Zonguldak’ta neler, neden olmuyor?

Zonguldak’ta neler, neden olmuyor? Zonguldak’ta neler oluyor?

Abone Ol

Zonguldak’ta birçok şey oluyor gibi görünüp olmaz oluyor…

Çok şükür Zonguldak – Filyos yolu inşaatı devam ediyor. Zonguldak’tan İstanbul ve Almanya uçuşları devam ediyor…

Bunlar dışında “Vatandaşı umutlandıran ne oluyor” diye sorsam…

Yok dimi!

Olur gibi olup olmayanları sayayım…

Lavuar alanı altında otoparkıyla olur gibi olup olmuyor… Yeni ihale yapıldı ama bu şekliyle olsa mı olmasa mı diye tereddüt hakim…

SSK Atatürk Devlet Hastanesi eski binası yıkılıp yerine altı 500 araçlık otopark, üstü Kadın Doğum hastanesi olacak gibi olmuyor!

Denize sıfır çöplük alanımızın Ilıksu plajına kadar tıbbi malzemelerle sahili kirletme sezonunda temizlik olacak gibi yine olmuyor!

Stadyum her sezon başı gündem olurken olacak gibi yıllardır olmuyor!

Zonguldak’tan Trabzon ve İzmir ile Antalya uçak seferleri oldu, olacak sözleri arasında BAKKA’da ankete havaleyle olmaz oluyor!

Daha da fazla saymaya gerek yok!

Bunlar bile şehrin siyasetçisinin, idarecisinin, zihniyetin fotoğrafını çekmeye yeter!

Zonguldak’ta 5 kritik şeyin olmadığını hatırlattık…

Neden olmadığını ise siz yazın biz bilelim!

Sadece “Ortak aklın” aklı başka yere çalışıyor!

***

Zonguldak BEUN’e Rektör Aranıyor!

Üniversitenin bir kent için ne demek olduğunu her geçen gün daha iyi anlıyoruz.

“Üniversite şehri” sözünün sadece esnafın öğrenciden para kazanması olarak gören zihniyetten de kurtulup gerçek anlamda kent ile üniversiteyi kaynaştırabilsek çok daha güzel şeyler de olacak.

Üniversite ve rektörden bir vatansever ve bir Zonguldaklı ne ister, ne bekler;

- Öncelikle rektör ile akademik kesim barışık olmalı…

- Rektör, sadece akademik kesimle değil üniversite içindeki her kesimle barışık ve huzur içinde olmalı ki ekip ruhu yakalanmalı.

- Şehir Hastanesi söylentilerinden rahatsız olan ve bu ihtiyacı giderecek Tıp Fakültesi oluşturma hedefi olan bir rektör istenir…

- Doktor getiremeyen, getirse de tutamayan değil, başarılı doktorların cazibe merkezi olacak Tıp Fakültesi ve hastane oluşturacak rektör istenir…

- Gerek doktor gerekse fiziki şartları gerçekleştirip civar iller ve Ankara gibi yerlere hastasını gönderen değil, hastaların gönül rahatlığıyla gittiği hastane istenir…

- Özellikle yoğun bakım eksikliği nedeniyle dertlenen ve bu derde çözüm üretip siyasetçilere baskı yapacak bir rektör istenir…

- Özellikle Tıp Fakültesi Hastanesi önünde yaşanan otopark sorununa şaşı bakan değil, baktıkça çözüm arayan rektör istenir…

- Üniversite ile şehri kaynaştırmadan önce öğrenciyle üniversiteyi kaynaştırabilecek bir rektör istenir…

- Şehre, akademisyenlere, çalışanlara tepeden bakmak, hor görmek yerine seviyeli davranan hoşgörüyle yaklaşan rektör istenir…

- Devletin imkanlarını doğrudan temlikle bir takım güç odaklarına peşkeş çeken değil ihaleyle devletin malını kollayan, adaletli davranan rektör istenir…

- Şehrin kritik konularına “Fransız kalan” değil sahip çıkan rektör istenir…

Sonraları ekip arkadaşlarını ve birçok kişiyi kırsa da bunların birçoğunu başaran Prof. Dr. Mahmut Özer gibi rektör isteniyor…

Rektör maaşına değil, bütün bu ve çok daha fazlasını gerçekleştirmeye talip rektör aranıyor!

Var mıdır?

***

Mahmut Özer, Kimi Destekliyor?

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörlük seçimi baya kızıştı…

İmza Gazetesinde yapılan ankete 40 bin civarında katılım ve yüzlerce yorum sürecin nasıl hararetli geçtiğini, geçeceğini gösteriyor.

Adaylar arasında tanıdığım-tanımadığım çok değerli isimler var.

Elbette rektörü Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan belirleyecek…

Burada önemli olan Cumhurbaşkanı Erdoğan için kim nasıl aracı olacak?

Bir diğer asıl soru; Sayın Prof. Dr. İsmail Özölçer’i rektör yapan, Zonguldak BEUN eski rektörlerinden ve Milli Eğitim eski Bakanlarından Prof. Dr. Mahmut Özer’in eski ağırlığı var mı?

Varsa da tercihini kimden yana kullanacak?

Sayın Özer’in desteklediği iddia edilen isim şimdilik bizde kalsın…

Lakin bu hararet umarız üniversitemize zarar vermeden toparlayıcı birinin rektör seçilmesiyle sonuçlanır…

***

Arkadaşını gösterdin, sana kim olduğunu söyleyeyim!

Birçok kişi; kişiliğini, karakter(sizliğini)ini gizliyor…

Hele siyasetçi, belediye başkanı veya idareciyse…

Koltuk hesabıyla yol alınınca yapılanlara, 360 derece fırıldaklıklara şaşırır olduk…

Öyle ya; Nasıl olur da bir insan hakkında yıllarca yazı yazan ve hatta babasına karşı rezil rüsva eden kişiyle bu kadar samimi olabilir?

Değil ilçeye, kente ve hatta Ankara’ya karşı kendini rezil eden, yıllarca kendine söven kişiyi şimdilerde mülki amirlere över!

Biz kendisini tanıyamamışız!

“Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim…” sözünden yola çıkarsak “Üzüm üzüme baka baka kararırmış”…

Arkadaşının nasıl bir ‘Ahlak’ sahibi olduğunu, dini, manevi değerlere nasıl zarar verdiğini herkes biliyor!

Bu kadar samimiyet üzümün karardığının da kanıtı olsa gerek…

Arkadaşını söyledin kim olduğunu gösterdin!

Yakında vatandaş da, parti de anlar… İlçe de Zonguldak da…

***

SÖZÜN ÖZÜ: “Kişinin dini, arkadaşının dini gibidir, o halde kiminle arkadaşlık edeceğinize çok dikkat edin”

Hadis-i şerifte

***

HAFTANIN SÖZÜ:"Hizmet anlamında Karnen Pekiyi ve Tabiki tek Dönem İçin Aday Olmadım"

Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem