Zonguldak Haberleri

Zonguldak Dağların Üzerinde Yükseliyor! Uzmandan Hayati Uyarılar!

Jeoloji Mühendisleri Odası Zonguldak İli Temsilcisi Jeoloji Yüksek Mühendisi Ali Baltaş, Zonguldak’ın da kurulu olduğu dağlık alanların yaşam açısından önemine değinerek dikkat çekici analizlerde bulundu.

Abone Ol

Jeoloji Mühendisleri Odası Zonguldak İli Temsilcisi Jeoloji Yüksek Mühendisi Ali Baltaş, Zonguldak’ın da kurulu olduğu dağlık alanların yaşam açısından önemine değinerek dikkat çekici analizlerde bulundu.

“Ülkemizin Büyük Kısmı Dağlıktır”

Gazeteci Orhan Akyüz’ün haberine göre, Baltaş, Facebook platformundan yaptığı “Zonguldak İlinin de Kurulu Olduğu Dağlık Alanların Yaşam Açısından Önemi” başlıklı paylaşımında, şu ifadeleri kullandı:
“Coğrafyasının yaklaşık 2/3’ü dağ ve dağlık alanlardan oluştuğundan, kurulduğu alan itibariyle ülkemizin büyük bir kısmı dağlıktır. Dünyanın jeolojik yapısı ve tektonik evrimin bir sonucu oluşan dağlar, kıta çarpışmaları, volkanizma, sıkışma, kıvrımlanma gibi yer kürenin dinamik etkilerin sonucu oluşmuşlardır. Her dağ özgün jeolojik özelliklere sahiptir ve birbirinden farklı özellikler taşımaktadır.

‘Zonguldak İli Ve Çevresindeki Yerleşim Merkezleri…’

Zonguldak ili ve çevresindeki yerleşim merkezleri de Alp-Himalaya dağ kuşağının ülkemizin kuzeyinden geçen ve Karadeniz boyunca doğu-batı doğrultulu olarak uzanan (Pontit) dağ kuşağı bulunduğu alanda ve genellikle ulaşımın nispeten daha kolay olduğu akarsu kenarlarındaki vadilerde kurulmuştur.

‘Zonguldak’ın Yüzde 56’sı Dağlarla…’

Bu nedenle ilimiz Karadeniz sahillerinde kurulan diğer yerleşim yerleri gibi çok engebeli bir arazi yapısına sahiptir.
Zonguldak’ın ilinin yüzde 56’sı dağlarla, yüzde 31’i platolarla ve yüzde 13’ü ovalarla kaplıdır. Bölgenin topografyası genel olarak, bu kıyı şeridinden başlamak üzere kuzeyden güneye doğru basamaklar şeklinde yükselir.

‘Dağlar Bir ülkenin Yaşamsal Önemdeki Jeomorfolojik Yapılardır’

Dağlar, bir ülkenin coğrafik yapısının bir özelliği olmasının yanı sıra aynı zamanda gündelik hayatın birçok alanına dokunan yaşamsal önemdeki jeomorfolojik yapılardır. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli su kaynakları dağlardan beslenmektedir. Yanı sıra dağlar; tarım ve hayvancılığın yazı sıra bazı yenilenebilir enerjilerin kaynak alanlarıdır. Dağlar aynı zamanda gezegenimiz ekosisteminin devamlılığını sağlayan sayısız ‘biyo ve jeo çeşitliliğe’ ev sahipliği de yapmaktadırlar.

‘Dünyada Yaşayan Canlılar İçin Dağlar Genellikle Dünyanın Su Kuleleri Olarak Adlandırılırlar’

Dünyada yaşayan canlılar için dağlar genellikle dünyanın su kuleleri olarak adlandırılırlar. Dünya`daki tatlı suyun yaklaşık yüzde 70`i kar veya buz halinde bulunur ve buzullardan gelen akıntı içme suyu, tarım, biyolojik çeşitlilik, sanayi ve hidroelektrik enerji için hayati önem taşır. Dünya genelinde iki milyardan fazla insan, gıda güvenliği, geçim kaynakları ve kültürel ihtiyaçlar da dahil olmak üzere tatlı su ihtiyacını gidermek için buzullara ve kar erimesine bağımlıdır.

‘Dağlar Hepimizin Hayatına Dokunan Jeolojik Yapılardır, Korunması Gerekmektedir’

Bu önemine karşın dağ ekosistemleri hızla değişmekte, çevresel bozulmaya uğramaktadır. Öte yandan hızlı nüfus artışı, kentleşme, sanayileşme ve tarım alanlarının genişlemesi gibi baskılar altında kalan dağlık alanlarda insan faaliyetlerinin artması doğal dengeyi bozmakta ve yaşadığımız Karadeniz bölgesinde sıklıkla görüldüğü gibi; çığ, heyelan ve sel tehlikesinin artırmaktadır. Yanı sıra; eriyen buzullar, iklim krizinin açık bir göstergesi olmanın yanı sıra buzul gölü taşkınları, dağlardaki orman alanlarının azalması, deniz suyu seviyesi yükselmesi vb. etkilerle tarımı, temiz enerjiyi, su güvenliğini ve doğrudan milyarlarca insanların hayatını ve yerleşim yerlerini tehdit eden çevresel krizlere ve afetlere açık hale getirmektedir.
Dağlar sadece doğaseverlerin değil hepimizin hayatına dokunan jeolojik yapılardır. Bu nedenle de korunması gerekmektedir.”