Zonguldak’ı Küçültmek Kime Ne Kazandıracak?

Son günlerde sosyal medyada ve bazı haber sitelerinde sık sık karşımıza çıkan bir konu var: Bazı ilçelerin il yapılacağı iddiaları.

Abone Ol

Özellikle de Ereğli’nin il olması yönündeki tartışmalar yeniden gündeme getiriliyor. Ancak bu konu konuşulurken kimsenin dönüp Zonguldak’ın geçmişine, bugününe ve geleceğine baktığı yok.
Zonguldak sıradan bir şehir değildir. Cumhuriyetin ilk ilidir. Türkiye’nin sanayileşmesinde, kalkınmasında ve enerji üretiminde yıllarca lokomotif görev üstlenmiştir. Bu ülkenin fabrikaları çalışsın, evleri ısınsın, sanayisi ayakta kalsın diye binlerce madenci yerin yüzlerce metre altında alın teri dökmüştür. Zonguldak, emeğin ve enerjinin başkenti olarak anılmıştır.
Ancak yıllar içinde şehir sürekli güç kaybetti. Önce Bartın il oldu, ardından Karabük il statüsüne kavuştu. Bu kararların ardından Zonguldak’ın nüfusu küçüldü, ekonomik ve idari gücü azaldı. Şehir zaten bu değişimlerin etkisini yıllardır hissederken şimdi de Ereğli’nin il olması yönündeki söylemler ortaya atılıyor.
Elbette her ilçenin gelişmesini istemek doğal bir taleptir. Ereğli de Türkiye’nin önemli ilçelerinden biridir. Ancak meseleye sadece bir ilçenin gözünden değil, bütün bir bölgenin geleceği açısından bakmak gerekir. Ereğli’nin il olması halinde Zonguldak’ın nasıl etkileneceği, şehrin ekonomik, sosyal ve siyasi gücünden neler kaybedeceği de konuşulmalıdır.
Daha da ilginç olanı, son günlerde sosyal medyada yayılan "25 ilçe il oluyor" haberlerinin birçok kişi tarafından gerçekmiş gibi paylaşılmasıdır. Oysa Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi bu iddiaları açık bir şekilde yalanladı. Yapılan açıklamada, yeni iller kurulmasına yönelik herhangi bir çalışmanın bulunmadığı belirtildi.
Buna rağmen bazı çevreler hâlâ bu söylentileri gündemde tutmaya devam ediyor. İnsan ister istemez şu soruyu soruyor: Bu tartışmaların Zonguldak’a ne faydası var?
Bugün Zonguldak’ın konuşması gereken konu yeni ayrılıklar değil, birlik ve beraberlik içinde nasıl büyüyeceğidir. Nüfusunu nasıl artıracağı, gençlerini nasıl şehirde tutacağı, yatırım ve istihdamı nasıl güçlendireceği konuşulmalıdır. Çünkü şehirler bölünerek değil, güçlerini birleştirerek büyür.
Zonguldak geçmişte Türkiye’nin kalkınmasına yön veren şehirlerden biriydi. Bugün de yeniden ayağa kalkabilecek potansiyele sahip. Bunun için yapılması gereken, asılsız söylentilerin peşinden gitmek değil, şehrin geleceğine odaklanmaktır.
Unutulmamalıdır ki Zonguldak’ın ihtiyacı küçülmek değil, yeniden büyümektir.