Gazeteci Orhan Akyüz’ün haberine göre, Baltaş, sosyal medya hesabından şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye Cumhuriyeti için Zonguldak, taş kömürün bulunduğu tarih olarak kabul edilen 1829’dan bu güne kadar, (Osmanlı’nın son dönemleri ve Cumhuriyet’in ilk yüz yılı) tamamen yerli olan bir enerji kaynağını tamamen yerli olan iş gücüyle (mühendis ve işçi) üretmek ve enerjide bağımsız olmak amacıyla çıkılan yolun başlangıcıdır. Bu dönem, dünya üzerinde enerji ham maddesi olarak en çok kömürün kullanıldığı, petrol ve doğal gaz çağının başlamasına rağmen dünya genelinde yeterince yaygınlaşmadığı bir zaman dilimidir.
‘Türkiye’nin Ekonomik Müzesi…’
Osmanlının, petrol bölgesi olan topraklarından haberdar olmaması ve yıkılması, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyet’inin topraklarının petrol yönünden yeterince zengin olmaması ve elektrik üretecek barajların henüz kurulmaması, bilinen tek yerli enerji kaynağı olan kömürden azami derecede yararlanmasını zorunlu hale getirmişti. Hızla sanayileşmek ve kalkınmak isteyen ancak ekonomik kaynakları kıt olan ülke enerjide dışa bağımlı olmamak için var gücüyle yatırımlar yaparak ‘Türkiye’nin ekonomik mucizesi’ olarak değerlendirilen Zonguldak’ı kurmuştur. Tam bağımsız olma hedefiyle kurulan Türkiye Cumhuriyeti; ilk önce kömüre giden demiryolunu hayata geçirmiş, Ereğli ve Çatalağzı’nda limanlar yapmış, Zonguldak’ta Osmanlı döneminde yapılan limanı daha da büyüterek işlevini artırmıştır. Böylelikle, başlangıçta ısınma ve buhar gücüyle çalışan gemi ve trenlerde yakıt olarak kullanılan kömür, daha sonra Ankara ve İstanbul’a gönderilerek evlerde kullanılmak amacıyla hava gazına dönüştürülmüştür.
‘Türkiye’nin Gururlanacağı Yatırımlar…’
Çatalağzı’nda kurulan termik santralda elektrik enerjisine dönüştürülen ve bağlaşımlı (enterkonnekte) sistemle ülke sanayisinin hizmetine sunulan taş kömüründen ayrıca kok kömürü de elde edilerek bölgede kurulan Karabük ve Demir Çelik Fabrikaları ile Ereğli Demir Çelik Fabrikalarının enerji ihtiyacı karşılanmıştır. Böylece Zonguldak ve çevresine Cumhuriyet Türkiye’nin gururlanacağı yatırımlar yapılmıştır.
‘Çocuğunu Babasız Bırakmış, Ülkesini Kömürsüz Bırakmamıştır’
Ocaklarda çalışan insanlar yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin enerji ihtiyacını karşılamak için gaz ve kömür tozu patlamaları, boğulma, yangın, tozların neden olduğu hastalıklar, gürültü, göçük, su baskını vb. gibi tehlikelerle karşılaşarak ağır bedeller ödeyerek bu günlere gelinmiştir. Zonguldak’ta yaşayan ancak ocaklarda çalışmayan insanlar da ocaktan dışarı çıkarılan ve santrallardan kaynaklanan atıkların oluşturduğu çevre ve su kirliliği ile yüzeye yakın derinliklerde yapılan işletmecilikten kaynaklanan tasman etkisiyle madencilik çalışmalarından kaynaklanan olumsuzluklara maruz kalmıştır. Sonuçta, Zonguldak insanı Ekrem Murat Zaman’ın deyimi ile ‘Çocuğunu babasız bırakmış, ülkesini kömürsüz bırakmamıştır’.
‘Töreni…’
Aşağıda verilen ve Cumhuriyetin gururu olan resimlerden üstteki Çatalağzı’ndan yüklenen ilk kömür treninin uğurlanışını, alttakiler ise 19 Kasım 1936 günü Ankara İstasyonu’na ulaşan ilk kömür treni için yapılan karşılama törenini göstermektedir.”