Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Çaycuma Meslek Yüksekokulu’nun Müdürü Doç. Dr. Mustafa Zor’un görev süreci; öğrencilerle yapılan değerlendirmeler, sahadaki gözlemler ve ortaya konulan somut çalışmalar çerçevesinde ele alınmalıdır.
Bir yöneticiyi değerlendirirken temel ölçüt nettir:
Kuruma ne kattı? Öğrenciye ne sağladı? Sürece ne emek verdi?
Doç. Dr. Mustafa Zor’un görev süresi boyunca öğrenci–idare–eğitimci iletişimini güçlendirme çabası, bölge gerçeklerine hâkimiyeti ve sahaya dönük çalışma disiplini ortadadır. “Önce öğrenci” yaklaşımını merkeze alan bir yönetim anlayışı, sadece sözle değil uygulamayla kendini gösterir.
Bugün sorulması gereken soru şudur:
Hangi somut gerekçeyle bir yetersizlik iddiası ortaya atılmaktadır?
Üniversiteler arası başarı sıralamasında geçmişle kıyas yapılacaksa, kriterler nelerdir? Akademik çıktı mı? Fiziki imkân mı? Öğrenci memnuniyeti mi? Yoksa kişisel beklentiler mi? Değerlendirme yapılacaksa ölçü şeffaf ve nesnel olmalıdır.
Herhangi bir öğrencinin eğitimine engel olunmuş mudur?
Ulaşım, iletişim veya akademik erişimde geriye gidiş mi yaşanmıştır?
Öğrenci–eğitmen ilişkisi zayıflamış mıdır?
Bu sorulara objektif yanıt verilmeden yapılan eleştiriler, kurumsal yapıya zarar verir.
Yönetim makamları kişisel beklentilerin değil, sorumluluğun alanıdır. Koltuk geçicidir; hizmet kalıcıdır. Kahraman arayışıyla değil, sürdürülebilir emekle kurumlar yükselir. Bu ülkede koltuk taliplisi çok olabilir; ancak vizyon sahibi yönetici olmak farklı bir sorumluluk ve olgunluk gerektirir.
Asıl mesele şahıslar değil, kurumun geleceğidir. Değerlendirme yapılacaksa; dedikoduyla değil, verilerle yapılmalıdır.