Yine Tura Gelecek...

Abone Ol

Biz yaşta olanlar çok iyi hatırlayacaktır, kendimizi bildik bileli ne kadar saldırı olduysa hepsi boşa çıktı, saldırıdan kasıt; Türkiye Cumhuriyeti ve onu kuran liderinden erinden ve vatandaşına kadar hepsine örgütlü saldırılar oldu ama hiç birinde başarıya ulaşılamadı, bunun tek nedeni : İş ciddiye bindiğinde halkın geneli öyle bir araya geliyor ki dünyanın efendisi olduğunu sanalar bile bu refleksi çözemiyor, çözemedikleri şundan belli; insanımız kendi aralarında ne kadar ateşli siyasi tartışma yaparsa yapsınlar iç düşman ve onların finansörü dış düşmanı fark ettiğinde o kadar hızlı bir araya geliyor ve ortak tepki veriyorlar ki dış düşman bunu bir türlü çözemiyor, çözemedi.
Bu paradoksları bizim yaşlarda olanlar çok iyi hatırlarlar ama bizlerin net olarak yaşadığı ve olaylara bire bir şahit olduğu 12 Eylül öncesi ve sonrasıdır, 12 Eylüle gelmeden sokaklarda kardeş kardeşi vuruyordu ve her gün üçer beşer ölüyorduk, kim kimi neden öldürdüğünü bile bilmiyor ve sormuyordu bile, öldürüyordu işte…12 Eylüle böyle gelindi, sistemli bir organizasyondu, kurtarılmış mahalle, ilçe, il ve köyler vardı, yakın akrabalar bile bir birine selamı sabahı kesmişti, düşman işini o kadar kolay yapıyordu ki başaracağından emin bir şekilde olanı biteni büyük bir keyifle izliyordu, sonunda yine bu dış düşman baktı ki bu şekilde başarı gelmiyor bu defa devreye kendi oğlanlarını sokarak askeri darbe ile B Planını devreye soktu ve halkın % 95 darbe yapanların yanında yerini alacak şekilde bir organizasyon yapıldı, bunda da epeyce başarılı oldular, o tarihte doğan çocuklara darbe yapanların isimleri verilmek bir yana darbecilerin adına mahalle, köy, ilçeler kuruldu, adlarına üniversiteler açıldı, dış düşman yine keyifliydi sonuçta bütün planları işliyordu… Nah işliyordu! Ne kadar atarlarsa atsınlar tura üste geliyordu, yazı alta geliyordu, dış düşmanda, onların yerli işbirlikçileri de her kalkışmalarında başarı gelmiyor ve deliye dönüyorlardı, bunu her darbe ve kalkışmada gördüler ve yaşadılar, kısacası bu halkın içindeki “Tura” aşkını öldüremediler, öldüremeyecekler, yeter ki bizler iç düşmanlarımızı daha yakından tanıyalım, çünkü onlar pirincin içindeki beyaz taşlardır ve pirinçten ayrılmıyorlar, niyetleri dişimiz kırmaktır, dış düşmanlar ise herkesin yakından bildiği Türkiye Cumhuriyeti’ni kuranlara karşı yedikleri kazığın acısıyla kıçının üzerine oturamayanlardır ve bunları zaten biliyoruz, tek dertleri “Yazı” gelsin! Çok beklerler, yine tura gelecek… Yine tura gelecek…