Zonguldak Haberleri

Zonguldak’ın Hafızasına Kazınan Üç Dev İsim! Şehrin Kaderini Değiştiren "İlkler"

1942 yılına ait sararmış bir fotoğraf karesi, kömürün başkenti Zonguldak’ın sadece madenlerden ibaret olmadığını; siyasetten basına, ticaretten eğitime kadar şehrin temellerini atan üç önemli figürü bir araya getiriyor.

Abone Ol

İşte Zonguldak tarihine damga vuran o isimlerin ilham veren hikayeleri:

Makamın Son Mektupçusu: Hüseyin Hilmi Uluğ

Fotoğrafın sol tarafında yer alan Hüseyin Hilmi Uluğ, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan köprüde kritik bir isim. 1. Dünya Savaşı sürerken Zonguldak’a kaymakam olarak atanan Uluğ, aslen bir "mektupçu"ydu. Dönemin valilik ve kaymakamlık makamlarının tüm resmi yazışmalarını ve arşivini yöneten, bugünün "Özel Kalem Müdürü"ne denk gelen bu görevi layığıyla yerine getirdi.

Zonguldak il statüsü kazandığında şehrin ilk ve son valilik mektupçusu olarak tarihe geçti. Sadece bürokraside değil, yerel yönetimde de iz bırakan Uluğ, 1935 yılında bir yıl süreyle Zonguldak Belediye Başkanlığı görevini de yürüttü.

Basının ve Kömürün İsim Babası: Tahir Karauğuz

Kadenin sağında ise Zonguldak’ın ilk gazetecisi ve matbaacısı Tahir Karauğuz bulunuyor. Milli Mücadele yıllarında Safranbolu’dan şehre gelerek Kuva-i Milliye'nin Askeri Polis Müdürü olan Karauğuz, İstihbarat Müdürlüğü gibi stratejik görevlerde bulundu.

Ancak Karauğuz’un şehre en büyük mirası, 1923-1953 yılları arasında 30 yıl boyunca aralıksız yayımladığı "Zonguldak" gazetesidir. Bugün bölgenin simgesi olan "Karaelmas" tabirini kömür için ilk kez kullanan kişi odur. CHP’nin ilk il başkanları arasında yer alan Karauğuz, Halkevi Başkanlığı ile şehrin kültürel dönüşümüne de öncülük etmiştir.

Eğitimin Mimarı ve Ticaretin Öncüsü: Mehmet Çelikel

Fotoğrafın tam merkezindeki isim, bugün adı şehrin en prestijli okulunda yaşayan Mehmet Çelikel. Savaşın sonlarında Ereğli’den gelerek manavlıkla işe başlayan Çelikel, kısa sürede madencilik dışındaki ticaretin de yapılabileceğini tüm şehre kanıtladı. 1934'te "Çakalzade" olan aile lakabını bırakıp "Çelikel" soyadını alan iş insanı, servetini şehre kalıcı bir değer katmak için kullandı.

Bir Eğitim Devrimi: Terakki Mahallesi sırtlarında yaptırdığı lise, Türkiye’de bağışla yapılan ilk lise unvanını taşıyor. O dönem 120 bin TL gibi devasa bir bütçeyle inşa edilen bu okul, Karabük’ten Bartın’a kadar tüm bölgenin tek lisesiydi.

Armatörlükten Kömür Ticaretine: Alaplı’da inşa ettirdiği 550 tonluk "Florya" gemisiyle armatörlüğe soyunan Çelikel, denizde yaşadığı kayıplara rağmen kömür ticaretinde de adından söz ettirdi.

Yaşayan Bir Miras: Mehmet Çelikel Lisesi

1954 yılında vefat eden Çelikel’in bıraktığı okul, yıllar içinde başbakanlar, bakanlar ve dünyaca ünlü bilim insanları yetiştirdi. Milli Eğitim Bakanlığı, 1998 yılında aldığı özel bir kararla, okulun "Anadolu Lisesi" statüsüne geçmesine rağmen, bu büyük hayırseverin manevi hatırasına saygı olarak adının değiştirilmemesine hükmetti.