Zonguldak Haberleri

Zonguldak Limanı’nın Nostaljik İzleri...

1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı coşkusunun yaşandığı bugünlerde, Zonguldak Limanı’nın hafızalara kazınan altın yılları yeniden gündeme geldi.

Abone Ol

Bir dönemin en yoğun deniz trafiğine sahne olan liman, adeta "İstanbul Boğazı’nın bir kesiti" gibi işleyen, endüstriyel seslerin birbirine karıştığı eşsiz bir senfoniyi andırıyordu.

Deniz Trafiğinin Kalbi: EKİ Limanı

Zonguldak Limanı, bir dönem sadece ticaretin değil, hareketli bir deniz yaşamının da merkeziydi. Ereğli Kömür İşletmeleri’nin (EKİ) bünyesinde barındırdığı 36 adet uskurlu deniz vasıtası, balıkçı motorları ve gezi sandalları ile liman içinde sürekli bir devinim yaşanıyordu.

Bir Endüstriyel Senfoni

O dönemde liman trafiği, sadece bir ticaret akışı değil, kendine has ritmi olan bir "endüstriyel senfoni" niteliğindeydi. Kılavuzluk hizmetiyle girip çıkan gemilerin dümen suyu dalgaları ve gemi düdüklerinin sesi, liman trafiğinin ayrılmaz bir parçasıydı. Haftada bir düzenli kargo getiren dev Rus gemileri ise limanın değişmez konukları arasındaydı.

Şehrin Hafızasındaki Sesler

Kargo rıhtımı ve iç limandaki kum vinçlerinin gece-gündüz süregelen gıcırtılı sesleri, kömür rıhtımındaki konveyörlerin uğultusu ve kentin guguklu saati olan Merkez Lauvarı’nın buharla çalışan vardiya kornasının sisli sesi, şehrin karakteristik dokusunu oluşturuyordu. Bütün bu ahenkli endüstriyel gürültüye, semalardaki martıların sesi eşlik ediyordu.

Kordon Boyunda Bir Şehir Kültürü
Kordon boyundaki banklarda oturan eski Zonguldaklılar, bu çok sesli senfoniyi büyük bir dikkatle izlerdi. Liman enstrümanlarının tınısını ve ahengini takip eden meraklı gözler, şehrin denizle olan köklü bağının en önemli tanıklarıydı.