Kocaeli Şubesi ev sahipliğinde Kocaeli Kongre Merkezi’nde düzenlenen panelde, 6 Şubat depremleri sonrasında Türkiye’nin deprem direncini artırmaya yönelik çalışmalar kapsamlı şekilde değerlendirildi. Afetlere karşı yalnızca yapı güvenliğinin değil; şehircilik, planlama, yönetişim ve kurumlar arası iş birliği konularının da kritik önemde olduğu vurgulandı.
Uzman konuşmacılar, afet yönetiminde bütüncül yaklaşımın önemine dikkat çekerek, deprem riskine karşı sürdürülebilir şehirleşme, dayanıklı altyapı ve güçlü kurumsal koordinasyonun hayati rol oynadığını ifade etti.
6 Şubat’tan Marmara’ya Uzanan Dersler
Panelde, 6 Şubat depremlerinin ardından ortaya konulan devlet iradesi, yeniden inşa sürecinde edinilen tecrübeler ve Marmara Bölgesi özelinde yürütülen hazırlık çalışmaları ele alındı. Deprem sonrası süreçte hızlı karar alma mekanizmalarının, yerel yönetimlerle koordinasyonun ve teknolojik altyapının geliştirilmesinin önemi öne çıktı.
Katılımcılar, olası Marmara depremine yönelik hazırlıkların yalnızca fiziksel yapıların güçlendirilmesiyle sınırlı kalmaması gerektiğini, toplumsal bilinç ve kriz yönetimi kapasitesinin de artırılması gerektiğini dile getirdi.
Geleceğe Odaklanan Bir Vizyon
Paneli değerlendiren MÜSİAD Zonguldak Şubesi Başkanı Aktarı, programın kendileri açısından klasik bir toplantıdan çok daha fazlasını ifade ettiğini belirtti. Geçmişte yaşanan acı tecrübeleri tekrar etmek yerine geleceğe odaklanmanın önemine dikkat çeken Aktarı, daha dirençli şehirler ve güvenli yapılar için ortak akıl ve diyalog ortamının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Afetlere karşı güçlü bir Türkiye hedefiyle yürütülen bu tür çalışmaların iş dünyası, kamu ve sivil toplum kuruluşları arasındaki iş birliğini artıracağını vurgulayan Aktarı, panelin önemli kazanımlar sağladığını ifade etti.
Deprem riskinin Türkiye’nin en önemli gerçeklerinden biri olduğunu hatırlatan katılımcılar, kalıcı ve sürdürülebilir çözümler için ortak hareket etmenin zorunluluğuna dikkat çekti.