ÜRETİMİN, SİYASETİN VE TARTIŞMALARIN ORTASINDA: NEJDET TISKAOĞLU

Nejdet Tıskaoğlu, karşımıza tek renkli değil, farklı yönleriyle değerlendirilen ve tartışılan bir isim olarak çıkıyor.

Abone Ol

Bir tarafta iş hayatına üretimin içinden başlayan, Elcab Kablo’yu büyüterek Türkiye’den Güney Afrika’ya uzanan bir sanayi ağı kuran iş insanı var. Çaycuma’da hayata geçirilen “Eve Dönüş” projesiyle yüzlerce kişiye istihdam sağlandığı, üretimin 56 ülkeye kadar ulaştığı ve çalışanların önemli bir bölümünün kadınlardan oluştuğu ifade ediliyor.

Diğer tarafta ise ZONSİAD Başkanlığı, ticaret fuarları, yurt dışı görüşmeleri ve Zonguldaklı iş insanlarını aynı çatı altında toplama çabaları bulunuyor. Düzenlenen ticaret fuarları ve uluslararası temaslar, Tıskaoğlu’nun yalnızca kendi şirketini değil, Zonguldak’ın ekonomik çevresini de büyütmeye çalışan bir profil çizdiğini gösteriyor.

Nejdet Tıskaoğlu bugün Zonguldak’ta sanayi, siyaset, istihdam ve sivil toplum denildiğinde adı geçen etkili isimlerden biridir. Geçmişte AK Parti milletvekili adayı olması da siyasi hedeflerinin ve kamuoyundaki görünürlüğünün önemli parçalarından biri olmuştur.

Fakat bundan sonraki süreçte kendisini büyütecek olan yalnızca fabrika sayısı, ihracat rakamları veya siyasi unvanlar olmayacaktır. Onu kalıcı hâle getirecek olan; işçisinin duası, memleketine bıraktığı yatırımlar, yaptığı işlerin şeffaflığı ve eleştirilere karşı göstereceği olgunluktur.

Nejdet Bey’in bakışları ve değerlendirmeleri güçlü bir insan olduğunu gösteriyor. Bundan şüphemiz yok. Lakin Mevlânâ’nın şu sözünü de zaman zaman kulağına küpe yapmasında fayda vardır:

“Dış görünüşe aldanma! Dış görünüş bir kılıftır. İnsanın iç yüzü, o kılıfın içindeki değere göre ölçülür.”

Kıyafetler insanın kimliğini değil, yalnızca zevkini yansıtır. Bir insanın karakterini görmek için sadece gözlerine değil, hareketlerine de bakmak gerekir.

Nejdet Bey, değeriharbiyesi olan önemli bir değerimizdir. Kendisini başarılarından dolayı her zaman kutlarız. Ekmeğini yiyen çoktur. Sevgi temelli bir duruşunun bulunduğunu da inkâr edemeyiz.

Ancak Nejdet Bey, siyaset yapacaksan önce derin bir nefes al, sonra nefesini ver ve sağına soluna dikkatlice bak. Sana nasihatim şudur: Seçimleri kazanana kadar senin en büyük sermayen insandır. Çünkü siyasetçinin asıl sermayesi vatandaşın kendisidir.

Buradan yola çıkarak sana yaşanmış bir örnek vereyim. Bunu bir kenara yaz; çünkü gerçek anlamda tecrübe edilmiş bir olaydır.

Devrek’te yerel seçimlere iki hafta kalmıştı. O dönemin Belediye Başkanı Çetin B.’ye, Tavukçu Rahmi’nin tam önünde:

“Seçimi Özcan U. kazanıyor.” dedim.

Bana verdiği tepki:

“O ne kazanması? Ben seçimi 2 bin 500 oy farkla alıyorum.” şeklinde oldu.

Ben de kendisine:

“Özcan U. seçimi yaklaşık 400 oy farkla kazanacak.” dedim.

Sonrasında ise “Bu saatten sonra kimsenin oyuna ihtiyacım yok.” söylemiyle sokakta vatandaşlarımızı selamlamaya devam etti.

Bu basit hikâyenin sonunda seçimi Özcan U. kazandı.

Buradaki ders şudur: Sandıktan ne çıkacağını ancak işin ehli olanlar, sahayı doğru okuyanlar ve siyasi tecrübeye sahip kişiler aşağı yukarı tahmin edebilir.

Nejdet Bey, siyaset yapma niyetin varsa itibarsız olduğunu düşündüğün insanların da önemsiz gördüğün vatandaşların da kapısını çalacaksın. Çünkü sandıkta herkesin oyu birdir. Makam sahibinin oyu da sıradan gördüğün vatandaşın oyu da aynı değerdedir.

Şunu da unutma: Her siyasi süreçte olduğu gibi çevrende seni sürekli övenler, yanlışlarını söylemeyenler ve sana yaranmaya çalışanlar mutlaka olacaktır.

Gerçek dost, her söylediğini alkışlayan değil; gerektiğinde seni uyaran, yanlışını yüzüne söyleyen ve ayağın yere sağlam bassın diye sana doğruları anlatan kişidir.

Çünkü siyaset alkışlarla değil, insanlarla yapılır. Seçim ise kalabalık masalarda değil, vatandaşın gönlünde kazanılır. Necdet Ağam Çaycumadan cıkarsın Devrekden cıkacakmısın ?