Küçükvar, emeklilerin yıllarca çalışıp huzurlu bir yaşam hayali kurduğunu ancak bugün bu hayalin yüksek enflasyon ve geçim sıkıntısı nedeniyle kabusa dönüştüğünü ifade etti.
Emeklilik Hayali Yerini Mücadeleye Bıraktı
Açıklamasında emeklilerin çalışma hayatı boyunca biriktirdikleriyle huzurlu ve güvenli bir yaşam sürmeyi hedeflediğini belirten Küçükvar, gelinen noktada ise ekonomik zorlukların bu beklentiyi yok ettiğini dile getirdi. Yüksek enflasyon, düşük maaş ve artan yaşam maliyetlerinin emeklilerin hayatını ekonomik ve psikolojik bir mücadeleye dönüştürdüğünü vurguladı.
Temel İhtiyaçlar Emekliyi Zorluyor
Barınma, gıda ve sağlık gibi temel ihtiyaçların her geçen gün daha pahalı hale geldiğini belirten Küçükvar, çalışmayan çocukların masrafları ve aile yükümlülüklerinin de emeklilerin alım gücünü düşürdüğünü söyledi. Bu durumun sosyal yaşamdan kopuşa, yalnızlık duygusuna ve “emeklilik sendromu” olarak tanımlanan psikolojik sorunlara yol açtığını ifade etti.
Sosyal Hayattan Kopuş Derinleşiyor
Sosyal aktivitelere bütçe ayıramayan emeklilerin yaşam kalitesinin düştüğünü belirten Küçükvar, düşük maaşların uzun yaşamın bir yük gibi görülmesine neden olduğunu kaydetti. Emeklilerin bir yandan çocuklarına iş bulma ve torunlarını sevindirme hayalleri kurduğunu, diğer yandan yokluk korkusuyla yaşadığını söyledi.
Ekonomik Politikalar Eleştirildi
Küçükvar, milli gelirden alınan payın daraltılması, bayram ikramiyelerinin değer kaybetmesi ve ek ödemelerin yetersiz kalmasının emekliler için ciddi sorunlar yarattığını dile getirdi. 2018 yılında asgari ücretin yüzde 62’sine denk gelen bayram ikramiyesinin bugün çok daha düşük bir seviyede kalmasının emeklilerin alım gücünü olumsuz etkilediğini ifade etti.
Yoksulluk ve İkinci İş Gerçeği
Asgari ücret ve açlık sınırı altında maaş alan emeklilerin Ramazan ayında fitreye muhtaç hale geldiğini belirten Küçükvar, bazı emeklilerin geçinebilmek için ikinci işte çalışmak zorunda kaldığını ve bu süreçte hayatını kaybedenlerin bulunduğunu söyledi. Bu durumun emeklilerin yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürdüğünü vurguladı.
“Bizim Sefiller” Vurgusu
Küçükvar, açıklamasında Ferdi Tayfur’un “Bir yanda cehennem, bir yanda cennet” sözlerine atıfta bulunarak, emeklilerin yaşadığı çelişkili hayatın bu ifadeyle özetlenebileceğini dile getirdi. Okuryazarların “Viktor Hugo’nun değil, bizim sefiller” sözleriyle emeklilerin durumuna dikkat çektiğini belirtti.
Çözüm İçin İnsan Odaklı Politikalar
Küçükvar, emeklilerin insanca yaşayabilmesi için köklü adımlar atılması gerektiğini söyledi. Taban emekli maaşının açlık sınırı ya da asgari ücret seviyesine yükseltilmesi, intibak yasasının çıkarılması ve sosyal refahın artırılması gerektiğini ifade etti. Emeklilerin yıllarca ödedikleri primlerin karşılığını alması gerektiğini vurgulayan Küçükvar, insan onuruna yakışır bir emeklilik süreci için “insan kokulu çözümlere” ihtiyaç olduğunu sözlerine ekledi.
Açıklama, Tüm Emek Derneği Zonguldak Şubesi tarafından emeklilerin yaşadığı sorunlara dikkat çekmek ve çözüm çağrısında bulunmak amacıyla kamuoyuyla paylaşıldı.