Aradan geçen uzun yıllara rağmen olayın üzerindeki sis perdesi aralanmazken, Yazıcıoğlu’nun yakın arkadaşı ve avukatı Kemal Yavuz’dan gündemi sarsacak açıklamalar geldi.
"İsmail Güneş Konuşunca Paniğe Kapıldılar"
Avukat Kemal Yavuz, enkazın bulunamaması ve kurtarma çalışmalarının akamete uğratılmasının arkasında FETÖ unsurlarının organize bir faaliyeti olduğunu öne sürdü. Yavuz, özellikle İHA muhabiri İsmail Güneş’in hayatta kaldığı o kritik saatlere dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"FETÖ ister kendi unsuru olsun ister olmasın, insanları o dönemde organize yaptı, İsmail Güneş konuşmaya başlayınca paniğe kapıldılar. Olay ortaya çıkacak, insanlar canlı bulacak, canlı ulaşılmasın, onların konuşması önlensin diye de arama kurtarma akamete uğratıldı. Arama kurtarma başka yerlere yönlendirildi. En muhtemel yer olan helikopterin enkazının bulunduğu yere arama kurtarmaya gidenler önlendi, engellendi."
Delillerin Yok Edildiği İddiası ve Ana Dosyada Son Durum
Soruşturmanın seyrine ilişkin bilgi veren Yavuz, helikopter kazasından sonra delillerin bilinçli bir şekilde karartıldığını ve yok edildiğini savundu. Arama kurtarma çalışmalarının sistemli bir şekilde yanlış yönlendirildiğini iddia eden Yavuz, hukuki süreçle ilgili umutlu konuştu. Ana dosyada sona yaklaşıldığını belirten Avukat Yavuz, şu an hazırlanmakta olan kapsamlı raporların tüm gerçeği ortaya çıkaracağını ifade etti.
"Katilleri Nerede? Milletin Vicdanı Rahatlatılmalı"
Muhsin Yazıcıoğlu’nun bir diğer yakın yol arkadaşı İbrahim İmalı ise adaletin gecikmesine tepki göstererek sorumluların bulunmasını istedi. İmalı, toplumun bu olayla ilgili bir hesaplaşma beklediğini vurgulayarak şunları söyledi:
"Muhsin bey milletinin gözü önünde şehit edildi. Katilleri nerede? Bulunmasını istiyoruz ve adaletin sağlanması ve milletin vicdanının rahatlatılmasını istiyoruz."
17 Yıllık Karanlık Süreç
25 Mart 2009'da yaşanan ve kamuoyunda hâlâ "kaza mı, suikast mı?" sorusunun yanıtı aranan olayla ilgili soruşturmalar devam ediyor. Yazıcıoğlu ailesi ve avukatları, enkazın üzerinde bulunan kritik cihazların sökülmesinden, yanlış ihbarlarla aramanın durdurulmasına kadar tüm şüpheli noktaların aydınlatılması için hukuk mücadelesini sürdürüyor.