Zonguldak Haberleri

Kendisini Hapse Attıran Darbeciye Hediye Yapmak Zorunda Kaldı

12 Eylül darbesinde haksız yere tutuklanarak 10 ay cezaevinde kalan Zonguldaklı emekli maden mühendisi Fikret Zaman, beraat edip görevine döndüğünde hayatının en ağır psikolojik sınavıyla karşı karşıya kaldı.

Abone Ol

Darbenin lideri Kenan Evren'e verilmek üzere baston, madenci heykeli ve fener hazırlaması istenen Zaman, yıllardır içinde taşıdığı acıyı ilk kez ayrıntılarıyla anlattı.

12 Eylül Darbesi Hayatını Altüst Etti

Türkiye'nin yakın tarihine kara bir leke olarak geçen 12 Eylül 1980 askeri darbesi, binlerce insanın yaşamını derinden etkiledi. Bu isimlerden biri de Türkiye Taşkömürü Kurumu'nda (TTK) görev yapan maden mühendisi Fikret Zaman oldu.
1981 yılında herhangi bir suçu bulunmamasına rağmen tutuklanan Zaman, Gölcük Cezaevi'nde 10 ay boyunca özgürlüğünden mahrum kaldı. Yargılama sonunda beraat etmesine rağmen yaşadığı mağduriyet bununla sınırlı kalmadı. Görevine hemen dönemeyen Zaman, yaklaşık 28 ay boyunca işinden uzak kaldı ve hem maddi hem de manevi açıdan büyük sıkıntılar yaşadı.

Göreve Döndüğünde En Acı Talimatla Karşılaştı

Aylar süren belirsizliğin ardından yeniden TTK'deki görevine başlayan Fikret Zaman, beklemediği bir talimatla karşı karşıya kaldı.
Dönemin kurum yöneticileri tarafından, darbenin lideri ve dönemin Cumhurbaşkanı Kenan Evren'e hediye edilmek üzere baston, madenci heykeli ve madenci feneri hazırlanması istendi. Tornada yaptığı ince işçilikle tanınan Zaman'a, bu hediyeleri hazırlama görevi verildi.
Kendisini hapse attıran yönetimin liderine kendi elleriyle hediye yapmak zorunda bırakılmasını hayatının en ağır psikolojik baskılarından biri olarak nitelendiren Zaman, yaşadığı duyguları yıllar sonra kamuoyuyla paylaştı.

"En Güzelini Sen Yaparsın" Diyerek Görevi Bana Verdiler

O günleri anlatan Fikret Zaman, görevin adeta kendisine dayatıldığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Büyük bir emirvakiydi. Tornada baston ve fener gibi işleri en iyi ben yaptığım için 'En güzelini sen yaparsın' diyerek bu görevi bana verdiler."
Zaman, yaşadığı olayın yalnızca bir görev olmadığını, yıllarca unutamadığı derin bir travmaya dönüştüğünü söyledi.

"Beni Zindana Attılar, Sonra Da Ellerimle Hediye Hazırlattılar"

Yaşadığı çelişkinin tarif edilemez olduğunu dile getiren Zaman, duygularını şu sözlerle ifade etti:
"Düşünebiliyor musunuz; haksız yere sizi tutukluyorlar. Eşinizden, çoluk çocuğunuzdan, çevrenizden ayırıp zindana tıkıyorlar. Sonra hiçbir şey olmamış gibi 'Pardon, yanlışlık yaptık' deyip serbest bırakıyorlar. Yetmiyor, o hatayı yapan adama bir de ellerimle hediye hazırlatıyorlar. Olacak şey mi? Bu kurumun başındakiler de o dönem birer emir kuluydu, yukarıdan gelen talimatı bana uygulattılar."
Emekli mühendis, yaşadığı bu olayın hayatı boyunca unutamayacağı en büyük acılardan biri olduğunu söyledi.

13 Yıldır Süren Adalet Arayışı
Fikret Zaman, darbe döneminde uğradığı mağduriyetin yalnızca cezaevi süreciyle sınırlı kalmadığını ifade etti.
Beraat etmesine rağmen görevinden uzak kaldığı 28 aylık döneme ait maaşının kendisine ödenmediğini belirten Zaman, aynı süreçte memur statüsündeki birçok kişinin haklarını alabildiğini, ancak kendisinin bu haktan yararlanamadığını dile getirdi.
Yaklaşık 13 yıldır hukuk mücadelesi verdiğini belirten Zaman, açtığı davanın Ankara'da devam ettiğini ifade ederek, adalet beklentisini şu sözlerle dile getirdi:
"13 yıldır adalet arıyorum. 28 aylık maaşımın ödenmesi için açtığım dava Ankara'da devam ediyor. Ülkedeki hukuk sistemine baktığınızda bu davanın ne zaman sonuçlanacağı tam bir şüphe konusu."

Darbenin İzleri Hâlâ Silinmedi
Aradan onlarca yıl geçmiş olmasına rağmen, Fikret Zaman'ın anlattıkları 12 Eylül darbesinin yalnızca cezaevleriyle değil, insanların çalışma hayatında ve psikolojisinde de derin yaralar açtığını bir kez daha gözler önüne serdi. Haksız yere özgürlüğünden edilen, ardından kendisini mağdur eden yönetimin liderine hediye hazırlamak zorunda bırakılan Zaman'ın yaşadığı dram, darbe döneminin unutulmayan acıları arasında yerini koruyor.