Zonguldak Haberleri

SEKA Çaycuma’nın her şeyiydi!

Abone Ol

Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı 9. Çaycumalılar Buluşuyor etkinlikleri içinde yaptığı açılış konuşmasında, “Hepimiz burada bulunan insanların çoğu SEKA ile büyüdü, SEKA ile beraber var olduk, SEKA bizim her şeyimiz oldu.” dedi.

Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı, 9. Çaycumalılar Buluşuyor etkinliklerinde bir açılış konuşması yaptı. “11 yıl önce başlattığımız etkinlikleri her yıl farklılıklar ve yeniliklerle sürdürüp canlılığını korumak ve geliştirmek için çaba sarf ediyoruz.” diyerek konuşmasına başlayan Başkan Kantarcı, “9.sunu düzenlediğimiz bu buluşmada SEKA Kâğıt Fabrikası ve günümüzde devamı olan OYKA’yı başlık olarak belirledik ve bu sayede temelinin atıldığı, açılışının yapıldığı gün gibi tarihi bir güne tanıklık ediyoruz. O yüzden hepinize tekrardan hoş geldiniz diyorum. Çaycuma küçük bir kasaba iken 1960 sonrasında kurulan Devlet Planlama Teşkilatı ile girilen planlı kalkınma sürecinin ilk ürünlerinden olan kâğıt fabrikasının yapılmasıyla gündeme gelen ve o yatırım ile hayat akışı değişen cennet bir memlekettir. O günleri bir ilkokul öğrencisi olarak yaşayan ben, babamın da Belediye Başkanı olması dolayısıyla hala taze olan anılara sahibim. Büyük bir çekişmeye sahne olmuştu, Devrek istiyordu, Filyos istiyordu, Bartın herkesten çok istiyordu. Samimiyetle söylemek gerekirse, Çaycumalılar, bugünden bile çok daha fazla kenetlenerek bu fabrikanın Çaycuma’ya kurulması için inanılmaz bir güç birliği yaptı. İşte su yeterliydi, yetersizdi; bu arazi uygundu, değildi falan diye bir sürü spekülasyon günler, hatta aylarca sürdü. Sergide de görmüşsünüzdür, SEKA, fabrikanın neden Çaycuma’ya yapılması gerektiği konusunda açıklamalar yapmak zorunda kaldı. Geçen gün Bartın’da Türkiye’nin 100 yaşını aşmış tek yerel gazetesi olan Bartın gazetesini yayımlayan Esen Aliş Bey’le görüşürken baktım hala o zamanki küskünlüklerini unutmamışlar. ‘Bunun Bartın’a yapılması lazımdı’ diyor. Yani sonuç itibariyle hepimiz burada bulunan insanların çoğu SEKA ile büyüdü, SEKA ile beraber var olduk, SEKA bizim her şeyimiz oldu.” dedi.

OYKA İLE AYNI ESKİ SEKA’DA OLDUĞU GİBİ KENTİN BÜTÜNLEŞMESİNİ GÖNÜLDEN ARZU EDİYORUM
Çaycuma tesislerinin özelleştirilen SEKA’nın sahip olduğu fabrikalardan halen selüloz üreten tek tesis olarak kalmasının önemine değinen Başkan Kantarcı sözlerini, “Biraz sitem de etmek gerekir, OYKA kâğıt fabrikamız Çaycuma için üretiyor, Türkiye için üretiyor, yüzlerce insanımızı iş veriyor ama şehirle çok ilgili mi dersek, yanıtım maalesef olumlu değil. Belki bu konuşmadan sonra onların ilgisine daha çok mahzar oluruz. Sayın Genel Müdürümüz geçirmiş olduğu bir rahatsızlık yüzünden aramızda değil ama burada OYKA’nın temsilcileri var; OYKA ile aynı eski SEKA’da olduğu gibi kentin bütünleşmesini gönülden arzu ediyorum. Bu toplantı öncesi ne konuşayım diye düşünürken zaman zaman misafirlerimize söylediğimiz sözleri böyle birleştirerek bugün böyle farklı bir noktaya geldim. Şimdi yanlış da anlaşılsın istemiyorum ama gelen misafirlerimizden de çok duyuyoruz; biz üstünde yaşadığımız için çok farkında değiliz Çaycuma bambaşka bir yerde. Çaycuma birçok güzelliğin bir arada olduğu yani gerçekten Tanrı’nın bir lütfu, Recep Bozdoğan hocamızın kitap tanıtımı sırasında dediği gibi ‘Doğa’nın cömert yüzü’ unvanını fazlasıyla hak eden bir yer.” diyerek sürdürdü.

BU CENNET COĞRAFYAMIZI KORUMAK ZORUNDAYIZ
İçinden iki il çıkaran Zonguldak’ın problemleri olduğunu söyleyen Başkan Kantarcı, “Bartın Karabük il oldu, Ereğli de il olmak için mücadele ediyor. Zonguldak son zamanlarda Ereğli tarafı, Merkez tarafı ve Vadi tarafı üçe bölünmüş durumda. Zonguldak siyaseti, ekonomi merkezden dışarı çıkmasın diye yıllarca içine kapandı, her şeyi içine çekmeye çalıştı. Artık bunun da olmadığı görülünce bu sefer de gözler özellikle Filyos Çayı’nın kanal içine alınmasıyla ortaya çıkan muazzam araziler nedeniyle Vadi bölgesine yöneldi. Konuyu uzatmak istemiyorum ama bu cennet coğrafyamızı korumak zorundayız. Evet, sanayiye de, gelişmeye de ihtiyacımız var ama milyonlarca yılda oluşmuş bu Filyos coğrafyasının da elimizden geldiğince korumamız lazım. İdari anlamda bir talebim olmadan söylüyorum, Çaycuma sahip olduğu özellikler ve donanımlarla bir başkent hürriyetinde.” diyerek konuşmasını sürdürdü.

ÇAYCUMA EMEĞİN VE SANAYİNİN BAŞKENTİ
Çaycuma’nın TTK, OYKA, YURTBAY Seramik sayesinde emeğin ve sanayinin başkenti olduğunu söyleyen Kantarcı, konuşmasında, “Açık alan ve seralarda binlerce kadınımızın yetiştirdiği meyve, sebzelerle yeni kurulan sera OSB’de ki modern tarımla tarımsal üretimin başkenti. Taşkömürü ve Karadeniz doğalgazı ile enerjinin; uluslararası havalimanı, dev deniz limanı, Zonguldak - Ankara demiryolu, Batı Karadeniz karayolu ile ulaşımın başkenti. Yeşil alanları, tarım alanları, sulak alanları ve ormanları sayesinde doğal yaşama saygının başkenti. Tenisten voleybola, oryantringden güreşe sporun başkenti. Sayın Kaymakamımız sayesinde spor konusunda da büyük atılımlar yaptık. Ama tabi Sayın Milletvekilimiz de Çaycuma’nın her konusunun en yakından takipçisi hepimizin arkasında duruyor. Merkezi idarenin de destekleriyle çok güzel spor organizasyonları yapıyoruz. Sahip olduğumuz Atatürk Spor Merkezi, Ada Spor Merkezi, yıl boyu hizmet veren yarı olimpik yüzme havuzu, fitness salonları, sporcu sağlık merkezleri, spa gibi hizmetler birçok büyük şehirde bile yok.” şeklindeki ifadeler yer verdi.

KENTTE GÜZEL BİR SİLUET DE OLUŞTURAN ÖZGÜN MİMARİYE SAHİP CAMİLERİYLE İBADETİN BAŞKENTİ
Kantarcı sözlerini, “Çaycuma yüzme, bale, jimnastik gibi alanlarda anaokulundan üniversiteye kadar her yaştan çocuğun yararlandığı okul dışı eğitimlerle temel eğitim başkenti. Üniversitemiz var burada, Filyos antik kenti, muhteşem kömür jeoparkı, Çayır Mağarası, antik suyolları ve Kadıoğlu mozaikleri ile tarihin ve turizmin başkenti. Kültür merkezinde ve belediye salonlarının sunduğu il merkezinde bile olmayan olanaklarla yıl boyu yapılan etkinliklerle sanatın; farklı türde onlarca kafe, değişik tür de sayısız restoran, lokanta, sosyal tesisler, geniş yaya yolları ve kilometrelerce bisiklet yolları ile Çaycuma, yeme içmenin ve aynı zamanda gezmenim başkenti. Çaycuma günde 40-50 bin arası ziyaretçi alıyor. 17 bin araç köprülerimizden geçiyor. Kentte güzel siluet de oluşturan özgün mimariye sahip camileriyle ibadetin başkenti. Trafik sorunu olmayan, havası temiz, gürültüsüz ortamı ile sakin yaşamın başkenti.” diyerek sürdü.

TÜM BUNLARI SAĞLAYAN 1965 YILINDA TEMELİ ATILAN SEKA KAĞIT FABRİKASI’DIR
Başkan Kantarcı sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Filyos Çayı üzerinde geceleri ışıl ışıl parlayan gerdanlık gibi köprülerin, özgün heykellerle bezenmiş akıllı kavşaklarla meydanların, yatay mimariye sahip iklim dostu konutların, modern kamu yönetim alanları, otoparkları, zengin park ve yeşil alanları ile modern kent örneğinin başkenti. Ve SEKA sosyal tesisleri ile Serkan Keçeli Kültür Merkezi gibi hafıza mekanlarıyla korumacılık kültürünün, kısacası mutluluğun başkenti Çaycuma’dayız. Hoş geldiniz demek istiyorum bu başkente. Son olarak şunu söylemek istiyorum: Tüm bunları sağlayan 1965 yılında temeli atılan SEKA Kağıt Fabrikası’dır. Bu fabrika olmasaydı bunların hiçbiri olmayacaktı. Konuşmamı sonlandırırken bugün aramızda olan bütün dostlarımıza saygı ve hürmetlerimi sunuyorum. Geçmiş zamandan bugüne kadar Çaycuma için emek veren, burada görev yapan, SEKA’da çalışıp da sağ olanlara sağlık ve esenlik, yaşamını kaybedenlere de Allah’tan rahmet diliyorum. Hepinize saygılarımı ve sevgilerimi sunuyorum.”