Açıklamada, bölgede yaşananların yalnızca siyasi değil, aynı zamanda insani bir kriz olduğuna vurgu yapıldı.
Saadet Partisi yetkilileri, Gazze’de yaşananların “tarihin en vahşi ve alçak soykırımlarından biri” olduğunu ifade ederek, uluslararası kamuoyunun sessizliğini eleştirdi.
Zulme Karşı Sessizlik Eleştirildi
Yapılan açıklamada, yalnızca kınama mesajları yayımlamanın yeterli olmadığı belirtilerek, “Zulme karşı sadece üzüntü beyan etmek bu ateşi söndürmez” ifadeleri kullanıldı. Türkiye’nin, mazlumların yanında durması gerektiği vurgulanarak siyasi, ekonomik ve diplomatik tüm araçların devreye alınması çağrısı yapıldı.
Kudüs Ve Mescid-I Aksa Vurgusu
Açıklamada, Müslümanlar için kutsal kabul edilen Kudüs ve Mescid-i Aksa da gündeme getirildi. Mescid-i Aksa’nın mevcut durumunun sadece bölgesel bir mesele değil, tüm insanlığın ortak sorunu olduğu ifade edildi.
Yetkililer, “Kudüs özgürleşmeden dünya huzura kavuşamaz” değerlendirmesinde bulunarak, kutsal mekanların statüsüne yönelik ihlallerin kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
Bölgesel Gerilim Ve Saldırılar
Açıklamada ayrıca İran topraklarına yönelik saldırılar ve Lübnan’da sivillere yönelik bombardımanlara da dikkat çekildi. Bu gelişmelerin bölgeyi bir çatışma sarmalına sürüklediği belirtilerek, emperyalist güçlerin politikalarının bölgesel istikrarsızlığı artırdığı savunuldu.
Tarafsızlık Yerine Net Tavır Vurgusu
Saadet Partisi temsilcileri, açıklamalarında tarafsızlık kavramına karşı olduklarını belirterek, “Biz safı belli olanlarız; mazlumun yanındayız” mesajını verdi. Zulmün kimden gelirse gelsin karşısında durulması gerektiği ifade edildi.
Mücadele Devam Edecek Mesajı
Açıklamanın sonunda, Gazze’deki saldırılar sona erene, Mescid-i Aksa üzerindeki kısıtlamalar kaldırılana ve bölgedeki gerilimler son bulana kadar mücadelenin süreceği vurgulandı. Saadet Partisi teşkilatı, “Mazlumların gözyaşı, zalimlerin düzenini yıkacaktır” ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.